 |
 |
| Günden Kalanlar
- Remains of The Day
|
 |
 |
|
|
 |
James Stevenson (Anthony Hopkins), İkinci Dünya Savaşı öncesinin çalkantılı İngiltere'sindeki, Darlington Malikânesi'nin baş uşağıdır ve kurallara olan aşırı bağlılığıyla ün salmıştır. Yanında çalışan işçilere karşı çelik disiplini uygulayan bu adam hayatını Lord'unun hizmetine adamıştır.
Sürüp gitmekte olan bu durum, aşçıbaşı Miss Kenton (Emma Thompson)'ın malikâneye gelmesiyle çatlamaya başlar. Kenton, merhametli, ince ruhlu bir kadındır. Gözü hizmetten başka bir şey görmeyen (Patronunun nazilerle işbirliği yapması dahil) Stevens, Bayan Kenton'a karşı sıcak duygular hissetese de bunu açığa vuramaycak kadar gururludur.
|
|
|
|
| Bu sayfada yer alan tüm metinler ve diğer içerik özgündür ve MYNET A.Ş.’ye aittir. Kısmen de olsa hiçbir şekilde basılı veya herhangi diğer bir elektronik ortamda (CD, Internet, vs) izinsiz kullanılamaz. -
Kısıtlamalar için tıklayın. |
|
|
 |
  
|
|
|
|
merdo1903
(14 Ağustos 2007 Salı,
12:19)
|
oyunculuklara soylıyecek hıcbı sozum yok. ama senaryo cok yavan olmus, hep bısey olsada dıye beklıyosun ama yok yok yok. cok üstünkörü gecılmıs olaylar. gercı pekte bı olay yok. yanı anthony hopkıns olmasa cok pişman olurdum bu fılmı ızledıgıme
|
|
|
[Bu mesaj kurallara uyuyor mu?]
|
|
|
|
|
citizenkane
(19 Nisan 2006 Çarşamba,
21:45)
|
yıllar önce gecenin bi yarısında eve geldiğimde acıkmış ve kendime bişiler hazırlarken tam bu filmin olduğu kanalda tesadüfen durdum ve nitekim anthony hopkins'in oynadığı bir film olduğundan biraz bakayım sonra yatarım dedim...dememle çarpılmam bir oldu bu filme...bu denli güzel bir dönem filmi olabilir mi diye sorduğumda kendimi yanıtını bulamamıştım ki hala bulamamaktayım...oyunculuğa , yönetmenliğe , senaristliğe , sinematografiye v.s. yani sinemanın hangi alanına ilginiz olursa olsun bu film onun yanıtını size verecektir...filmi kusur aramak amacıyla izleseniz dahi sonunda bıkıp bu filmin büyüsüne kapılmaktan kesinlikle kendinizi alamayacaksınız...o kadar emin konuşuyorum çünkü o kadar mükemmel bir film ki hiç bir olumsuz yaklaşıma fırsat vermiyor ve bu film nedense bir türlü hakettiği yere gelemedi...başyapıt seyretmek isteyenler de gerçekçi bir aşk hikayesi izlemek isteyenler de bu filmi kaçırmasın...izlediğiniz anda daha önce çok şey kaçırmış olduğunuzu kabulleneceksiniz...
|
|
|
[Bu mesaj kurallara uyuyor mu?]
|
|
|
|
|
green_ice
(1 Temmuz 2005 Cuma,
22:17)
|
filmi Anthony Hopkins var diye izlemiştim ve beklediğimin de üstünde bir filmle karşılaştım. bu nasıl bir oyunculukutur, bu nasıl güzel bir filmdir. kanımca anthony hopkins'in performansını en iyi sergilediği filmerden biridir. şiddetle öneriyorum..
|
|
|
[Bu mesaj kurallara uyuyor mu?]
|
|
|
|
|
walkabout
(14 Ağustos 2003 Perşembe,
18:30)
|
hem iki dünya savaşı arasındaki politik süreci hem de -bana sorarsanız- anlatılmış en güzel aşk hikayelerinden birini yürek paralayıcı bir şekilde, başarıyla işleyen; Anthony Hopkins'in kariyerinin "en iyi" performansını verdiği; her seferinde gözü yaşlı izlediğim; James Ivory'nin en iyi filmi. Emma Thompson'ın, şarap almak için mahzene inen Hopkins'e koridorda rastladığı ve aldığı evlenme teklifini söylediği sahne gerçekten sinema tarihinin en güçlü sahnelerinden bence. "Gitme, kal" demesini bekleyen kadına soğuk bir şekilde yanıt veren, istifini hiç bozmayan Hopkins, görevini yerine getirmek üzere mahzene iner. Bir şişe şarap seçer. İfadesi hiç değişmeden mahzenden geri çıktığı sırada, merdivenlerde bir anlık tökezleme sonucu şişeyi düşürüp kırar. Sinemada aşk, acı ve kendini bırakamama, bu denli can yakıcı şekilde resmedilmemiştir bence ve sinema oyunculuğu için de bir doruk noktasıdır bence işte tam o an...
|
|
|
[Bu mesaj kurallara uyuyor mu?]
|
|
|
 |
 |
|
|
 |
 |
|
 |
|