Türkiye'nin en çok, dünyanın 8. en çok okunan Sinema sitesine Hoşgeldiniz.
Ana Sayfa Sinekritik Sinemasal Sinegişe Pek Yakında Haberler Arşiv Forum BeyazPerdem Fragman TV Tv-Dizi
Haberler Anasayfa   |  Arşiv
Mesaj Kutum   |   Film Listelerim
 
İstanbul'da Ödüller Sahiplerini Buldu
Şakir Eczacıbaşı-Catherine Deneuve
Altın Lale iki dev Fransız'ı alkışladı

(15 Nisan 2006) 25. Uluslararası İstanbul Film Festivali sona erdi. Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı’nda gerçekleştirilen kapanış galasına Fransız sinemasının iki dev ismi Catherine Deneuve ve Gerard Depardieu vurdu.

Sinema Onur Ödülü alan iki sanatçıdan Depardieu yaptığı konuşmada Türkiye’de ilk defa bulunduğunu ve aldığı ödülden ötürü büyük onur duyduğunu dile getirdi.

Festivalin uluslararası yarışma bölümünde büyük ödül Altın Lale’yi Tristram Shandy filmiyle Michael Winterbottom aldı. Ulusal yarışmada Kültür Bakanlığı Yılın En İyi Türk Filmi ödülü ise Reha Erdem’in Beş Vakit filminin oldu.

En İyi Yönetmen unvanına ise bu yıl İki Genç Kız filmi ile Kutluğ Ataman layık görüldü. Senenin sürpriz Türk filmlerinden Babam ve Oğlum’un başrol oyuncusu Fikret Kuşkan En İyi Erkek Oyuncu ödülünü kucaklarken kadın oyuncu dalında ödül aynı filmdeki performansıyla Şerif Sezer’in oldu.

Jüri Özel Ödülü ise bu yıl kalabalık bir ekibe, Muğla halkına verildi. Yüksel Aksu’nun Dondurmam Gaymak filmine ve sinemaya olan desteklerinden ötürü ödüle değer görülen Muğla halkı adına ödüllerini filmin yönetmeni Aksu aldı.

Uluslararası Film Eleştirmenleri Birliği de bu sene festival jürisi ile hemfikirdi FIPRESCI ödülleri Altın Lale’leri kazanan filmlere verildi.


Bu sayfada yer alan tüm metinler ve diğer içerik özgündür ve MYNET A.Ş.’ye aittir. Kısmen de olsa hiçbir şekilde basılı veya herhangi diğer bir elektronik ortamda (CD, Internet, vs) izinsiz kullanılamaz. - Kısıtlamalar için tıklayın.
İlgili Film
Tristram Shandy: A Cock and Bull Story (2005)
İlgili Haberler
Karadeniz'in En İyi Yönetmeni (1 Haziran 2007)
En Güzeli Dondurmam Gaymak! (23 Mart 2007)
SİYAD ADAYLARI! (29 Aralık 2006)
Dondurmanın Kerameti (21 Aralık 2006)
Gaymaklı Gala (22 Kasım 2006)
İyi Yönetmen, İyi Komedi (21 Kasım 2006)
 
Altın İkon
Zürih Film Festivali, Sylvester Stallone'ye çok özel bir ödül vermeye hazırlanıyor...

Komik Ben!
Aktör Ben Affleck, Mike Judge komedisi Extract için görüşmeleri sürdürüyor...

Muro
Muro:Nalet Olsun İçimdeki İnsan Sevgisine, 5 Aralık 2008’de vizyona sunuluyor...

Klasikler
Hayal-Et Kitap Yayınları, Ayşen Oluk’un Klasik Anlatı Sineması adlı sinema kitabını yayınladı...

Avrasya Filmleri
Altın Portakal’ın dünyaya açılan yüzü Uluslararası Avrasya Film Festivali'nin programı çok güçlü...

Kült Resimler
Kevin Smith'in küratörleri arasında bulunduğu sergi beyazperdenin kült filmlerini hatırlatıyor!

Alex Proyas, bilim kurgu romanı Jonathan Hoag'ı film yapıyor...
Yazar David Bezmozgis'den bir ilk film: Victoria Day...
Penelope Cruz, Gotham Ödülü alıyor...
100 Kontör Bedava
Çekilişsiz, Kurasız, Kampanyamıza Katılan Herkese 100 Kontör Hediye!
www.100kontor.net
Hafıza Gücünü Geliştir !
Hafıza Gücünüzü Geliştirmek için Ücretsiz Beyin Eğitimi!
www.MegaHafiza.com
Mynet Adklik
 


