Türkiye'nin en çok, dünyanın 8. en çok okunan Sinema sitesine Hoşgeldiniz.
Ana Sayfa Sinekritik Sinemasal Sinegişe Pek Yakında Haberler Arşiv Forum BeyazPerdem Fragman TV Tv-Dizi
Forum Ana Sayfa   |  Forum Cevaplarım   |  Forum Mesajlarım
Mesaj Kutum   |   Film Listelerim
cAfé Beyazperde
Gelin, sinemayla ilgili olsa da, Beyazperde.com Forum Alanlarının konusu dışında kaldığı için yazacak yer bulamadığınız yazışmaları bu serbest alanda sürdürün! Serbest dediysek diğer kurallar değişmedi elbette: Nezaket sınırları içinde kalacağız, kişisel ve sinemayla ilgisiz mesajlar atmayacağız... vs... vs...
8207 kez okunmuş / 330 cevap yazılmış > Son cevap 21.08.2008, 18:27   
bluevelve  ÜYE Profili   WEBMesaj ile özelden konuş
Bir Ülke,Bir Yönetmen,Bir film,Bir Yorum

Merhabalar sevgili beyazperdenin değerli üyeleri, biliyorsunuz sinema her ne kadar evrensel bir bütünlük ihtiva etse de, her toplumun yada kültürün yahut ülkenin kendinden kattığı farklı unsurlar yahut betimleyiş şekli mevcuttur. Kimi ülkenin iklim yapısı sinemaya da sirayet ederek, perdeye yansıyan yüzlerin donuk ve işlenen hikayelerin soğuk bir seyirde seyredip sonlanmasına zemin hazırl.mıştır. Kimi ülkeler ise dinlerinin dogmatik öğretiler ile şekillenmesinin yansımalarını karelere de sirayet ettirerek, şekillendirdikleri olay örgüsünün yapısını da ruhani bir yörüngeye oturtmuştur. Kimi ülkeler ise; sarmalına düştükleri şiddet toplumunun yansımasını perdeye de aksettirerek, verdikleri yap.tlarda şiddeti irdelemiş ve yaşayarak yaşatmıştır. Yani sözün kısası; her ülke kendinden kattıkları ile sinema kavramının içini apayrı yüzler ve renkler ile doldurmuş, sinemanın gelişiminde katkı yapmıştır. Bariz farklılıklar görülebilir, ülke sinemalarının hikayeyi işleyiş yapısında yahut anlatış tarzında. Bu nedenle izleyici sadece belli bir ülkeye yahut k.ta sinemasına bağlı kalmamalı, farklı coğrafyalara da açılarak, o coğrafyadan kaynaklık bulan yerel yapının dilinin sinema eserlerine kattığı mana ile anl.mları gözlemleyerek, içselleştirebilme şansına muktedir olmalıdır.

Yukarıda yazdıklarımı; paylaşımın tek amaç olacağı ve bu paylaşımı gerçekleştirmeye giden yolun bizlerin katkısı ile var edileceği; iletişimsel, düşünsel, algısal ve bireysel kazanımlarımızın birleşmesi neticesinde oluşum imkanı bulacak olan, sinemasal yorumlamaya odaklı ve bizzat temeli sinema olan karşılıklı etkileşimi ve paylaşımı amaçlayan bir etkinlik ile hayata geçireceğiz. Hiç kuşkusuz bunun her üyeye; gerek sinema eserlerini irdeleme, gerek yorumlama yetisini geliştirme yada pekiştirme ve gerekse de farklı ülkelere ait ve onlara özgü sinemasal yapıları inceleme olanağı sunacaktır. Böylece edilgen bir izleyici yerine kişi, etkin bir yorumlayıcı sıfatına bürünecektir.

