 |
San Francisco'yu yıllarca dehşete boğmuş bir seri katil, bu katili yakalamayı kendilerine takıntı haline getirmiş dört adam ve gerçeklerden yola çıkan bu hikayeyi perdeye taşıyan, seri katil filmlerinin başarılı yönetmeni David Fincher...
Seri katilin bıraktığı ipuçlarını takip ederek olayı aydınlatmayı kendilerine saplantı haline getiren bu dört adamın hayatı, artık katilin hareket alanı içinde şekillenmektedir. Yıllar boyu saldırılarını kesmeyen ve yok olmuş görünürken birden bire yeniden ortaya çıkan bu seri katil, sadece onu yakalamaya çalışanların değil, bütün şehrin kabusu olacaktır. Kurbanlar sadece öldürülenler değil, şehirde yaşayan tüm insanlardır.
Yedi, Oyun, Dövüş Kulübü filmleri ile gerilim sinemasında kendine özel bir yer edinen David Fincher, Zodiac'ın dehşetini estirdiği yıllarda San Fransisco'da yaşayan ilkokul öğrencisi bir çocuktu. Yönetmen, çocukluk dönemini çok etkileyen bu seri katilin hikayesini yıllar sonra beyazperdeye taşıyor.
|
|
|
|
 |
|
|
Zodiac üzerine SineKritik'ler:
|
|
 |
|
Zodiac SineMasal'ları:
|
|
 |
|
|
Zodiac Haberleri:
|
|
| Bu sayfada yer alan tüm metinler ve diğer içerik özgündür ve MYNET A.Ş.’ye aittir. Kısmen de olsa hiçbir şekilde basılı veya herhangi diğer bir elektronik ortamda (CD, Internet, vs) izinsiz kullanılamaz. -
Kısıtlamalar için tıklayın. |
|
|
 |
    
|
|
|
|
akrepkorsan
(9 Eylül 2009 Çarşamba,
08:38)
|
Gerçek olaydan alınmış güzel işlenmiş bir film,beni en çok 1970 li yılların Amerikan polisinin beceriksizliği ve o zamanki suçlu yakalama tekniklerinin yetersizliği etkiledi 108 puan.
|
|
|
[Bu mesaj kurallara uyuyor mu?]
|
|
|
|
|
acting7
(4 Ağustos 2009 Salı,
15:16)
|
spoiler içerebilir.
Ağır işlemesine rağmen izleyiciyi en azından beni pek sıkmadığını belirtmek isterim,filmin içinde geçen, polislerin zodiacın aslında kim olduğunu hemen hemen bildiği ancak bunu el yazısı uyuşmazlığı nedeni ve daha başka nedenlerle ispatlayamadıkları bir katil portresi bulunmakta ve robertda karikatürist olmasına rağmen bir dedektif gibi bu işin peşine düşmektedir,aslında bende başından beri katilin Arthur Leigh Allen olduğuna inandım ki zaten filmdede buna inanmamız isteniyor,çizimleri ve yazıyı kendisinin değil başkasının yaptığını düşünmüştüm ve öylede çıktı,filmin en beyendiğim noktası ise gerçek hikayeden alınma olan bu yapımda bu konu ile pek alakası olmayan kesime gerçekte katilin kesin olarak Arthur Leigh Allen isimli şahıs yani bu kişinin zodiac olduğu anlatılıyor,kendisini biraz araştırdım eğer gerçeklerde filmdeki gibi ilerlediyse çok açık bir şekilde katil Arthur Leigh Allen(zodiac)bunu öğrenebilmek beni çok tatmin etti.
|
|
|
[Bu mesaj kurallara uyuyor mu?]
|
|
|
|
|
fyalic
(9 Temmuz 2009 Perşembe,
18:06)
|
İnsanların(seyircinin) sıkılma şansı fazla belirtmek gerekirse. Hem süresi; hem de bellli bir giriş gelişme sonuç şeklinde ilerlemeyen yapısı nedeniyle. Finali ise olması gerektiği gibi belki de. Ama Fincherin zor bir işe kalktığı belli. Riski almış. Ben baştan sona ilgiyle izledim açıkcası. Hele ki Graysmithin bodrum kata inme süreci en gerilimli anlardı. Ama zaman atlamalı filmler hep bole riskl filmlerdir. Konsantre sorunu olan seyirciler uzak durmalı belki de:)
|
|
|
[Bu mesaj kurallara uyuyor mu?]
|
|
|
 |
 |
|
|
 |
 |
|
 |
|