 |
Can, 7 yaşındayken annesinin ölümü ile yaşadığı büyük travmadan sonra çevresi ile bütün iletişimini koparmış, yaygın tanımla gerizekalı bir gençtir. Düşük zekasına rağmen inanılmaz bir hayal gücüne sahiptir. Annesini hayal dünyasında yaşatmış ve 29 yaşına kadar sadece onunla iletişim kurmuştur.
Bunca yıldır kendi kendine yarattığı cennetin içinde yaşarken bir gün artık o cennette yalnız olmadığını farkeder. Genç ve güzel bir kız da kendisine eşlik etmeye başlamıştır. Bunca yıldır kendi dünyasında kurduğu bu cennetten çıkarılıp başkalarının cennetinde yaşamaya mı mecbur edilecektir?
Araf filminin yönetmeni Biray Dalkıran'ın yönetmenliğini ve yapımcılığını üstlendiği Cennet, pikolojik dramla komedinin harmanlandığı bir film...
|
|
|
|
 |
|
|
Cennet üzerine SineKritik'ler:
|
|
 |
|
Cennet SineMasal'ları:
|
|
 |
|
|
Cennet Haberleri:
|
|
| Bu sayfada yer alan tüm metinler ve diğer içerik özgündür ve MYNET A.Ş.’ye aittir. Kısmen de olsa hiçbir şekilde basılı veya herhangi diğer bir elektronik ortamda (CD, Internet, vs) izinsiz kullanılamaz. -
Kısıtlamalar için tıklayın. |
|
|
 |
    
|
|
|
|
mavi boncuk
(27 Nisan 2008 Pazar,
00:49)
|
filmi bu aksam izledim. uzun zamandır bekliyodum gelmesini ve bence cok güzeL bir film bana göre kullanılan efektler cok hoş. özellikle başrol erkek oyuncu çok güzel oynuyor. bi kişi olay çok çabuk ilerliyor demişsin bi yönden haklısın ama bi yöndende iyileşmeyi fare üzerinde 1 günde gördüklerini söylüyor. o yüzden cokta hızlı sayılmaz zaten a yasadıklarından sonra böle olmus bişileri biliyor eminim. sonu özellikle beni çok etkiledi. baya uzattım kısacasıı cok güzel bir film izlenmeye deger yeni bir bakış yeni bir senaryo.... iyi seyirler
|
|
|
[Bu mesaj kurallara uyuyor mu?]
|
|
|
|
|
sbasgoz5108
(20 Nisan 2008 Pazar,
18:53)
|
cennet; konusu itibarıyla yeni sayılabilecek bir film.ancak konunun iyi işlendiği kanısında değilim.yani tamam ilaç vardır ama onca yıllık hastayı bir anda iyi edebilecek bir ilaç henüz yok.. hayal ürününün de bir mantığı olmalıdır..
yavaş ilerlemesi gereken bir süreç çok hızlı ilerlemiş ve bu yhüzden inandırıcılığını yitirmiş bence.daha yavaş ilerlemeliydi..filmin ilk bölümü bu anlamda boşa harcanmış gibi..
özel efektlerden bahsedilmiş ama filmde çok önemli bir yer tutmuyor. ancak özel efekt bir filmi güzel kılmaz sadece yardımcı olur.
çok özenilmemiş gibi geldi bana.. can ın hayali dünyasına hiç inilmemiş sadece kısa bir tanıtım yapılmış. bunu yadırgadım.. daha çok o dünyada geçmeliydi bu öykü..çocuğun cenneti var ama nasıl bir cennet bilmiyoruz..anlatılmıyor..
filmin en güzel yönü yeni bir senaryosu olması..bazı yabancı filmlerle benzeşiyor ama birebir örtüşmüyor.. her şey güzeldi ama dediğim gibi konu iyi işlenememiş bence.. çok şey havada kalıyor..izlemesi güzeldi.. başka salonlarda da aynı durum söz konusu değildir.. benden başka iki kişi vardı çünkü.. böyle filmler seyredilmeli..seyirci bulmalı.. ama türkiye bir tezatlar ülkesi.. hem sanattan çok şey bekliyoruz hem de filmleri izlemiyoruz.. olmayacak filmlere gidiyoruz.. böyle daha da iyisini beklemek pek doğru değil..
|
|
|
[Bu mesaj kurallara uyuyor mu?]
|
|
|
|
|
action_3434
(16 Nisan 2008 Çarşamba,
18:04)
|
sanat filmi tadında karakterler oyuncuların üstüne oturmuş gibi ama konu akışı yok ve sonu çok anlamsız bitiyo yinede seyretmeye değer bir film özellik sevgilisiyle gitmek isteyenlere birebir
|
|
|
[Bu mesaj kurallara uyuyor mu?]
|
|
|
|
|
provezzaa
(11 Nisan 2008 Cuma,
18:27)
|
Ben bu filmden umutluyum sık sık ertelenmelere maruz kaldı nihayetinde bu gün vizyona giriyor. Görsellikten söz etmişsiniz Türk sineması sizin kastettiğiniz şekilde bir görsellik seviyesine henüz ulaşamamıştır universal kalitesinde filmler beklemek için daha erken şimdilik sizi tatmin edermi bilmem ama cennet atmosferi için hazırlanan animasyonlar yurt dışında profesyonel yapımcılar tarafından hazırlanmıştır ve o büyülü ekranda izlemesi oldukça keyifli olacaktır.
|
|
|
[Bu mesaj kurallara uyuyor mu?]
|
|
|
|
|
the duke
(11 Nisan 2008 Cuma,
11:01)
|
arkadaşlar yapmayın , avrupa sineması daha yeni yeni görsel efekt dediğiniz o içi boş sinema diye tarif bile edilmesine karşı olduğum işlere adım atmaya başlıyor.biz değilmiyiz dünyaya amerikanın filmlerinde deli gibi gişe filmleri yapıp insanlar tarafından kült film ilan edilmelerine ışık tutan.duyguyu,dostluğu ve gerçek aşkı bizden öğrenmedi mi hollywood sineması.nedendir şimdi onu böyle yermeniz.elimizde hala sahip olduğumuz saf duygulardan başka neyimiz var.avucumuzdaki o büyük hazineyi bu kadar iyi tutup ona sahip çıkmak yerine nasıl olurda hollywood daki büyük aksiyon filmleri ile kıyaslayabiliyorsunuz.bu tam anlamı ile sinema olmamalı.bir yerde bir yazıda okudğum zaman Pars ile ilgili şöyle bi yorum hatırlıyorum ; Hollywood bizim sinemamıza özenirken bizde Amerikan sinemasına bu kadar özenti nedendir anlamsız...ne kadardoğru olduğunu bir kaç dakika durup düşünü bence..teşekkürler.
|
|
|
[Bu mesaj kurallara uyuyor mu?]
|
|
|
 |
 |
|
|
 |
 |
|
 |
|