Sinema salonu bazı izleyiciler için sessizlik gerektiren kutsal bir mekan, bazıları içinse birşeyler yenilip içilecek bir yer. Rahatça öpüşüp koklaşmak amacıyla bu büyülü karanlığa sığınan sevgililer mi istersiniz, ağlayan küçük çocuklar mı - hepsi orada. Batı ülkelerinde olmayan bir uygulamayla filmlerin ikiye bölünmesi ve arada birşeyler satılması sizce doğru mu? Sessizliği mi, topluca atılan kahkahaları mı tercih ediyorsunuz? Yer göstericilerle hiç atıştınız mı? Sinema salonlarının belli bir adabı var mı, varsa neleri kapsıyor?
filmin başlama saati ne olursa olsun insanlar içeri alınmalı, koltuk numaraları olmamalı
bir cok sefer 'o çok sevimli' 'şaşkın profesör' gibi hafif filmlere 5 dakikageç kaldm diye salona alinmadm. bence bu uygulamadan vazgecilmeli parayi veren dudugu calmali.
ben şahsen sevimli profesör filminden 2 saniye kaçırınca kimsenin bir şey kaçıracağına inanmıyorum, inanamııyorum. tabiy bu tur bir uygulamaya geçilirse cozutan paldir kuldur iceri giren insanlar olabilir ama hiç paldır küldür dışarı çıkan insan olmuyor mu? madem oyle onları da salondan çıkartmayalm aynı şey.
ve bir de koltuklar numaralı olmamalı aynı mantıkla erken gelen istediği yere oturmalı, böylece salonlarda hem şirketler yer gostericiler için extradan para odemez hem de insanlar bahsis verme zorunluluundan kurtulur.