Her şeyden önce bir hususun altını çizmek istiyorum lakin, daha önce karşılaştığım bir sorun bu. Bir filmi yorumlamak, karelerde görülen olay örgüsünün çıkarımını yapmak ama bunu yaparken salt kendi algısal süzgecinden geçirmek, eser kişi üstünde hangi intibayı bırakmış ise, o çıkarımları sıralı cümleler ile yazı şekline büründürmek suretiyle ortaya koymak, sadece kendi dimağının duvarlarında yankılanan filme dair düşüncelerini açığa çıkartmak gibi herkesin yapabileceği bir faaliyetten kişinin imtina etmek sureti ile kaçınması. Bu belki bir çekingenlik sonucu oluşmaktadır, belki de yazamayacağını yada yazsa bile yazısının etkin olmayacağını düşünme sonrasında vuku bulmaktadır. Yahut yazılan yorum ile alay edileceğinden çekinmektedir veya kişi yorum yazamayacağını düşünmektedir. Kısacası; sebep ne olursa olsun, yazma eyleminden sakınılmakta ve mesafeli durulmaktadır. Bu aslında yanlış bir yaklaşımdır, sonuçta yapılmak istenen; film kişiye ne verdiyse yada hissettirdiyse onun yazıya dökülmesidir. Bu faaliyetten çekinmemek gerekir.
Neyse sözü fazla uzatmadan başlığın işleyişini maddeler halinde sıralamak istiyorum :

Başlığın İşleyişi

1-Öncelikle üç ülke adı belirleyerek ilginize sunacağım. İki günlük bir süre sonunda en çok telaffuz edilen ülke seçilecek. Daha sonra bu ülkeden üç yönetmen adını ilginize sunacağım. Yine iki günlük bir süre sonunda en çok telaffuz edilen yönetmen seçilecek. Daha sonra seçilen yönetmenin üç filmini ilginize sunacağım. Bu sefer üç günlük bir süre sonunda adı en fazla telaffuz edilen film seçilmiş olacak.
2-Ülke, yönetmen ve film seçimi ile bu seçimin bitiş tarihleri tarafımdan belirtilecektir.
3-Her katılımcı “sadece”, belirlenen filme dair BİR yorum yazısı vücuda getirecektir.
4-Bir diğer başlığım olan “Film Kritiği, Yorumu ve Eleştirisi” başlığı ile dönüşümlü olacaktır.
5-Yorumlanacak film belirlendikten sonra işleyiş; “Film Kritiği, Yorumu ve Eleştirisi” başlığındaki gibi olacaktır. O başlıktaki belirtilen 5 maddenin de dikkate alınması, önemle rica olunmaktadır.

Umarım, filmlere dönük farklı suretleri, yapıları, renkleri, tatları, bilinmeyenleri, gizleri ve değişik yapıları irdeleyerek, algısal çıkarımlarımız ışığında şekillendireceğimiz yorumlarımızın paylaşılmasını amaçlayan gayeye iştirak edersiniz.
-----------------------------

A ) Ülke Seçkisi - ( 29 Ağustos Salı, gece 12 de seçim son bulacaktır. )

1- Brezilya
2- İngiltere
3-Japonya

Şimdiden tüm katılımcılara kolay gelsin der, saygı ile sevgilerimi sunarım.

