Türkiye'nin en çok, dünyanın 8. en çok okunan Sinema sitesine Hoşgeldiniz.
Ana Sayfa Sinekritik Sinemasal Sinegişe Pek Yakında Haberler Arşiv Forum BeyazPerdem Fragman TV Tv-Dizi
Vizyondaki En Yeniler   |  Box Office TR   |  Box Office US   |  SinePuan
Mesaj Kutum   |   Film Listelerim
Cinsel Masumiyetin Kayboluşu  - The Loss of Sexual Innocence

SinePuan: 6,4    31 kişi puan vermiş
Tür : Dram
Yönetmen : Mike Figgis
Senaryo :
Mike Figgis
Görüntü Yönetmeni : Benoit Delhomme
Müzik : Mike Figgis
Yapım : 1999, ABD , 105 dk.

Oyuncular

Julian Sands , Saffron Burrows , Stefano Dionisi , Kelly MacDonald
Eros ve Thanos’un değiştirilemez bağlarına benzetilen ilişkileri onun yalnız çocukluğunda Massai’de geçirdiği günleri ile eşleştirilmektedir. Savaş sonrası İngiltere’de pek de parlak olmayan günlerde Nicholas okulda utangaç ve atletik olmayan vücut yapısı ile küçük düştüğü günleri hatırlamakta ve ilk aşkı Susan’ın hayalini kurmaktadır. Ona karşı olan yakıcı cinsel isteklerini ve Susan’ın babasının bir kalp rahatsızlığından dolayı ölümü hatırladığı anılardır.

İdeal bir erkek vücudunun Adem olarak tahayyülü ve ne yazık ki kör bir şekilde tamamen çıplak sudan çıkışı onun bu hatıraları zihninde canlandırış şeklidir. Nicholas evlenir fakat evliliği hem kendisi hem de karısı için oldukça büyük bir hayal kırıklığıdır.
Bu sayfada yer alan tüm metinler ve diğer içerik özgündür ve MYNET A.Ş.’ye aittir. Kısmen de olsa hiçbir şekilde basılı veya herhangi diğer bir elektronik ortamda (CD, Internet, vs) izinsiz kullanılamaz. - Kısıtlamalar için tıklayın.
9,90 YTL
99 Francs
6,8
Akıllı Ol
Get Smart
6,9
Garfield Komedi Festivali
Garfield's Fun Fest
7
Kayıp Yüzük
Closing the Ring
5,7

