 |
|
|
|
putink
(26 Ocak 2009 Pazartesi,
04:04)
|
filmin kapağında midenize yumruk yemeye hazır olun diyor. bu kadar sert olcağını tahmin etmezdim.. 90 dakikamın bomboş geçtiği mideme acayip sert bir şekilde çarptı yerimden kalkamıyorum. filmin başı sonu ve ortasıyla alaka kuramadım. izlerken heralde şimdi bişeyler olacak,olay kopacak diye bekledim durdum ve saçmasapan bir final yakaladım.. sanat nedir anlamadım ki ? karanlık bir odada oturup sigara tüttüren yan profiller mi, zeynebin mustafanın evine geldiginde kullanmıs oldugu gaz sobası mı ? anlayan arkadaslar bana konuyu anlatırsa cok mutlu olucam.. bide merak ediyorum bu filmin kameramanı var mı ? Berbattı. 10/1 oda geçen zamanım için..
|
|
|
[Bu mesaj kurallara uyuyor mu?]
|
|
|
|
|
frankfurt29
(21 Ekim 2008 Salı,
07:35)
|
of offf bu türk senaristlerinin, yönetmenlerinin cok ciddi anlamda ruhlari sikilmis. bu kadar sikici film yapmalarinin baska hic bir sebebi olamaz. iste türk yönetmenlerinin en iyilerinden biri olarak gösterilen kaplanoglu bile böyle garip garip filmler yapiyorsa türk sinemasinin halini artik siz düsünün. yazik yazik bu ülke sinemasina. film baslayali yarim saat oldu ama daha hic birsey olmadi filmde. böyle film olur mu ya! böyle film neden cekilir nasil cekilir akil sir ermez. filmin sonunda dedim biraz iyi gidiyo ama ordada filim bitti. cildirmamak elde degil böyle türk filmlerini gördükce. hele birde sahnelerin uzun soluklu olmasi yokmu sinirleri tamamen bozuyor. allahim bu türk sinemasini bu batakliga sen soktun sen cikart. baska ne denirki. bu biraz isim yapmis yönetmenlerle türk sinemasi hic bir yere gelemez. bu cok acikca belli. bunlarin yaptigi sinemalar yabancilar tarafindan iki dakika dahi seyredilmez. bu böyle biline. bu film olmamis. olmamis. kötü bir film iste! acikcada görünüyor ne kadar berbat bir film oldugu.
|
|
|
[Bu mesaj kurallara uyuyor mu?]
|
|
|
|
|
bonita_moon
(20 Ağustos 2008 Çarşamba,
19:19)
|
eğer sanatsal anlamda mükemmel bir filmse de üzgünüm anlamadım.çok beğenen arkadaşlar var ama ben baktığım zaman ne sinema sanatına ne de olağanüstü oyunculuğa dair bi etkileyicilik yakalayamadım.konunun uzmanı değilim ama az çok anladığımı düşünüyorum.türk sinemasının özgünlük arayışı içinde bocalamasının bir mahsulü olarak değerlendiriyorum filmi.10/1
|
|
|
[Bu mesaj kurallara uyuyor mu?]
|
|
|
|
|
sinemaportalı7
(2 Temmuz 2008 Çarşamba,
17:48)
|
yalnızlıığı tıkanmışlığı ve monotonluğu işlemiş yönetmen fakat filmde oyunculardan ziyade sinematgraifik anlatım daha etkili karaktelerin o an ne hisetikleri ses miksajlarından çekim açılarından ışık kullanımından gayet rahat bir biçimde anlayabiliyoruz üstelik başarılı tutulmuş plan sekanslar ve usta işi olduğu belli olan bir flah back var filmde film karamsar bir yolda ilerliyor bunu donuk ışık kullanımından ve bol kapalı mekandan anlayabiliyoruz varoluşcu bir film ve felsefi bir senaryo ile kurgulanmış başarılı bir semih kaplanoğlu filmi her ne kadar "yumurta " kadar etkileyici olmasada çölde vaha değerinde bir film türk sineması için film özellikle tarkovsky sinemasını anımsatsada alt metinler olarak hiç bir özenme durumu söz konusu değil sanki dostoyevskinin "insancıklar" romanını okur gibi hisediyor insan hayatın içinde iki kaybolmuş yanlız insanın buluşmaya karşı olan amansız korkuları gibi üstelik dini sembolizmide kullanarak olaya biraz daha etkileyici ve varoluşçu yaklaşmaya çalışıyor yönetmen uzun lafın kısası "meleğin düşüşü" sert sinematograif anlatımı donuk ve bunalımlı ışık kullanımı ile pastel renkelere alışmış romantik komedi izleyicisine göre bir film olmasada çok ama çok etkileyici bir film
|
|
|
[Bu mesaj kurallara uyuyor mu?]
|
|
|
 |
 |
|
|
 |
 |
|
 |
|