Sayfa 5 / 11 …  3  4  5  6  7  …
<önceki   sonraki>  son» 
  hurricaned    ÜYE Profili  WEBMesaj ile özelden konuş 22.09.2006, 16:48
şeyda bravo:) cumlelerinde her kelimende inan gorundugunden daha fazla mana var..kimse alinmasin ama teknik insanin hali her seyinden belli oluyor:) insaat muhendisi olsaymissin daha guzel olacakmis ama:P kizma hemen saka tabi eline saglik:)
bu mesaj kurallara uymuyor ise tıklayın. 
  çatlak şeyda    ÜYE Profili  WEBMesaj ile özelden konuş 22.09.2006, 16:58
:)
bu mesaj kurallara uymuyor ise tıklayın. 
  oscar1895    ÜYE Profili  WEBMesaj ile özelden konuş 22.09.2006, 17:06
Yeni görüyorum başlığı,
umarım bundan sonra katılma fırsatım olur.
Baştan söyleyeyim, sizler gibi uzun uzun metinler yazamam, üstelik şiirsel bir üslup hiç kullanamam:)
Avelon, Boş Ev'le ilgili yazdıklarının hepsini not ettim, hatta en kısa zamanda yeniden izleyeceğim Duk'ın bu eşsiz eserini...
bu mesaj kurallara uymuyor ise tıklayın. 
  mischa_brtn    ÜYE Profili  WEBMesaj ile özelden konuş 22.09.2006, 18:51
bazı sebeplerden dolayı katılamıyorum film yorumlamalarına..sadece okuyarak takip edebiliyorum...sevgili avelon gerçekten çok güsel yorumlamış..hayran kaldım açıkçası...diğer arkadaşlar da öyle tabii..ellerinize ve yüreğinize sağlık...
bu mesaj kurallara uymuyor ise tıklayın. 
  The Director    ÜYE Profili  WEBMesaj ile özelden konuş 24.09.2006, 01:26
Bin Jip

Çoğu insan için yeni bir fikir , marjinal bir deneyim;sessiz sedasız bir sinema keyfi...''Göstererek anlatabildiğin hiç bir şeyi söyletme'' gibisinden bir yol izliyor ve bunu da gayet iyi başarıyor.Gördüğümüz her şeyi anlayabiliyor,tek duyum organımızla da film izlenebileceğini keşfediyoruz.Bazen filmde tekrar tekrar kullanılan o hoş müzik bize yol gösteriyor,kimi zaman filmle bir bütün olup onların harmonisine katılıp bir bütün oluyor,filmi ve bize geçirmek istediği kompleks duyguları birebir yüreğimizin derinlerine işliyoruz...

Bir renk tarif edilebilir mi? Mavi,yeşil kırmızı veya siyah ya da beyaz...Bir tarifi mümkün müdür? Mavi , bütün bir hafta stresten boğularak kendini zevk ve huzurun içine atmak isteyen bir insanın bir tatil gününü içinde geçirmek isteyeceği denizin rengi diyebiliriz ama tanımlayamayız.Veya aşk,sevgi,kin,nefret...Yıllardır bıkılıp usanılmadan sorulan sorulardandır.Aşk nedir? Sevgi nedir? Var mıdır bunun bir cevabı? Mümkün müdür bunu cevaplayabilmek...Soruya verilen cevap normatif özellik taşıyabilir mi? Bu noktada çokta sorgulayıcı olmamak gerekir.Bir insan aşkın,sevginin veya mavinin,yeşilin tanımını neden yapmaya kalkışır ki.Doğa;eğer insan,onu çözemez,anlamaz ve ona karşı bir savunmada bulunmaz ise öldürücü olabilir.Nitekim zamanda ilerleyiş bu şekilde olmuş,insan doğayı anlamaya çalışmış ve neticede çözerek onu uysallaştırmayı bilmiş...

Bu film insana aşk gibi sevgi gibi değerleri susarak anlatıyor ki neticede çok saygıdeğer ve çok manidar bir yöntem ve bunu o kadar da güzel başarıyor ki aslında insanın filmin izinden giderek, onun stiline uyarak filmin karşısında susması bence en doğru yöntem gibi geliyor.Filmin esas oğlanının ( Bu tabire de pek sıcak bakmıyorum ama kullanmış bulundum mazur görün ) yerinin yurdunun olmaması kapı kapı dolaşıp insanların hayatlarına özenmesi,onların hayatlarını yaşaması; onların eşy*larını bir minnet borcu olarak tamir etmesi,bize; bazı şeyleri sorgulatmaya başlıyor.En azından etik açıdan adamın yaptıklarının doğruluğunu tartışmak ilk aşamada bize sunulan bir soru olarak kendini gösteriyor.İnsanların kendi hayatlarına yapılan empatik yolculuk.Bunun,sosyolojik açıdan güzel bir davranış olduğu göz önüne gelse de etik açıdan zararları olabilir.Neticede insanların mahremiyeti söz konusu...

