 |
Sam Baily, bir müzede güvenlik görevlisi olarak çalışmaktadır. Bütçe kısıtlamasına giden müze yöneticisi, ilk olarak Sam'in işine son verir. Sam, işine geri dönmek için her yolu denemeye hazırdır, müzenin içindeki insanları rehin almak dahil.
Bu sırada, çok başarılı bir muhabir olmasına rağmen New York'tan sürülmüş olan Max Brackett da müzededir ve bu adamın hikayesini ele almaya karar verir. Haber kısa zamanda tüm ulusun konuştuğu bir niteliğe bürünür. Fakat haber, yanlızca hikayenin kendisidir. Sam'in neden böyle bir işe kalkıştığı ve altında yatan nedenler hiç dikkate alınmamaktadır.
Politik sinema tarihine Altın Palmiye Ödüllü Kayıp ve Amen gibi çok önemli çalışmaları ekleyen Costa Gavras, bu çalışmasında da, medya gücünün yanlış kullanıldığında insanlar üzerindeki olumsuz etkilerini hedef alıyor.
|
|
|
|
| Bu sayfada yer alan tüm metinler ve diğer içerik özgündür ve MYNET A.Ş.’ye aittir. Kısmen de olsa hiçbir şekilde basılı veya herhangi diğer bir elektronik ortamda (CD, Internet, vs) izinsiz kullanılamaz. -
Kısıtlamalar için tıklayın. |
|
|
 |
    
|
|
|
|
ce_sum
(26 Ekim 2007 Cuma,
17:40)
|
sinema filmlerinin tek amacı eğlenirmek olsaydı elbette "mad city" sıkıcı olarak değerlendirilebilirdi fakat bu filmin amacı kesinlikle bu değil. film bence harikaydı. medyaya yaklaşımı çok hoşuma gitti ve tv dünyasının toz pembe olmadığını da başarılı bir biçimde anlatılıyordu. max'in son repliğini duyduğumda kesinlikle o dünyada düzgün insanlara yer olmadığına ikna oldum. "u don't understand, we kill him." filmdeki iyi karakterler bile adeta deforme oluyor ve o yozlaşmış toplulukta yutuluyor. gerçekten etkileyiciydi.
|
|
|
[Bu mesaj kurallara uyuyor mu?]
|
|
|
|
|
diawara
(23 Mayıs 2007 Çarşamba,
04:10)
|
tek kelime ile mükemmel bir film.özellikle filmin son anları.john travolta ve dustin hoffman süper oynamışlar.bence bu puanı hakketmiyo...kesinlikle izlenmeli.
|
|
|
[Bu mesaj kurallara uyuyor mu?]
|
|
|
|
|
dReAm_BoYy
(25 Mart 2007 Pazar,
18:56)
|
ben bu filmi sinema dersinde izlemiştim yani tamamen hocamızın zevkiydi. çok hoş bir film olmuş. John Travolta ya salak rolü, başka kimseye yakışmadığı kadar çok yakışıyor. AYrıca çok da güldüm, ama sonu beni şok etti.... çok dramatik ve olağanüstü bir son (( Araştırmacı TV muhabiri Max Brackett'ın (Dustin Hoffman) işleri istediği gibi gitmemekte, Madeline, California ile ilgili rutin raporlarla uğraşmakta. Max ve istekli satajeri Laurie, yerel Doğal Sanatlar Müzesi ile ilgili bir haber üzerinde çalışırlarken daha büyük bir hikaye patlak veriyor. Müzenin yöneticisi Bayan Banks, müzenin eski güvenlik görevlisi Sam Baily (John Travolta) ile Sam'in bütçe kısıtlamaları dolayısıyla işten çıkarılması hakkında konuşmayı reddediyor. Önemli bir haberle karşı karşıya olduğunu anlayan Max, patronuna haber vererek olayın peşine düşüyor. Sam, müzeyi ziyaret eden bir grup küçük çocuğu rehin alıyor. Sam'in dış dünyayla bağlantısı sadece Max, ve tabi o da durumu kendi amacına göre yönlendiriyor, Sam'e kameraya ne söylemesi gerektiğini anlatıyor. Birkaç saat içinde olay tüm ülkeye yayılıyor ve müzenin etrafında seyyar satıcılar bile toplanıyor. Artık herkesin gözü kulağı bu olayda...
|
|
|
[Bu mesaj kurallara uyuyor mu?]
|
|
|
 |
 |
|
|
 |
 |
|
 |
|