Türkiye'nin en çok, dünyanın 8. en çok okunan Sinema sitesine Hoşgeldiniz.
Ana Sayfa Sinekritik Sinemasal Sinegişe Pek Yakında Haberler Arşiv Forum BeyazPerdem Fragman TV Tv-Dizi
Vizyondaki En Yeniler   |  Box Office TR   |  Box Office US   |  SinePuan
Mesaj Kutum   |   Film Listelerim
 bordeR=
Yumurta

SinePuan: 6    421 kişi puan vermiş
Fragmanı izlemek için buraya tıklayın...
Tür : Dram
Gösterim Tarihi :
9 Kasım 2007
Yönetmen : Semih Kaplanoğlu
Senaryo :
Semih Kaplanoğlu
Görüntü Yönetmeni : Özgür Eken
Yapım : 2007, Türkiye

Oyuncular

Nejat İşler (Yusuf) , Saadet Işıl Aksoy (Ayla) , Ufuk Bayraktar (Haluk) , Tülin Özen (Sahaftaki KAdın) , Gülçin Santırcıoğlu (Gül) , Kaan Karabacak  (Çapacı Çocuk)
Şehir hayatı ile doğup büyüdüğü kasaba arasında sıkışıp kalmış bir karakter, Yusuf... On beş yıl evvel terkedip İstanbul'a geldiği kasabadan, sadece fiziksel olarak değil menen de uzaklaşmış olan Yusuf, İstanbul'da kendisine sıfırdan bir yaşam kurmak istemiştir.

Şiire gönül vermiş bir yazar olarak Bal ismindeki ilk şiir kitabının küçük bir çevre dışında kimse tarafından dikkat çekmemiş olması, bütün hayallerini ve beklentilerini baltalamıştır. Artık bir parçası olduğu sahaf dükkanı da batma noktasına gelince İstanbul'daki yaşamın da başına yıkılmak üzere olduğunu kabul etme noktasına gelir. Tam bu dönemde annesinin ölüm haberi ile unutmak istediği kasabaya yeniden dönmek zorunda kalacaktır. Ama bu sefer, kasabada onu farklı süprizler de beklemektedir.

Özellikle Meleğin Düşüşü ile pek çok uluslararası festivalde beğeni toplayan yönetmen Semih Kaplanoğlu, Anadolu taşrası ile ilgili bir üçleme olarak düşündüğü yeni projesi ile yola çıkıyor. Sırası ile Bal, Süt ve Yumurta olarak isimlendirdiği filmlerine sondan, Yumurta ile başlamış olan Kaplanoğlu, projesini "Bu aynı zamanda bir anne-oğul ilişkisininin son günlerinden (annenin ölümü Yumurta) ilk günlerine (oğulun doğumu, Bal) uzanan arkeolojik bir kazı çalışması olacak" ifadeleri ile anlatıyor.
Yumurta üzerine SineKritik'ler:
Sıfır Noktasında bir Yumurta

 
Yumurta SineMasal'ları:
Semih Kaplanoğlu Röportajı

Türk Sineması Gelecek Program

 
Yumurta Haberleri:
Yumurta İyidir! (20 Haziran 2008)
Yumurta'nın Ödülleri (11 Şubat 2008)
Avrupa’nın En İyisi Yumurta mı? (7 Eylül 2007)
 
Bu sayfada yer alan tüm metinler ve diğer içerik özgündür ve MYNET A.Ş.’ye aittir. Kısmen de olsa hiçbir şekilde basılı veya herhangi diğer bir elektronik ortamda (CD, Internet, vs) izinsiz kullanılamaz. - Kısıtlamalar için tıklayın.
Buz Devri 3: Dinozorların Şafağı
Ice Age 3: Dawn of the Dinosaurs
9,1
Seni O Kadar Çok Sevdim ki…
Il y a longtemps que je t'aime
7,3
İçimdeki Şeytan
Faet
5,6
İçimizdeki Düşman
L'ennemi intime
7