Hayatın bayağılaştığı kimi zaman çoğumuz tarafından fark edilir.Hayat bayağılaşır ve severek yaptığımız şeyler de kimi zaman bize yapılması gerekliymiş,bu bir sorumlulukmuş gibi gelir.Kimi zaman bir yerlere bağımlı olduğumuzu hissederiz.Bir insana ayırmamız gereken sevgiyi bir eşyaya,cansız bir varlığa ayırır ve hatta o eşya için bazen bir canlının hayatına kıyarız.Bu eşya bazen bir ev olur,bazen bir araba bazen de bir tomar para...Ama hiçbir zaman hiçbiri bir insanın hayatına,bir insana duyulan sevgiye eşdeğer değildir,olmamalıdır da.Esas oğlanımız,belki de bunun bilincine vararak insanlara verdiği değerin ışığında onları anlamak onların sorunlarını paylaşmak,belki de acılarını dindirmek amaçlı hayatı keşfetmeye çıkıyor bir anlamda.İnsanların mahremiyetine,onların iç düny*larına adım atıyor.Onlarla birlikte yaşıyor ve hayatı bir de onların gözüyle görüyor.Ve bir gün girdiği bir evde sadece bir eve girmekle kalmıyor,bir insanın kalbine,onun dünyasında onun için soluk alan,onun için yaşayan biri olmak üzere adım atıyor.

Neticede bizler;sözlerin aldatıcılığı,onların baş döndürücülüğünden uzak, sadece gözlerin konuştuğu ve pür,saf duyguların perdeye yansıdığı tarifi mümkün olmayan bir duygu sağanağı izliyoruz.Mümkün olabildiğince güzel,güzel olabildiğince mümkün olan bir aşk hikayesi ve bundan da fazlası...
bu mesaj kurallara uymuyor ise tıklayın. 
  father karas    ÜYE Profili  WEBMesaj ile özelden konuş 24.09.2006, 22:03
ve aşk iki kez geldiğinde
ve iki kez yal.n söylediğinde
bir daha asla sevmemeye karar verdik,
böylesi adilaneydi,
bize ve aşkın kendisine.

Bukowski...

boş ev..
bir yeni dönem masalı...

estetiğin.. film kareleriyle.. umursamazlığın.. boş evlerle.. ve aşkın.. gerçek aşkla birleşmesidir bin jip..

bazısı, hayatını insanların kısa süreliğine boş bıraktığı evlerde geçirir.. asla sahip olmadığı ve olamayacağı o boş evlerde..
ve kısa süre de olsa.. sahiplenir.. o evi.. kendi eviymiş gibi.. tamir eder eşy.ları.. sonra da çekip gider.. umarsızça...

bazıları, sahip olduklarından memnun olmaz.. evleri her zaman doludur.. ve yanı başındadır.. hayat arkadaşı.. ama mutsuzdur.. o bazıları..
her şeyi bırakmak ister.. sahip olmadıklarını diler belki de.. gerçek aşkı.. ve boş evleri...

diğerleri ise.. mutlu olmak için çabalar.. karşısındakini zorlar... hayatta istedikleri sadece, sevilmenin ve nefret etmenin kendilerine bağlı olmasıdır..
mutlu olmak için karşısındakini üzer onlar.. asla mutlu olamazlar..

ta ki..

girdiği boş evde.. gerçek aşklar birleşene kadar... gerçek aşk bir kez gelir... bazısı.. ikinci kez aşık olduğunu zanneder.. karşısındakinin...
ama aslında o, arkasındaki gençi sevmektedir.. mutlu olmak için çabalayan adamın arkasındaki.. boş evlerde dolaşan adamı sever, kız...
ama artık herkez mutludur..

genç, kaybolmuştur.. asla var olmadığı insanların dünyasında.. bir tek aşkı görür onu..
kız, kocasına bakar... ve gülümser aslında arkasındaki gençe..
adam ise mutludur.. arkasındaki gençten haberi olmadığı için belki de...

