 |
30'ların Amerika'sında Rock dağlarında bir kasabadayız. Peşindeki gangsterlerden kaçan güzeller güzeli Grace, bir kasabaya sığınmak zorunda kalır. Kadına acıyan kasaba halkı, başlangıçta iyi niyetlerle kadına sahip çıkar ve arasına alır.
Fakat kadının konumunun kendileri açısından da bir tehlike arz etmesiyle, aralarındaki ilişki farklı boyutlar kazanmaya başlayacaktır. Grace, kasabalının öteki yüzünü görmeye başlar ve çaresizliği bir kurban konumu almasına neden olur.
Her filmi olağanüstü bir heyecan yaratan, günümüz sinemasının dahi isimlerinden Lars Von Trier, bir kez daha kamerasını Amerika'ya çevirerek yeni bir üçlemeye başladı. Her filmde sınırları zorlayan deneysel bir üslupla karşımıza çıkan yönetmen, bir kez daha her anlamda sarsıcı bir yapıma imza attı.
|
|
|
|
 |
|
|
Dogville ile İlişkili Filmler:
|
|
 |
|
|
Dogville üzerine SineKritik'ler:
|
|
 |
|
Dogville SineMasal'ları:
|
|
 |
|
|
Dogville Haberleri:
|
|
| Bu sayfada yer alan tüm metinler ve diğer içerik özgündür ve MYNET A.Ş.’ye aittir. Kısmen de olsa hiçbir şekilde basılı veya herhangi diğer bir elektronik ortamda (CD, Internet, vs) izinsiz kullanılamaz. -
Kısıtlamalar için tıklayın. |
|
|
 |
   
|
|
|
|
panturkk
(7 Ekim 2008 Salı,
03:35)
|
eğer finalini böyle bitirmeseydi benim için trier efsanesi belki sona ererdi.. çünkü duygularımızla oynanamsını o kadar iyi biliyorki bizi öyle bir kışkırtıyorki nefret etmek için ve ona aşık olmak için sayısız mzaret veriyor bize von trier.. hala sevgim bu büyük yönetmenle bende film çekmek istesem bunları yapmak isterdim ve o yaptı diye kıskanmıyorum.. kusura bakmayın filmin hemen ardından bu yorumları yazıyorum ben anlamıyorum bir kaç saat içinde insanı depresif yapıcak kadar bir duygudan diğerine sokmayı nasıl başarıyor ustalıkla nicole kidman olmasaydı gerçekten bu film çok eksik kalırdı o güzelliğiyle filmin anlatmak istedi anlamları öyle bir derinliğe kavuşturuyorki sadece hayranlıkla ve film içinde daha bir çok duyguyla onu izliosunuz izleyin lars von tirer i yalnız son sahne bitmeden alkışlamaya veya yuhalamaya kalkmayın...10/10
|
|
|
[Bu mesaj kurallara uyuyor mu?]
|
|
|
|
|
sandokahn
(22 Ağustos 2008 Cuma,
11:51)
|
bir de, "başlarda biraz sıkıcı" demeseniz artık. lütfen. kullanmayın şu kelimeyi. ne demek sıkıcı? aksiyon ya da macera filmi mi yorumluyorsunuz? kovalamaca yahut kaçış filmi mi bu? Nicolas Cagei izliyorsanız, Van Damme yahut Stalloneyi izliyorsanız sıkılmaktan şikayet edebilirsiniz. ama böylesi özgün çalışmalar ve başyapıtlar için kullanmayalım bu anlamsız ifadeyi. lütfen!
|
|
|
[Bu mesaj kurallara uyuyor mu?]
|
|
|
|
|
defne815
(4 Haziran 2008 Çarşamba,
12:19)
|
başlarda sıkıcı olduğunu kabul etmek gerek ama "sabrın sonu selamet" sözü boşa söylenmemiş!bence fikir çok orjinal.özellikle "dog" yazan yerde köpeği göremediğimde ne olduğunu anlamak için filmi başa almak zorunda kalmıştım ama anladıktan sonra büyük bi kahkaha attım.izleyip de zvk alamayanlar olabilir tabii.zaten herkesin zevk alabileceği ve de anlayabileceği bir film değil.anlayana ve de sanatsal yönden yaklaşabilene.....!!!
|
|
|
[Bu mesaj kurallara uyuyor mu?]
|
|
|
|
|
miss.caprice
(13 Nisan 2008 Pazar,
04:45)
|
"İzlenmesi gereken filmlerden.." Evet, biraz ağır, yorucu, fazlasıyla sabır gerektiriyor, doğru.. Fakat film bittiğinde hissettikleriniz, düşünceleriniz, yorumunuz eminim "iyi ki izlemişim" olacak..
|
|
|
[Bu mesaj kurallara uyuyor mu?]
|
|
|
|
|
nezihe08
(30 Mart 2008 Pazar,
11:41)
|
bu film bir başyapıttır.Hatta sadece izlenmekle kalmayıp, okunması gereken bir şaheserdir.Trier'in kamerası, Tanrı'dan korkan fakat kendi eylemlerinin ahlakiliği konusunda herhangi bir sorumluluk almayan iki yüzlü dindarlığın, doğanın dışkıları olup da iktidarı ele geçirerek vahşileşen nasibi kıtların(bu Nietzsche'nin ifadesi), özelde de Amerikan faşizminin tepesinde Demokles'in kılıcı gibi sallanıyor bu filmde.İyi-kötü,güç ve merhamet kavramları Trier'in elinde iktidar sahibi zayıflara karşı bir silaha dönüşür.Bu film bir intikam öyküsü değil; soyluluk ayinidir...
|
|
|
[Bu mesaj kurallara uyuyor mu?]
|
|
|
 |
 |
|
|
 |
 |
|
 |
|