Kontör İster Misin?
Çekilişsiz, Kurasız. Kampanyamıza Katılan Herkese 100 Kontör Hediye!
www.100kontor.net
Mega Kampanya
Mega hafızadan 7 günlük ücretsiz eğitim fırsatı...
www.megahafiza.com
Mynet Adklik
( 4 adet )
%75 %25 %0
SİNE ALİ Bu kişiye Web Mesaj atmak için tıklayın!
(13 Ekim 2006 Cuma, 15:49)
Yorum yazan arkadaşlar biraz abartmışlar. Sıradan sıkıcı bir filmi ihya etmişler. Öyle bi başyapıt ve sayfalarca yorum yazılcak film deil. Film bana göre çok sıkıcı. Sanki yönetmen birşeyler anlatıcam derken konuyu iyice saptırmış. Filmin ne demek istediği anlaşılmıyor. İzlenmez.
[Bu mesaj kurallara uyuyor mu?]
KAMİHARA Bu kişiye Web Mesaj atmak için tıklayın!
(5 Temmuz 2006 Çarşamba, 06:26)
Yazık aslında çok da güzel bir yapım inanılmaz güzel mesajlar veren harika bi eser bence ama bukadar az ilgi çekmiş olması çok ilginç gerçekten çok yazık
[Bu mesaj kurallara uyuyor mu?]
bluevelve Bu kişiye Web Mesaj atmak için tıklayın!
(2 Şubat 2006 Perşembe, 00:32)
Film ; kendi içinde faklı kısımlara ve her kısmında değişik katmanlara ayrılmasıyla bütünleşen, karışık ama bir o kadarda kapsayıcı ve etkili anlatım diliyle de şaşırtıcı bir film. Adından da anlaşılacağı gibi, “ cinsel” olguların farklı evrelerini, bu evrelerin ; oluşum ve bu oluşum sonucunda açığa çıkardığı kendi içinde ki farklı etkileri, zamansal yada zihinsel bölmelere ayırarak ve bir insanın gelişim sürecindeki belirli dönemlere odaklayarak anlatmakta ,bunu yaparken de “ cinselliğin “ odağına ; dini, kadın erkek ilişkisini, toplumun bireyi yabancılaştırmasını, şiddetin terbiye etme aracı olarak kullanılmasını,ırksal ayrımı, adalet kavramını, ihaneti, çocuk bedenine giydirilen erişkinliği, tek bir bedenin içinde iki farklı ruhu barındırmanın acısını ve hissini katarak izleyiciye sunan, duru ama bir o kadar da etkili bir yapıyı oluşturmaktadır. Bu oluşum, birbirinden kopuk görünen karelerin sunumuyla olmaktadır. Fakat, bu kareler arasında gözle görülmeyen çok nadide bağlar mevcuttur. Her bir yaşam, aslında kendi alanında gelişerek bir sonraki yaşamlarla ince ama kırılgan bir etkileşimi bünyesinde barındırmaktadır. Zaten bu etkileşimde kesik bölümler şeklinde ortaya konulmaktadır.
Filmi birkaç kısma ayırmak mümkündür.” Julian sand “ın hayat verdiği “ nicholas “ karakterini öznesine alarak ilerleyen film, bu karakterin ; çocukluk, ergenlik ve şimdiki hali olan olgunluk evrelerine bağlanarak ilerlemekte ve her evrede tanık olunan yada yaşanılan “ cinselliğe” bizi de tanık etmektedir. Bu tanıklık, aralara serpiştirilen farklı hayatların kendi içindeki yansımalarının sunulmasıyla da güçlenmekte ve olay örgüsündeki kozmopolit yapıyla özgünleşmektedir.
Anlatıma öncelikle çocukluk evresinden başlanılarak, Kenya da ki bir İngiliz kolonisinde tanıklık ettiği ve cinselliğin çağrışımının, “ zenci bir kız çocuğuna” giydirilen kadınsallığın açığa çıkarılmasıyla ifade edildiği, çocuk bedeninin sömürülmesine şahit olarak, iler ki evrelerde bu tanıklığın kişiliğinde yarattığı insaniyetin doğuşuna ışık tutulmaktadır. Bir bakıma, “ beyaz “ hakimiyetindeki “ siyah “ bir coğrafyada yaşanılan su istimaller ; çoğunluğun, geri kalmışlığından ötürü azınlığın ve bilgiyi elinde tutanın, bir nevi “ kölesi “ durumuna getirildiğinin ifadesi olarak ta düşünüle bilir. Bu da filmi, ilerleyen safhalarda oturacağı kulvarlardan biri olan, eşitlik kavramına bir adım daha yaklaştırır bir mahiyette olmaktadır.
Bundan sonra izleyiciyi asıl şaşırtan, yaradılışsal sabitlik ihtiva eden bir olgu olan “ erkek ve kadının” varoluş sürecinin yorumlanmasında kullanılan tercih ve seçilen betimlemenin içerdiği radikal sunumun, “cinsiyetlerin doğuşunun” resmedilmesinde kullandığı farklı renk seçimidir. Bu seçim, bir yandan ademe giydirilen “ siyah” elbiseyle ırksal bir birleşmeyi ve kaynaşmayı sembolize etmekte, bir yandan da dini bakımdan kalıplaşmış var edilme sürecinin, sorgusal ve tepkisel yeniden yaratım amaçlı eylemselliğin, bir ifade biçimi olarak perdeye yansımıştır. Adem ile havva tasvirinin, günümüz insanlığının yaşayışına bir eleştiri olarak amaçlanması ve bu eleştirinin, ortaya konulmasındaki izlenen dini öğretilerin tersi kareler, filme bir bakıma “ kült “ bir alt metin katma işlevi görmüştür.
