Türkiye'nin en çok, dünyanın 8. en çok okunan Sinema sitesine Hoşgeldiniz.
Ana Sayfa Sinekritik Sinemasal Sinegişe Pek Yakında Haberler Arşiv Forum BeyazPerdem Fragman TV Tv-Dizi
Forum Ana Sayfa   |  Forum Cevaplarım   |  Forum Mesajlarım
Mesaj Kutum   |   Film Listelerim
Vizyonda Görmek İstedikleriniz
Vizyonda Görmek İstedikleriniz, son yıllarda çekilmiş ama ülkemizde gösterime girme şansı bulamamış filmlere ayrılmış bir forum alanı. Festivaller ya da ev sineması sayesinde tanıştığınız, ya da tanışamayıp merak ettiğiniz yapımları burada tartışabilirsiniz. Dünyada üretilen tüm filmlerin gösterim şansı bulabilmesi imkansız. Bazen bir çok müthiş film arada kaynayıp unutuluyor. Haydi, sarılın klavyeye, bu filmleri gün ışığına çıkarın! Unutmayın, film şirketleri de Beyazperde.com’u çok yakından takip ediyor...
4564 kez okunmuş / 64 cevap yazılmış > Son cevap 19.08.2008, 15:08   
polat36  ÜYE Profili   WEBMesaj ile özelden konuş
Tarsus cehennemi

Selam beyazperde okuyucuları; sizden bir isteğim olacak. elimde bir konu var ve bunu senaryolaştırmak istiyorum. daha öncede bir film şirketine gönderdim kısa bir senaryo olarak, bir film olsa nasıl olurdu merak ettiğimden dolayı böyle bir forum konusu açmak istedim. kafamda 1996 yılında ilk kıvılcımı çakan bir film projesi oluştu. filmin adını tarsus cehennemi olarak düşündüm. konusu kısaca şu: şahmeran hikayesini bundan yıllar önce dinlemiştim. o günlerde fazla ilgilenmemiştim ancak zaman geçtikçe tarih dersininde katkısı ile tarsus'a bir ilgi duymaya başladım bu ilginin sebebi yunanlıların tarihte Türkiye topraklarının üzerinde bizans imparatorluğu olarak yaşamaları ve asıl ilginç olanı bize anlatılan masalları kendi geleceklerine mitoloji olarak aktarmalarıydı.
şahmeran kürtçe bir kelimedir ve yılanların şahı anlamına gelmektedir. yarısı kadın ve yarısıda yılan ekhidna'da yunan mitolojisinde aynı bölgede gösteriliyor. tarsus'ta..
insanın aklına 40 türlü fikir geliyor. belki bu anlatılanlar bir uydurmaca, hepsi inanmaya ihtiyaç duyan o devrin insanlarının bilinç altında ürettiği birer hayal ürünü ya da; belki de gerçekten yaşayan bir varlıktır yılan kadın, yanlızca aynı bölgedeki farklı kültürlerin isimlerini başka başka telaffuz etmelerinden dolayı günümüzde şahmeran&ekhidna olarak bilinmektedir.
İşin ilginç tarafı ölüme bile şifa bulan lokman hekim'in hikayeye katılmasıdır. mükemmel bir film yapılırdı aslında senaryom bile hazır. filmin ilk başlangıcı şahmeran ve lokman hekim hikayesi, herkesin bildiği gibi lokman hekim şahmeranla karşılaşır ve serbest kalana kadar bitkilerin hastalıklara şifa olduğunu öğrenir. şahmeran lokman hekim'in kendi yerini söyleyeceğini biliyordur ama lokman hekim'i yine de yeryüzüne geri gönderir. hükümdar hastalanır ve ülkenin bütün şifacıları toplanır. hastalığa şahmeranın etinin deva olacağı ve şahmeranı görenin vücudunda derisinin pulla kaplandığı söylenir. ülkede herkesin hamam'a gidip vücudunu saray muhafızlarına göstermesi zorunluluğu çıkartılmıştır. lokman hekim bulunur ve şahmeran'ın yeri öğrenilir. şahmeran saraya yemeğe davet edilir. saray'a gitmeden önce yılanlara "benden haber almadıkça insanoğlu'na saldırmayacaksınız" der. saray da üçe bölünerek öldürülür. hükümdar zehirli olan kuyruk kısmının etini yer ve ölür. lokman hekim de ilim sahibi olur.
Rivayete göre yılanlar insanoğlu'na saldırmak için o günden beri şahmeran'dan haber bekliyorlarmış. işte senaryo'nun gelişme aşaması yılanlar şehre saldıracaklar ve o şehri yok edecekler. tarsus-misis'i
filmin İsmi bile hazır "tarsus cehennemi" 1996 yılından bu yana yazmayı amaçladığım bir hikaye gelecekte geçiyor 2013 yılında yılanlar şehre saldırıyor ve o şehri yok ediyorlar. hikaye bu..
Bir şehre saldıran ve o şehri yok eden yılanlarla ilgili. hadi arkadaşlar konuyu okudunuz ve bunu senaryolaştıralım. belki birisi çıkıp film yapar.
