Eğlenceli bir tatil için ıssız bir adaya giden bir grup gencin tek isteği, keyifli ve macera dolu bir haftasonu geçirmektir. Fakat adaya varışlarından kısa bir süre sonra garip olaylar başgöstermeye başlar.
Sara'nın bir köpek tarafından saldırıya uğraması ile birlikte ada ile ilgili farketmedikleri gerçekleri öğrenmeye başlayan gençler, kendilerini hiç de hoş karşılamayacak olan ada yerlileri ile korku ve gerilim dolu bir tanışma gerçekleştireceklerdir. Bu tanışma sonunda kimin sağ kalıp kalmayacağı ise hiçbirinin cevabını bilmediği bir sorudur.
Nicholas Mastandrea'nın ilk yönetmenlik deneyimi olan The Breed'in yapımcı koltuğunda Wes Craven oturuyor.
Bu sayfada yer alan tüm metinler ve diğer içerik özgündür ve MYNET A.Ş.’ye aittir. Kısmen de olsa hiçbir şekilde basılı veya herhangi diğer bir elektronik ortamda (CD, Internet, vs) izinsiz kullanılamaz. -
Kısıtlamalar için tıklayın.
Bu filmi izleyipte beğenmeyen insanların çok sınırlı olduklarını düşünüyorum.Gerçekten izlemeye değer bir film.En güzel filmler genç insanların bir yere gidip orada başlarına korkunç bir şey gelen tarzdaki filmlerdir bana göre.Eleştiri yapmak için eleştiri yapmaya gerek yok diye düşünüyorum.Filmin güzelliği ortada.Kötü film görmemişsiniz.Süper ajan k9u izleyinde görün kötü filmi.Hayatımdaki en berbat film oydu.Ama bu the breed süper..