 |
 |
| Kızıl Ekim
- The Hunt for Red October
|
 |
 |
|
|
 |
Rus Kaptan Marko Ramius (Sean Connery), Amerika'ya iltica etmeye karar verir ve gemideki KGB subayını öldürerek Amerika'ya yönelir.
Onu durdurmak isteyen Ruslar, Amerika'ya kaptanın kontrolden çıktığını ve füzelerini ateşlemeyi planladığını söylerler. Bunun üzerine CIA ajanı Jack Ryan (Alec Baldwin), geminin kontrolünü ele geçirmek ve kaptana eşlik etmek için denizaltıya biner.
|
|
|
|
| Bu sayfada yer alan tüm metinler ve diğer içerik özgündür ve MYNET A.Ş.’ye aittir. Kısmen de olsa hiçbir şekilde basılı veya herhangi diğer bir elektronik ortamda (CD, Internet, vs) izinsiz kullanılamaz. -
Kısıtlamalar için tıklayın. |
|
|
 |
  
|
|
|
|
HAARP
(5 Ekim 2008 Pazar,
13:00)
|
Das boot sonrası izlendiği zaman pek de zevk alınamayacak bir denizaltı filmi tıpkı crimson tide gibi. Çünkü bu 2 film de soğuk savaş atmosferinde ve kocaman, pek de klostrofobik atmosfere sahip olmayan dev nükleer denizaltılarda geçiyor. Biraz da tek yanlı sübjektif bir bakış açısı var tabii ki. Ancak yine sean connery nin oyununa hayran oldum. Gözüktüğü her sahnede filmi alıp götürüyor...
|
|
|
[Bu mesaj kurallara uyuyor mu?]
|
|
|
|
|
hilkat-a
(30 Kasım 2007 Cuma,
03:17)
|
bu filmi zevkle izleyen kişi cidden filmden anlamiyordur.klasik bi hollywood flmi zekii zenciler,herbiri cengaver cowboy amerkianlar,vatanini satn ruslar(bu admalar oyleki taş ruslar dururken şişman amerikan kadinini arzuluyorlar:)acaba dah ne kadar ruslari aptal amerikanlari iyi gosterebilirim demişler.bolye filmlere amerikan ordusunun maddi destek sagladiginida belirtmek isterim.iğrenç bir film
|
|
|
[Bu mesaj kurallara uyuyor mu?]
|
|
|
|
|
tarhanşimşek
(11 Ağustos 2007 Cumartesi,
16:32)
|
Güzel film. Araştırırsanız film gerçek bir olaydan (tam manası ile olmasa da) alınmış. Bu tip filmleri seviyorum. hele de Sean Conery gibi bu filmi tamamen sırtlamış durumda iken izlememek ve keyif almamak olmaz.
|
|
|
[Bu mesaj kurallara uyuyor mu?]
|
|
|
|
|
sinema delisi11
(25 Mart 2007 Pazar,
15:45)
|
bnm en cok sewdiğim filmdir her dakka izlemeye hazırım hiç sıkılmadan izliyom hala bence izlenmesi gereken bi film souk sawası cok ii anlatmıs insanların 2 yüzlülünü
|
|
|
[Bu mesaj kurallara uyuyor mu?]
|
|
|
|
|
dReAm_BoYy
(14 Mart 2007 Çarşamba,
17:23)
|
Çekilmesinden bu yana 15 yıl geçmesine rağmen hala büyük keyifle seyredilebilecek bir film. Soğuk savaşın son günlerinde belki de çekilmiş en güzel soğuk savaş politik ve askeri gerilim filmlerinden biri. 1991 yılında 4 dalda Oscar'a aday gösterilmişti ve En İyi Efekt ile En İyi Ses Efekti dalında Oscar almıştı. Bence Sean Connery ve Alec Baldwin'in de oyunculuğu oldukça kayda değerdi. British Academy Film Awards da benim gibi düşünmüş olacak ki aynı yıl Sean Connery'e en bafta En İyi Erkek Oyuncu ödülünü verdiler. Herkese tavsiye ederim. Görülmeye değer bir film. 1984'de Rusya'nın en son teknolojiyle donatılmış nükleer denizaltısı Kızıl Ekim'in kaptanı Marko Ramius'un (Sean Connery) bir planı var: Bir test görevi için denize açılan Kızıl Ekim'i kaçırıp Amerika'ya götürmek ve irtica etmek. Böylece gemide beklenmedik bir hamle yapan Ramius, personeldeki kendi yandaşlarıyla birlikte rotayı değiştiriyor. Bu arada Amerika tarafında deniz kuvvetleri, olası bir Rusya saldırısı karşısında alarma geçiyor. Ramius'un irtica etmek istediğini ise sadece CIA'de araştırmacı olan Jack Ryan (Alec Baldwin) anlıyor.
|
|
|
[Bu mesaj kurallara uyuyor mu?]
|
|
|
 |
 |
|
|
 |
 |
|
 |
|