 |
 |
 |
 |
FBI ajanı Frank Castle bir süreliğine yaşadığı hayattan uzaklaşıp dinlenme kararı almıştır. Amacı son görevini de başarıyla tamamladıktan sonra karısı ve oğluyla Londra’ya taşınıp sakin bir hayat sürmektir.
Her ne kadar son görevini başarsada Castle istediği huzurlu yaşama kavuşamaz. Çıkan çatışmada mafya liderlerinden Hoeard Saint’in oğlu da uyuşturucu satıcılarıyla beraber ölmüştür ve Saint oğlunun intikamını alabilmek için Castle’ın ailesini öldürtür. Saint’in adamları Castle’ın da öldüğünü zannederek olay yerinden kaçarlar ancak O bir mucize eseri hayatta kalmayı başarır.
Sahip olduğu her şeyi yitiren Castle’ın artık hayatta tek amacı kalmıştır, O’na bu acıyı yaşatan herkesi bulma ve cezalandırma. Engellenemez bir ölüm makinesine dönüşür ve silahlarını belirleyip ailesinin katillerinin peşine düşer.
Marvel’ın beyazperdeye transfer olmuş kahramanlarından Punisher’ın uyarlaması olan Cezalandırıcı/Frank Castle’ı Thomas Jane canlandırıyor, karşısına kötü adam olarak çıkansa John Travolta.
|
|
|
|
 |
|
|
İnfazcı üzerine SineKritik'ler:
|
|
 |
|
|
İnfazcı Haberleri:
|
|
| Bu sayfada yer alan tüm metinler ve diğer içerik özgündür ve MYNET A.Ş.’ye aittir. Kısmen de olsa hiçbir şekilde basılı veya herhangi diğer bir elektronik ortamda (CD, Internet, vs) izinsiz kullanılamaz. -
Kısıtlamalar için tıklayın. |
|
|
 |
    
|
|
|
|
erhanaga
(1 Şubat 2008 Cuma,
20:18)
|
Öncelikle Thomas Jane ile ilgili yorumlara bir cevabım var. Filmin DVD'sini izledim ve çoğu sahnelerde dublör kullanmayacak kadar cesur ve özverili bir oyuncu. Ayrıca konuşma ve duruşuyla karaktere kendini vermiş ve özümsemiş görünüyor. Ben Punisher'ı okumadım ama grafik tasarımlarını gördüm ve şunu söylerim ki onu birebir canlandıracak etten kemikten bir insan olamaz. Zaten grafik çizmleri gerçek gibi. Gerçeği gibi olsun diyorsanız ancak animasyonla olur. John Travolta'ya gelince nereden nereye! Daha dünkü " Grease " filminin Amerikalı Şaban tiplemesi samsalak çocuğu gerçekten çok sağlam bir oyuncu olduğunu kanıtladı. Mükemmel kötü adam oynuyor. Ancak gene de " Swordfish" 'teki Gabriel Shear tiplemesi kötü adam tiplemelerindeki baş köşeyi çoktan aldı bence. Filme gelince baştan sona sıkılmadan çok tutarlı bir konu ve anlatım şeklinde izleyebiliyorsunuz. İzlerken çok büyük keyif aldım. Punisher'ın en sevdiğim düşmanı ise Memphis'ten gelen acıların çocuğu görünümlü gitarist Harry Heck'ti. Bir de Toro kardeşler çok etkileyiciydi. Zaten bir filmde İtalyan ya da latin tipleme giriyorsa ayrı bir tat katıyor ortama. Neyse 10 üzerinden 9 vererek kapatıyorum yorumumu...
|
|
|
[Bu mesaj kurallara uyuyor mu?]
|
|
|
 |
 |
|
|
 |
 |
|
 |
|