(1-konunun gerçeklikle alakası yoktur. yanlızca kulaktan dolma bilgilerin toplanması ile oluşturulmuş, bilgi dağarcığımda yer etmiş bir senaryodur. 2-forumun gönderilebilmesi için başlıkta ve aynı cümle içerisinde üç büyük harf olmaması kuralına uyulmuş, baş harfler ve özel isimler küçük harflerle yazılmıştır. (bu da işin esprisi))
lütfen yorumlarınızı kurallar doğrultusunda birbirinize sataşmadan konu ile ilgili olarak yapınız.
yardımlarınız ve görüşleriniz için teşekkür ederim.

Sayfa 1 / 3 1  2  3 
 sonraki> 
  polat36    ÜYE Profili  WEBMesaj ile özelden konuş 11.12.2006, 10:58
Konu ile ilgili diğer bilgiler:
1-Daha öncede şahmeran adlı bir film yapılmıştır. yönetmeni Zülfü livaneli, başrolde Türkan şoray oynuyordu. ancak bu konu çok farklı..
2-Şahmeran efsanesi: bugün kentin merkezinde heykeli bulunan şahmeran, yılan gövdeli, erkek başlı bir yaratık olarak bilinir. efsaneye göre, misis'de oturan ve yılanların kralı olarak kabul edilen şahmeran, o zamanki tarsus kralının kızına aşık olmuş. Güzel prenses, eski hamam da yıkanırken şahmeran hamamın üstüne çıkıp kubbe deliğinden gizlice onun yıkanışını seyredermiş, bir defasında yine seyrederken hamamın içine düşmüş ve o zaman prensesin koruyucuları şahmeran'ın başını keserek onu öldürmüşler. Bugün hamamın iç duvarlarındaki kırmızı lekelerin, şahmeran'ın vücudundan fışkıran kanlar olduğuna inanılmaktadır.
3-Eski hamam (şahmeran hamamı)
yeni vakıf işhanı'nın yanında, kızılmurat mh.'de yer almaktadır. romalılardan kalma bir hamam temeli üzerine ramazanoğulları tarafından yapıldığı söylenir. roma döneminden kalan hamam altından geçme'nin uzantısı, eski hamam'ın olduğu yere kadar uzanır. Kapının yanındaki kitabede 1290, m1873 yılında onarım gördüğü yazılıdır. Mahmut paşa vakfı olarak bilinir. Restore edilerek halkımızın hizmetine sunulmuştur. efsanevi yılanlar padişahı şahmeran'ın burada kesildiğine ve kanının bu hamamın duvarlarına sıçradığına inanıldığından "şahmeran hamamı" da denir. Plan şeması dört eyvanlı tipe giren eski hamam, yapılan değişikliklerle eski durumunu kaybetmiş, sıcaklık ve havlet kısımlarından oluşmuştur. Halk arasında şahmeran olarak bilinen yapı, . Hamam, kuzey güney arkasında olup, dikdörtgen plan ihtiva etmektedir. duvarları moloz taştan inşa edilen yapı genel olarak Türk hamamı özelliklerin göstermektedir. Soyunma yeri, ılıklık, sıcaklık ve külhan bölümünün üzeri kubbe ile örtülüdür. Ayrıca 10 ahşap loca ve ortada sonradan betonla çevrilmiş bir havuz vardır.
4- Şahmeran efsanesi ve mitolojik kaynakları:
Anadolu’ nun sadece sözlü halk edebiyatında değil, el sanatlarında da etkisini sürdüren bir efsanedir şahmaran yada şahmeran. özellikle genç kızların çeyizlerinde ki işlemelerde ve duvar resimlerinde kem gözlerden korunmak için kullanılmaktadır. Kimilerine göre ceyhan ile misis arasında ortaçağda yapılan yılankalede yaşadığı söylenir. bu söylencenin izleri adana’nın selle, ceyhan’ın yelle, misis’in yılanla gideceği şeklindeki bir tekerlemeyle bütün canlılığını korumaktadır. Bu tekerlemede yılankalenin koruyucu yılanlarının efendileri şahmeran’ın öldürüldüğünü bilmedikleri ve bunu duydukları gün insanlardan intikam almak için misis’e inerek insanları öldüreceklerine inanılır. evliya çelebi seyahatnamesinde yılankaleden bahsederken ”evsafı kal’ai şah maran” yani şahmaran kalesi olarak söz eder ve bu kalede sürü sürü yılanın yanında boynuzlu ve ensesi tüylü bir yılanın görüldüğünü yazar. (Evliya Çelebi,1935:340) misis’te, tarsus’ta ya da herhangi bir yerde anlatılan efsanelerde yoksul bir ailenin oğlu olan lokman’ın odunculuk yaparak geçimini sağlarken şahmeran’la tesadüfi karşılaşması anlatılır. Bu karşılaşmadan sonra lokman uzunca bir süre şahmeran’ın himayesinde yaşar. daha sonra lokman şahmeran’ın yaşadığı yeri kimseye söylemeyeceği sözünü vererek evine döner. ülkenin