ve kimse konuşmaz artık.. konuşmak için bir gerekçeleri yoktur çünkü..

herkez istediği eve ulaşmıştır artık...
bu mesaj kurallara uymuyor ise tıklayın. 
  The Director    ÜYE Profili  WEBMesaj ile özelden konuş 25.09.2006, 02:20
Değerli dostum yeni ülkelerini ve akabinde yönetmen ve filmleri bekliyoruz.Bp'nin bu topice ihtiyacı var diye düşünüyorum...
bu mesaj kurallara uymuyor ise tıklayın. 
  e l i f    ÜYE Profili  WEBMesaj ile özelden konuş 25.09.2006, 02:25
cuma bir film ancak bu kadar güsel bi şekilde satırlara dökülür..herşey var yazında..ellerine sağlık!!
bu mesaj kurallara uymuyor ise tıklayın. 
  Avelon    ÜYE Profili  WEBMesaj ile özelden konuş 25.09.2006, 11:32
hepinize çok teşekkür ederim arkadaşlar, oscar'cım çok özlettin kendini bu arada..
bu mesaj kurallara uymuyor ise tıklayın. 
  Avelon    ÜYE Profili  WEBMesaj ile özelden konuş 25.09.2006, 11:47
The Director: ''Göstererek anlatabildiğin hiç bir şeyi söyletme''... bayıldım bu lafa, bu filmi tanımlayan belki de en doğru laf..

Sevgili Father Karas, sen de çok farklı bir pencereden bak*p nefis bir yazı yazmışsın. 3. adamı unutmuştuk, ne güzel bir sahneydi o değil mi?

hepinizin ellerine sağlık..
bu mesaj kurallara uymuyor ise tıklayın. 
  The Director    ÜYE Profili  WEBMesaj ile özelden konuş 25.09.2006, 16:00
Teşekkür ederim sevgili Avelon.Pek benden çıkmış bir söz değil,senaryo yazmada ki güzel kaidelerden biri.
Ayrıca tebrik ederim güzel bir yorum oluşturmuşsun bayılarak okudum diyebilirim...
bu mesaj kurallara uymuyor ise tıklayın. 
  bluevelve    ÜYE Profili  WEBMesaj ile özelden konuş 25.09.2006, 19:26
Herkese iyi akş.mlar. Geçen bir haftanın ardından, seçilmiş olan Kim Kİ-Duk’un Bin Jip(Boş Ev ) adlı yap.tına dönük yorum yazarak, paylaşım içine girme gayemize vakıf olmuş bulunuyoruz. Seçim sürecine katılan arkadaşlara teşekkür ederim. Değerli yorumlarıyla gönlümüze taht kuran ( Avelon, Hurricaned, Çatlak Şeyda, The Director, Father Karas )arkadaşlara ise emeklerine, ellerine ve zihinlerine sağlık diyorum.

Sinemayı yaşamak, yaşatmak ve özümseyerek içselleştirmekti gayemiz. Hem etkileşim içine girmekti hem de paylaşımlarımızla yorumladığımız filmin saklı suretlerini yüzeye taşıyıp keşfetmekti. Bu keşifte beni yalnız bırakmayan tüm dostlarıma en samimi duygularımla şükranlarımı sunuyorum. Her biri birbirinden okunası ve değerli yorumlar, inanıyorum ki; bir eseri farklı gözlerden ve farklı algısal süzgeçlerden geçirerek irdeleme sonucunda o eserin, benzersiz suretlere bürünerek farklı vücutlarda yeniden doğmasına vesile oldu. Böylece bir birinden değişik bakış açıları ile bezenen leziz yorumlar yazıya döküldü ve bünyelere nüfus etti. Kendi adıma bu paylaşım vesilesiyle daha önce hiç yaşamadığım mutluluğu yaşadım.