( 5 adet )
tahir brky Bu kişiye Web Mesaj atmak için tıklayın!
(18 Mayıs 2007 Cuma, 19:01)
tüm ödüller sahiplerini bulmuş
kate- Bu kişiye Web Mesaj atmak için tıklayın!
(30 Ağustos 2006 Çarşamba, 22:38)
babam ve oğlum daha fazla ödül hak ediyordu. bu ödüllerin ciddiyetine inanabilmek isterdim..
ozgurbalci Bu kişiye Web Mesaj atmak için tıklayın!
(20 Nisan 2006 Perşembe, 16:44)
anlasilamayan ödüller...ilk madde sanırım en iyi kadın oyuncu ödülü için olmalı. yani anlamıyorum şerif sezer ne yaptı da bu ödülü hakketti. bir arkadaşımızın dediği gibi filmde 15 dakika gözüküp ve de hiç bir özelliği olmayan bir oyunculukla nasıl bu ödüle layık görüldü. ikinci nokta erkek oyuncu ödülünde bence. demek ki juri -başkanı cok iyi bir oyuncu olmasına rağmen- oyunculukları degerlendirme konusunda oldukça başarısız. bir oyuncunun en iyi ödülünü haketmesi için bence en önemli kıstas rolüne ve karakterine yaklaşımındaki özgünlüktür. yoksa 10 oyuncudan dokuzunun çıkaracağı bir oyunculuk ve yorum ödüle değer degildir. bu noktada bence bu yıl ödülü hakeden isim karagöz (haluk bilginer) dür. üzerine yepyeni bir karakter giymiş adam. ruh vermiş karagöze. yorumlamış ince ince. neden es gecildi anlamak benim için mumkun degil. sonra juri özel ödülü. .. neden verilir bu ödül. yaptıgınız film bir özelliğiyle takdire sayandır. juri bunu görür ve ödüllendirir. peki bu yıl bu ödülü hakeden film dondurmam gaymak mı olmalıydı. bugune kadar hangi çılgın bir donem filmine (kahpe bizans, keloglan kara prens gibi zırvaları dısarıda bırakıyorum tabi ki- hem de populer yaklasımlardan uzak biyaklaşımla 5 trilyon gibi bir para yatırmıştır. hem de karşılıgında 600 bin seyirci ve 2 milyon dolara yakın bir zarara ugramıstır. halkımızın begenilerine guvenmekle belki de maddi acıdan buyuk bir hata yapmistir ezel akay fakat sinemamıza buyuk bir katkı sunmuştur. metin erksan bu filmle ilgili yazdığı 14 sayfalık yazının sonu şöyle bitiriyor:"Yıllarca devletin ve siyasal yetkenin sinema yapımının içine girmemesi için savaş verdim. sinema bağımsız yapılır. Fakat bir de şu gerçek var. Ezel Akay gibi bir sinemacının bir daha ne zaman yetişeceği belli olmaz. Türkiye Cumhuriyeti devletine ve siyasal yetkeye, bu bildiğim bilimsel bilgiyi ve bilimsel düşünceyi apaçık söylüyorum. Türkiye Cumhuriyeti ve siyasal yetke; çabuk davranın. Ezel Akay gibi bir Türk sinemacının ne zaman yetişeceği belli değildir." bu sözlerin değerini anlamaktan aciz jüriyi esefle kınıyorum. herkesin en iyisi de özel ödülü de kendineymil demek ki. bir kez daha gördük. son bir parantez bu iki genç kız filmine nden bu kadar ödül verildiğini de anlamis degilim. ne oykude ne de işlenişinde cok özel bir özgünlükle karşılaşmadım ben. sevgiler...
rayiha Bu kişiye Web Mesaj atmak için tıklayın!
(18 Nisan 2006 Salı, 00:37)
Şiir gibi bir sinema diliyle anlattığı öyküyü adeta ruhumuza akıtan Reha Erdem'in "Beş Vakit"ini gördüğüm gece bu filmin ödülü kesinlikle alacağını düşünmüştüm. Çünkü Beş Vakit filmi gerek öyküsü, gerek yönetmeninin sinema araçlarını son derece bilinçli kullanması gerekse sinema dili denen şeyin tıpkı televizyon dizilerindeki gibi yakın plan konuşan kafaları arka arkaya dizmek olmadığını göstermesi bakımından; televizyon dizisi anlatımı olan ve büyük ölçüde insanı duygu buhranlarına sürükleyerek, dizi seyrede seyrede "sinemadan da televizyon dizisi tadı" almayı bekler hale gelmiş "malum" hedef kitlesini göz yaşlarına gark edip bilet parasının karşılığını fazlasıyla veren Babam ve Oğlum'a epey fark atıyordu; ne yazık ki (!) Pek çok sinematografik ve sanatsal özgünlüğü olan ve hepimizin hâlâ yaşamakta olduğu birtakım sıkıntılara işaret eden Beş vakit'in, Babam ve Oğlum'un popülaritesine ve nostaljik "göz yaşı tribünlerine" yenik düşüp jürice atlanması beklenemezdi zaten. Film gösterime girerse mutlaka seyredin. Çünkü Beş vakit de "anlatılamayıp" ancak "seyredilebilecek" o nadir filmlerden biri.
london23 Bu kişiye Web Mesaj atmak için tıklayın!
(16 Nisan 2006 Pazar, 11:52)
Ulusal yarışmada en iyi film Babam ve Oğlum'un hakkıydı, en iyi yönetmeni de Çağan Irmak'ın alması gerekirdi. En iyi erkek oyuncuyu Çetin Tekindor almalıydı. Orda Çetin Tekindor varken Fikret Kuşkan'ın alması hiç doğru değildi aynı zamanda Şerif Sezer'in ödül alması yapılan en büyük hataydı. Filmde 15 dakika bile oynamayan Şerif Sezer'e onur ödülü verildikten sonra, en iyi kadın oyuncu seçilmesinin ne anlamı vardı ? Babam ve Oğlum'dan Hümeyra ya da Beyza'nın Kadınları'ndan Demet Evgar'ın seçilmesi gerekirdi. 5 kişilik jüriyi bu kararlarından dolayı tebrik ederim.
1.serseri_3585
2.ezel3584
tüm üyeler    
Sinema severler
grubundan
haberin var mı?

Sen de katıl!
Copyright © MYNET A.Ş. Telif Hakları MYNET A.Ş.' ye Aittir.
İletişim   .Reklam   .Yardım