( 133 adet )
%32 %26 %42
sagoqqqq Bu kişiye Web Mesaj atmak için tıklayın!
(8 Haziran 2009 Pazartesi, 00:15)
Türkiyede bi film ödül aldıysa izlenmez ama Amerikada Hsm Hannah felan qusel ve odulde almıs turk fılmı ızlemek zaten hatayken odullu hıc ıslemeyın derım!
[Bu mesaj kurallara uyuyor mu?]
manyakxxxyyy Bu kişiye Web Mesaj atmak için tıklayın!
(3 Mayıs 2009 Pazar, 11:06)
Film çok, çok güzeldi.Doğrusu süper bir filmdi. İzlerken hiç sıkılmadım diyebilirim. Sağol Semih.Bütün seyirciler her filmi beğenmek zorunda değildir.Filmde İstanbula gittikten sonra, Şairliğe soyunan ama başarılı olamayan daha sonrada sahaflığa soyunarak geçim yolu elde etmeye çalışan Yusufun Annesinin ölüm haberi üzerine memleketi Tireye gitmesi ve orada kendisini farklı ve de yeni bir yaşamın içinde bulması anlatılıyor.Doğrusu filmi beğenmeyenlere şaşırıyorum.Herhalde bu film ödülleri silip, süpürürken film jurileri bu filmi izlemeden bu filme ödül vermediler ya...Yada ne bileyim bu yönetmene torpil yapmadılar ya... Filmde herşey kendi doğallığında, yapmacıktan uzak, gerçek sinema diliyle verilmeye çalışılmış.
[Bu mesaj kurallara uyuyor mu?]
crew41 Bu kişiye Web Mesaj atmak için tıklayın!
(4 Nisan 2009 Cumartesi, 18:24)
tipik bir sanat filmi sonunu izliyiciye bırakabilen bir film
[Bu mesaj kurallara uyuyor mu?]
90lar Bu kişiye Web Mesaj atmak için tıklayın!
(3 Nisan 2009 Cuma, 19:43)
Genel olarak izleyici kitlesinin çoğunluğu, farklı filmleri sevmiyor, hatta bu tür filmlere öfkeyle bakan kimseler de var. Yumurta da bu filmlerden biri.

Birincisi, bir film illa politik ya da sosyal mesaj içerecek. İçermedi mi, o zaman mutlaka büyük olaylar gelişecek, filmin finalinde de esas film kopacak. Bir erkek ile bir kadın bir şekilde tanışırlarsa birbirlerine aşık olacaklar. Hatta aşk üçgeni olursa daha makbule geçer. Olmadı mı, o zaman filmin canı çıksın, öyle değil mi? Filmde mutlaka bir aşk hikayesi olmalı, aynı o dizilerdeki gibi, aynı o Hollywood romantik komedilerindeki gibi. Yoksa film sıkıcıdır, çekilmez, öyle değil mi? Film öyle sessiz sakin, müziksiz olmamalı, yoksa uykusu geliyor insanın. Hemen dalgasını geçiveriyor bir kutu uyku hapından daha etkili diye. Filmde herkes konuşabildiği kadar konuşmalı. İnsanlar konuşarak anlaşır elbette. Yoksa film sıkıcıdır, öyle değil mi?

Yukarıda saydığım özelliklerin tümü Yumurtada var. Ama aksine bunlar filme olan sevgimi arttırdıkça arttıran unsurlar. Nejat İşlerin performansı ise insanı şöyle bir yerinden sarsıyor. Filmin köpek sahnesi, filmi zedeliyor o kadar. Sadece filmin o noktaya kayması iyi bir fikir değildi.

Nasıl doğal bir film, her şey doğal. Yusufla Aylanın yaptığı kahvaltılarda. Reçeller ev yapımı, domatesler hormonsuz. Peyniri, tereyağı, sütü el yapımı. Kişiler doğal davranıp, doğal konuşuyorlar, tepkileri doğal, çünkü doğaçlama neredeyse.

İki kişinin yaşamından kesitler. Bizim hayatımız nasılsa aynı. Herkes birbine aşık olmuyor, her tanıştığımız kişiyle pat diye çıkmaya başlamıyoruz. Film insana terapi gibi gelen, durgun bir yapıya sahip. Hipnotize olmuş bir şekilde bir buçuk saat yarım saat gibi geliyor insana. Dinlendiriyor sizi. Şehrin gürültüsünden uzak, bir göl kenarına gidip doğayı, sessizliği dinlemek gibi film. Pek konuşmayan iki insan karşımızdaki. İşlerini hallediyorlar, düşünüyorlar, dolaşıyorlar ve kahvaltı ediyorlar. Bizler yapmıyormuyuz sanki? Filmin sonunda öyle aman aman bir olay olmuyor, sanki biz hergün sarsıcı bir olay mı yaşıyoruz? Yumurtayı sevmeyenler, tabaklarınızı uzatıverin, ben yerim. 8/10
[Bu mesaj kurallara uyuyor mu?]
sasili Bu kişiye Web Mesaj atmak için tıklayın!
(22 Mart 2009 Pazar, 02:03)
bu filmin o kadar odül alması ve de eleştirilmesi konusu kesinlikle doğru tespittir.Sanat filmi deyip işin içinden çıkılmak istenmektedir ancak bu bile bu filmi savunmak için bir fırsat olamaz.durgun,basit,kotü yonetim kısacası aradığınız hiç birşeyi bulamayacağınız bir film.nuri bilge ceylanın filmlerine sıkıcı diyorsanız onun 10 katı bir filmi düşünün karşınızda yumurta!
[Bu mesaj kurallara uyuyor mu?]
    
1.ozhanserhat
2.eibon
3.s.severus
4.tunahan01_xx
tüm üyeler    
Sinema severler
grubundan
haberin var mı?

Sen de katıl!
Copyright © MYNET A.Ş. Telif Hakları MYNET A.Ş.' ye Aittir.
İletişim   .Reklam   .Yardım