Tabi her mutluluğun bir sonu vardır. Her başlangıcın bir bitişi, her doğanın bir yitirilişi, var olduğu gibi. Hayat insanın önüne hiç ummadığı anda ummadığı setler çekmektedir ve bu, bireyin kontrolünde olmayan bir devimindir.

Bu sitede çok değerli dostlar edimdim ve çok güzel arkadaşlıklar kurdum. Yeri geldi güldük, güzel paylaşımlarda bulunduk, sinemayı farklı pencerelerden seyreyleyerek benzersiz etkileşimler içine girdik. Çok şeyler öğrendim, çok şeyleri de paylaştım, bazı anlar geldi zehirli sözler ile yaralandım. Ama içime attım tüm yaşlarımı ve rüzgara göğsümü açtım, adımlarımı sağlam bastım. Ama zaman ve an, insanın karşısına hiç olmadık sürprizler çıkartıyor, hiç beklenmedik vakitlerde. Ve artık geriye adım atıyor insan, zamanın gerisine.

Sözcükler şu an itibariyle, boğazıma düğümlenmekte. Sevgiler ile saygılar sunarım her bir sevdiğime. Belki bir gün yolumuz, yine kesişir beyazperde de.

Tüm tanıdıklarıma, geçirdiğimiz yıllar içindeki yaşadığımız güzel anlar adına, sonsuz teşekkürlerimi sunarım.
bu mesaj kurallara uymuyor ise tıklayın. 
  şonpen    ÜYE Profili  WEBMesaj ile özelden konuş 26.09.2006, 00:04
Son dönemlerde beni en çok etkileyen filmin yorum yazan değerli arkadaşları da etkilediğini görmek sevgiyi sözcüksüz anlatan bu filmin sevgiyi ne kadar güzel yaydığını hepimize anlattı sanırım.yanlız Natacha Atlas'ın gafsa şarkısına ayrı bir parantez açıp saygımızı sunmak da gerekiyor.
bu mesaj kurallara uymuyor ise tıklayın. 
  hurricaned    ÜYE Profili  WEBMesaj ile özelden konuş 26.09.2006, 15:48
dostum hayirdir? bir veda midir bu msj??
bu mesaj kurallara uymuyor ise tıklayın. 
  oscar1895    ÜYE Profili  WEBMesaj ile özelden konuş 11.10.2006, 20:13
Bluevelve'in niçin veda ettiği bilinmez.Belki işlerden dolayıdır, belki de başka bir sebebi vardır; lakin onsuz beyazperde'nin çok büyük bir eksikliği hissedeceğinden şüphem yok.
Kendisini seven tüm arkadaşlar adına:
Geri Dön!....
''Bize Bunun Son Şarkı Olduğunu Söylüyorlar.Bizi Tanımadıkları İçin.Eğer Biz İzin Verirsek Son Şarkı Olur!..''
bu mesaj kurallara uymuyor ise tıklayın. 
  sari_23    ÜYE Profili  WEBMesaj ile özelden konuş 12.10.2006, 01:05
kendisi kısa bir zaman sonra dönecek...
(beni yaL-ncı çıkarma Serdar)
bu mesaj kurallara uymuyor ise tıklayın. 
  simyacı**    ÜYE Profili  WEBMesaj ile özelden konuş 12.10.2006, 01:21
Evet bana da döneceğini söyledi.
(Hatırlatalım ki vazgeçmeye kalkışmasın:))
bu mesaj kurallara uymuyor ise tıklayın. 
  bluevelve    ÜYE Profili  WEBMesaj ile özelden konuş 01.01.2007, 03:08
Herkese mutlu yıllar dileyerek başlamak istiyorum sözlerime. Aradan geçen uzun ayrılık, nihayetinde artık sonlandırılması zaruri yet arz eder bir hal aldı. Bu; hem sinemasal paylaşımı tekrardan canlandırmak, hem de geçmiş güzel günlerin sinema ile yoğrulan birlikteliğini yeniden olur kılmak i.in.

