 |
Oyuncular
Hugh Jackman (Tom Verde)
,
Rachel Weisz (Izzi)
,
Mark Margolis (Rahip Avila)
,
Jamie Isaac Conde (Denevi Vicks)
,
Sean Patrick Thomas
,
Ellen Burstyn (Lilian)
,
Alexander Bisping (Del Toro)
,
Cliff Curtis
,
Sean Gullette
,
Donna Murphy
,
Ethan Suplee
|
|
16., 21., ve 26. yüzyılda geçen hikaye, ölümsüzlüğü ve buna bağlı olarak da aşkı arayışın hikayesi. 1500'lerde yaşayan İspanyol keşif Tomas, bütün hayatını etkileyecek önemli bir misyonla görevlendirilmiştir. Kraliçe'nin, ölümsüzlüğün kaynağı olduğuna inandığı ağacı bulacak ve bu sayede, yüzyıllardır insanoğlunun peşinden koştuğu sonsuz yaşam amacına ulaşılmış olacaktır. Bu uğurda yola çıkan Tomas için yüzyıllarca sürecek bir yolculuk başlayacaktır.
2000'lere gelindiğinde aynı Tomas'ı, sevdiği kadının iyileşmesi için amansız bir hastalığa karşı mücedele ederken görürüz; 2500'lerdeyse uzayda bir balonun içinde tek başına bir boşlukta yaşamaktadır.
İnsanoğlunun varoluşundan beri ölümle olan mücadelesi tüm hızıyla devam ediyor ve Pi, Requiem for a Dream gibi filmleri ile bizi sinemasına hayran bırakmış yönetmen Daren Aronofsky, şimdi de kamerasını, bu tükenmeyen mücadeleye çeviriyor.
|
|
|
|
 |
|
|
Kaynak üzerine SineKritik'ler:
|
|
 |
|
Kaynak SineMasal'ları:
|
|
 |
|
|
Kaynak Haberleri:
|
|
| Bu sayfada yer alan tüm metinler ve diğer içerik özgündür ve MYNET A.Ş.’ye aittir. Kısmen de olsa hiçbir şekilde basılı veya herhangi diğer bir elektronik ortamda (CD, Internet, vs) izinsiz kullanılamaz. -
Kısıtlamalar için tıklayın. |
|
|
 |
 
|
|
|
|
legendboy
(13 Ocak 2010 Çarşamba,
01:23)
|
Herkesin bi zevki vardır, bi film eleştrilirde bukadarda abartılmazki arkadaş. Yönetmenin daha önceki filmlerini izledilermi bu arkadaşlar bilmem ama sanırım izledilersede bu yönetmenin hayat felsefesini kavrayamamışlar. Filmden zaten sanatsal olarak bahseden yok, bi konu var ortada ve konunun işlenişi burda yorumlanan. Bu filmi oturup sakin kafa ile izliceksin, çekirdek çitlenip kola içilecek film değil. Romantik yada duygusal filmlerden bu zaman kadar hiç haz almadım, taki Th Fountaine kadar.. Filmde gerçek aşk uğruna neler yapılabileceği, gerçek ve ölümsüz aşkın nekadar kıymetli olduğunu ve en önemliside gerçek ve ölümsüz bi aşkın ancak ama ancak ölmekten geçtiğinin anlatıldığını belirteyim. İnsanı derinlere, taaaa en derinlere indiripde psikolojik bi baskı yapan, günlerce düşünmeni sağlayan ender filmlerden. Zaten filmin müziklerine laf etmek ayrı bi terbiyesizlik olur. Filmin finali biraz uzun ama final kısmında Clint Mansell in bi requiem for a dream den daha güzel olan bu ST si ile anlatılmaz bir tat veriyor.
|
|
|
[Bu mesaj kurallara uyuyor mu?]
|
|
|
 |
 |
|
|
 |
 |
|
 |
|