(5 Aralık 2002)
Birçokları tarafından
Matrix’e benzetilen bilim kurgu filmi
Equilibrium, şimdi de karşı ütopya başyapıtı
Fahrenheit 451 romanıyla ve ondan uyarlanan aynı isimle filmle karşılaştırılıyor.
Sanatın tüm disiplinleri ile yasaklandığı bir dünyayı konu edinen filmin yazarı ve yönetmeni
Kurt Wimmer, Fahrenheit 451 romanı ile karşılaştırmaların gerçeklik değeri taşımadığını düşünüyor ve filmin de bir yeniden yapım olmadığının altını çiziyor.
Fahrenheit 451’in hikayesini çok sevdiğini söyleyen sanatçı, Kitabın
McCarthy’cilik üzerine olduğunu da ekliyor. Kendi sıkıntılarının, kitapta eleştirilen sistemden daha farklı olduğunu söyleyen yönetmen, filme yeni bir bakış açısıyla bakılması gerektiğini ilave ediyor.
Geleceğe dair karamsar tablolar oluşturan, karşı ütopik romanların ve filmlerin birbirine benzemesi çok da yadırgatıcı değil aslında. Yevgeni Zamyatin’in
Biz isimli romanı ve ondan apartıldığı aşikâr olan George Orwell’in
1984’ü totaliter bir dünyayı anlatarak, kendilerinden sonra gelen benzer tonda edebiyatın da iklimini yaratmıştı. Bu dünyaların sinemadaki karşılığı ise benzer temalar içeren çok önemli filmlere kaynaklık etmişti. Neredeyse bütün bir bilim kurgu sinemasının da bu temalardan etkilendiğini söylemek yanlış olmaz.
Dileriz, Equilibrium da Matrix gibi, farklı temaları içinde barındıran özgün bir bilim kurgu olarak, türe taze kan getirir.
Merak uyandıran filmin, bu hafta memleketi ABD'de seyircisiyle buluşacağını hatırlatalım...