Bu başlık çatısı altında takriben 4 ay önce çok nitelikli nice sinemasal paylaşımları vücuda getirmiştik. Bilinen bir nedenden ötürü ara verdiğimiz bu etkileşime yeniden start vererek, yeni yılla birlikte yeniden sinemaya dair paylaşım içine girmek mutluluk vesilesi olacaktır, şahsım için.

Öncelikle başlığın sunumunun ve sunumdaki sıralanan 5 maddenin okunması önem arz etmektedir. Daha önce bu başlık altında bir araya gelenler aşinadır, başlığın işleyişine ama beyazperde’nin yeni müdavimlerinden dikkatlice okumaları istirham ediyorum. Evet artık başlaya biliriz ;
---------------------

A ) Ülke Seçkisi – ( 2 Ocak Salı, gece 12 de seçim son bulacaktır. )

1- Fransa
2- Yunanistan
3- İtalya

Şimdiden tüm katılımcılara kolay geldin der, saygı ile sevgilerimi sunarım.
bu mesaj kurallara uymuyor ise tıklayın. 
  hurricaned    ÜYE Profili  WEBMesaj ile özelden konuş 01.01.2007, 17:03
fransiz sinemasini boylot ederek italya diyorum sevgili dostum:) ama ne y@lan soyleyim gonlum fransadan yana..yaw benim boykotumdan nolacak ben degistiriyorum fransa secimim:)

-fransa
bu mesaj kurallara uymuyor ise tıklayın. 
  frodobagins1907    ÜYE Profili  WEBMesaj ile özelden konuş 01.01.2007, 18:37
bende fransa diorum...
bu mesaj kurallara uymuyor ise tıklayın. 
  shadow_    ÜYE Profili  WEBMesaj ile özelden konuş 01.01.2007, 18:57
İtalya ile Fransa arasında seçim yapmak gerçekten çok zor...Hımm Fransa olsun..

bu mesaj kurallara uymuyor ise tıklayın. 
  prohaska    ÜYE Profili  WEBMesaj ile özelden konuş 01.01.2007, 20:14
Fransa
bu mesaj kurallara uymuyor ise tıklayın. 
  banugunes    ÜYE Profili  WEBMesaj ile özelden konuş 01.01.2007, 20:45
bu başlığı yeniden paylaşıma açık ! görmek gerçekten çok hoş :)

ben de fransa diyorum.
bu mesaj kurallara uymuyor ise tıklayın. 
  oscar1895    ÜYE Profili  WEBMesaj ile özelden konuş 01.01.2007, 20:47
Fransa olsun...
Bu arada sevgili dostum, cuma gecesi korku sinemalarının salonlarını da yeniden açsak, ne güzel olur...
bu mesaj kurallara uymuyor ise tıklayın. 
  Metalic    ÜYE Profili  WEBMesaj ile özelden konuş 02.01.2007, 04:51
Yunanistan
bu mesaj kurallara uymuyor ise tıklayın. 
  bluevelve    ÜYE Profili  WEBMesaj ile özelden konuş 03.01.2007, 01:30
Herkese iyi geceler, gece yarısı itibariyle ülke oylaması sonuçlanmıştır. Bende terciğimi Fransa’dan yana yapıyorum. Katılanlara teşekkürler.
Sonuçlar şöyledir :

1-Fransa 7 oy almıştır. ( hurricaned, frodobagins1907, shadow, prohaska, banugunes, oscar1895, bluevelve )

2-Yunanistan 1 oy almıştır.( metalic ) Seçilen ülke Fransa olmuştur.

İkinci aşamaya geçebiliriz.
--------------------
B ) Yönetmen Seçkisi ( 4 ocak Perşembe, gece 12 de seçim son bulacaktır. )

1- Jean-Jacques Annaud
2- Jean-Pierre Jeunet
3- Jean-Jacques Beineix

Şimdiden tüm katılımcılara kolay gelsin der, saygı ile sevgilerimi sunarım.
bu mesaj kurallara uymuyor ise tıklayın.