Ergenlik evresinde “ nicholas” karakterinin, içindeki ilk kıpırdanışlar, kendini “ cinsel” yönden ifade etme arayışları ve bir ölümün eşliğinde yaşadığı, ihanete şahitliği işlenmektedir. Bu evrede geçirdiği hayal kırıklığı iler ki yaşamında onu bir koca olarak, eşiyle arasına mesafe koymaya ve ilgisinin, başka bir insana yönelmesine neden olması anlatılmaktadır.. Buradan kamera, “ adem ile havva”nın suda doğumuna odaklanarak ilerlemeye başlar. Bu ilerleyiş cennetin tanıklığında varolmakta ve bedenleri tanımak amaçlı dokunuşlarla hız kazanmaktadır.ayrıca film de, farklı insan portrelerini ve bu portrelerin yaşamlarından kesitlerin sunulmasında sırayı “ ikizler“ alarak, “ cinsellikten “ kopup, zoraki ayrılığa odaklanılarak ; bu ayrılığın kolonilerle sarılan bir ülkedeki manastırdan başlayan ve hava alnında göz göze gelerek farklı yollara savrulan, iki kadının tasvirine yer verilmiştir.
“ nicolas “ karakterinin olgunluk evresinde film, Kuzey İngiltere de bir dağ evine odaklanmaktadır. Eşiyle arasındaki bağların kopukluğu “ cinselliğin” kullanılmasıyla dengelenmektedir. Ve bu denge, eşlerin birbirlerini sadece “kullandığı” bir yabancılaşmayı beraberinde getirmiştir. “ nicolas” ın flash-becklerle hafızasında canlandırdığı çocukluğu, onun yaşadığı hatıraları gözler önüne sererek bize ipuçları vermektedir, kişiliğini ve karakterinin oluşumu konusunda. Yönetmenin filmi oluşturduğu başka unsurlardan biri olan “ şiddet” in tasfiri, spor salonunda kendini göstermektedir. “ nicolas”ın çocukluğundaki vücut yapısının biçimsizliği, şiddetin araç olarak kullanılmasıyla giderilmeye çalışılmış, bir nevi terbiye edici ve öğretici bir işlev kazanmıştır.
Sonlara yaklaşıldığında film, farklı karakterlerin birlikte çıktıkları bir yolculuğa tanıklık ederek, bu yolculuk esnasında yaşanılan ihanete, adaletin kanla tahsis edilmesine ve ölüme odaklanarak içinde barındırdığı tüm unsurları gözler önüne sermiştir. “ adem ile havva” nın, açlıklarını giderirken kapıldıkları doyumsuzluk ve bunun sonucunda ; “ yasak meyveyi “ yiyerek saflıklarını ve masumiyetlerini kaybetmelerinin neticesinde cennetten kovulup, kendilerini “ vahşi” bir medeniyetin ortasında korumasız ve çıplak bularak, kaçışlarının işlenmesinde kullanılan tepkisel anlatım filmin, toplumun evrildiği yabaniliği ve acımasızlığı gözler önüne sermekteki niyetini açıklıkla ortaya koymaktadır.
İzleyiciyi kendi içinde düşünmeye ve sorular sormaya iten film, karmaşık karakterli anlatımı ve kullandığı birbirinden farklı dille ,hem ırksal ayrışmanın manasızlığını “ siyah” bir adem yaratarak ortaya koymakta hem de insan benliğini saran çeşitli kalıpları gevşeterek, karelerine yaydığı yaşamlardan yola çıkıp ; bireylerin birbirleriyle olan ilişkilerindeki kırılganlığı sorgulayan ve bunu yaparken de kimi yerlerde şiirsel kimi yerlerde de bedensel bir anlatımı kullanan , izleyiciyi de bu anlatıma katmayı amaçlayan bir niyeti dışa vurmaktadır.
[Bu mesaj kurallara uyuyor mu?]
posthuman Bu kişiye Web Mesaj atmak için tıklayın!
(29 Ağustos 2002 Perşembe, 22:43)
figgis rulezzz!
[Bu mesaj kurallara uyuyor mu?]
1.kurtadam77
2.emrduman
3.enginturkan
4.gisemm373373
5.canverilgun34
6.acting7
7.goldberggol
8.elifsly
9.iremology
10.marsii
11.gunduzmurat14
12.damla.aa
13.zeusvip
14.richard_gere_...
15.karembeu
tüm üyeler    
Sinema severler
grubundan
haberin var mı?

Sen de katıl!
Copyright © MYNET A.Ş. Telif Hakları MYNET A.Ş.' ye Aittir.
İletişim   .Reklam   .Yardım