Türkiye'nin en çok, dünyanın 8. en çok okunan Sinema sitesine Hoşgeldiniz.
Ana Sayfa Sinekritik Sinemasal Sinegişe Pek Yakında Haberler Arşiv Forum BeyazPerdem Fragman TV Tv-Dizi
Vizyondaki En Yeniler   |  Box Office TR   |  Box Office US   |  SinePuan
Mesaj Kutum   |   Film Listelerim
 bordeR=

Sonsuzluk ve Bir Gün

Eternity And A Day


SinePuan: 8,3    150 kişi puan vermiş
Sonsuzluk ve Bir Gün - Eternity And A Day Tür : Dram
Gösterim Tarihi :
17 Aralık 1999
Yönetmen : Theo Angelopoulos
Senaryo :
Theo Angelopoulos , Tonino Guerra
Görüntü Yönetmeni : Yorgos Arvanitis
Müzik : Eleni Karaindrou
Yapım : 1998, Yunanistan / Macaristan / Hollanda , 130 dk.

Oyuncular

Bruno Ganz , Fabrizio Bentivoglio , Isabelle Renauld , Despina Bebedelli
Selanik'te yağmurlu bir gün... Ünlü bir yazar olan Alexander, amansız bir hastalığa yakalanmıştır. Karısından, 30 yıl önceki bir yaz gününü anlatan bir mektup alan Alexander için bütün yaşamını geçirdiği sahil kenarındaki evini terketmenin vakti gelmiştir.

Ve sonunda geçmişinin ve şimdiki hayatının karışmış olduğu ilginç bir geziye çıkar. O güzel, mutlu dakikaları tekrar yaşayabilmek için... Belki bir günün içinde belki de bir sonsuzluğun...

Bu yolculuğun içinde karşısına çıkan beklenmedik kişiler ise 'bugün'ün getirdiği süprizler olarak hayatının son anlarında yer edecektir.

Yunanlı usta yönetmen Theo Angelopoulos'tan hem kendisinin hem de sinema tarihinin başyapıtlarından bir eser... Altın Palmiye ödülünün de sahibi film, Eleni Karaindrou imzalı müzikleri ile de izleyenleri büyülüyor.
Bu sayfada yer alan tüm metinler ve diğer içerik özgündür ve MYNET A.Ş.’ye aittir. Kısmen de olsa hiçbir şekilde basılı veya herhangi diğer bir elektronik ortamda (CD, Internet, vs) izinsiz kullanılamaz. - Kısıtlamalar için tıklayın.
Aşk Geliyorum Demez
4,7
Coco Chanel'den Önce
Coco avant Chanel
6,1
Kıskanmak
7,2
Mezuniyet
8,1
Yasak Bölge 9
District 9
7,9
İncir Çekirdeği
5,5


( 24 adet )
%71 %4 %25
ulgen1526 Bu kişiye Web Mesaj atmak için tıklayın!
(10 Eylül 2009 Perşembe, 04:44)
Film baştan sona köklü bir Helenistik milliyetçilik üzerine kurulu... Düğün sahnesi, Pontus ve Rembetikonun düğünü; Enosisin imgelenmesi bir başka deyişle... Otobüs sahnesindeki "Diriliş Meydanı" ve "Akademi" isimleri ile o duraklarda inenler ve binenlerin bağıntısı yine çok güçlü bir Yunan tarihi özeti olarak imgelenmiş. Devrimcinin uyuması ise bence şuna denk olsa gerek : Yunan İsyanından sonra önce İngiliz, sonra ABD hegemonyası altında ezilen "Yunan isyankârlığı" uykuda... Zirâ devrimci, "Diriliş Meydanı"nda otobüse biniyor. 17 Kasım örgütü ve Yunan ulusalcılığı bağlamında düşünmek lâzım diye düşünüyorum.

Müzik ise gerekli gereksiz çok sık kullanılarak dejenere edilmiş; başkaca ezgiye yer verilmemiş olması ise filmi son derece yoksul kılmış.

Kısacası, film sıkıcı ama yine de izleyin. İzleyin ve "bunu da görmedim" demeyin.
[Bu mesaj kurallara uyuyor mu?]
mximus Bu kişiye Web Mesaj atmak için tıklayın!
(20 Mayıs 2009 Çarşamba, 23:28)
İnsanı derin düşüncelere itmeyi gayet iyi başarıyor bu film...
İzleyin ,izletin.
[Bu mesaj kurallara uyuyor mu?]
pj_harvey Bu kişiye Web Mesaj atmak için tıklayın!
(17 Şubat 2009 Salı, 09:06)
Üzgünüm, müzikleri haricinde sanıyorum yanlış bir zamanda izlediğim için hiç tat alamadığım bir film oldu.Çok ağır ve birkaç güzel replik ve araya serpiştirilmiş huzurlu sahnelerle toparlanmaya çalışılmış.Kısacası sevmedim.4/10
[Bu mesaj kurallara uyuyor mu?]
murtis2005 Bu kişiye Web Mesaj atmak için tıklayın!
(7 Ocak 2009 Çarşamba, 17:44)
buyuk beklentılerle ızlemezsenız gercekten tat alabılırsınız etkıleyıcı fılm tavsıye ederım 10/8
[Bu mesaj kurallara uyuyor mu?]
eaten_hunt Bu kişiye Web Mesaj atmak için tıklayın!
(6 Kasım 2008 Perşembe, 21:48)
"beni düşlediğini düşlemeye cesaret edemiyorum"
aklımda kalan bu ve buna benzer bir kaç replik sadece
ben mi çok beklentiye girdim yoksa yorum yazan arkadaşlar mı çok abartmış tam anlayamadım ama beğenen izleyici sayısı çok olduğundan sorun ben de galiba.!?
beklediğim tamamen dramatik bir filmdi,duygusallığı uç noktalarda yaşarım sanıyordum ama kenarından bile geçemedim filmde. sadece ana karakterin hayali olarak çıktığı geçmişinin yolculuğunda sevdiği kadının gözüktüğü sahneleri beğendim. kadın şiir gibi konuşuyordu adeta ve insanı durup düşündürüyordu. tam adamın duygusal hüznüne kendimi ortak etmeye çalışıyordum ki sokak çocuğunu hikayesi giriyordu araya
bilmiyorum...
umduğumu bulamadığımı üzülerek söylemeliyim:(
[Bu mesaj kurallara uyuyor mu?]
    
1.walmart
tüm üyeler    
Sinema severler
grubundan
haberin var mı?

Sen de katıl!
Copyright © MYNET A.Ş. Telif Hakları MYNET A.Ş.' ye Aittir.
İletişim   .Reklam   .Yardım