hükümdarının bir gün amansız bir hastalığa yakalanması ve hastalığın tek çaresinin şahmeranın etinde olması üzerine lokman’dan zorla şahmeran’ın yeri öğrenilir. şahmeran lokman’ın ihanetine karşılık yine de ona iyilik yapar. kesildikten sonra etinin kaynatılan ilk suyunun zehirli, ikinci suyunun ise şifalı ve iksirli olduğunu söyler. ikinci suyu içen lokman bütün hastalıkların çaresini de bulmaya başlar. Şahmeran’ın ölümü medusa’nın ölümüne benzer. her iki ölümle ele geçen sihirli güç insanlığın sağlık ve şifa bulması için kullanılmıştır. Yunan mitolojisinde geçen gorgo canavarlarının mı şahmeranamı yoksa şahmeranın mı gorgolara kaynak olduğu düşüncesi tartışılmaktadır. özellikle hesiodos’un tanrıların doğuşu adlı eserinde anlatılan ekhidna şahmerana çok benzerlik göstermektedir. hesiodos eserinde “ ne ölümlülere, ne de ölümsüzlere benzeyen. bir mağarada doğdu bu azgın yürekli ekhidna. yarı bedeni bir genç kızdı onun,güzel yanakları ve gözleri fıldır fıldır,yarı bedeniyse koskoca bir yılandı, korkunç, her yanı benek benek amansız bir yılan yerin gizli deliklerinde kaybolan; mağarasında otururdu ekhidna,” diyerek tanımlamıştır ekhidna’yı (eyuboğlu, erhat,1977:114). mitolojiye göre ekhidna’nın ini arima dağları denen kilikya’da yerin altındadır. Yani efsanenin kaynağı kilikya bölgesi olsun ya da olmasın yaşadığı yer burasıdır.
Efsanelerin çoğunda şahmeran erkek olarak ifade edilir. fakat özellikle tarsus dahil olmak üzere anadolunun her yerinde kullanılan şahmeran motifinde şahmeran kadın olarak resmedilir. öykülerdeki bu cinsiyet değişikliği belki adının başındaki şah kelimesinden kaynaklanmaktadır.
bu mesaj kurallara uymuyor ise tıklayın. 
  türk lokumu    ÜYE Profili  WEBMesaj ile özelden konuş 29.12.2006, 16:22
bence çok iyi olur ancak cok pahalıya mal edersin.özellikle lokman hekimi cok sevdim ve benim adım lokman adasım insanları kurtardı ve artık bana lokum denmesinden utanmıyorum:)
bu mesaj kurallara uymuyor ise tıklayın. 
  polat36    ÜYE Profili  WEBMesaj ile özelden konuş 09.01.2007, 10:21
Merhaba Lokman ve Beyazperde okuyucuları;
Konuyu tahminimce 150 kişi falan okudu 7 kerede ben baktım. Konuda bazı yanlışlar var. Ben bu yanlışların yorumlarınızla düzeltileceğine inanıyorum.
Lokman Hekim'in biliyorsunuz ölüme bile çare bulduğu, ölüme çare olarak bulduğu bitkilerin veya başka birşeyin ayrıntısını yazdığı tabletin veya derinin ölüm meleği azrail tarafından rüzgar aracılığı ile bir nehire düşmesi vede nehrin kenarında sarımsak'ın yetişmesi rivayet olarak anlatılır.
Hz. Adem Cennette Hz Havva ile birlikte en güzel cennet nimetlerinden yararlanır ve şükrederken, Hz. Adem yaratıldığı ve ruh üflendiği gün Allahın emri ile secde edilirken, tek büyüklenip Allahın emrine karşı gelip secde etmeyen Şeytan, Hz. Ademi kandırmak ve cennetten kovdurmak için, Yasak meyvayı yemelerini sağlamıştır. Cennetede bir cennet hayvanı ve Tavus kuşu'nun kardeşi olan Yılanın ağzında girer.
Yılan; 4 ayaklı ve güzel bir cennet hayvanıymış, ve şeytanı ağzında cennete soktuğu için çatal dilli, dişlerinden zehir akıtan, Allahın emri ile ayakları alınıp sürünmeye mahkum edilen soğuk kanlı ve insanın dünya üzerinde tiksindiği ve korktuğu bir hayvan haline dönüştürüldü.
Çoğunuz duymuşsunuzdur:''Yılanın ayaklarını gören cennetliktir.'' sözünü..
Dünya üzerinde bir çok yılan çeşidi var. Bunlardan en çok ilgimi çeken, boynuzlu yılandır. Ne kadar doğru bilemem ama görenler kedi gibi tısladığı veya keçi gibi melediğini söylüyorlar. Boynuzlu Yılanı araştırdım. Boynuzlu engerek yılanı var ancak benim asıl merak ettiğim ve ilgincime giden efsanelerden Boynuzlu yılanın boynuzunun elmas gibi değerli bir mineral olması..
Kulaktan dolma, yılanlarla ilgili bilgi ve efsanelerinden bahsetmek istiyorum birazda, Anneannemin yaşadığı ve anlattığı bir olayı aktarmak istiyorum. Bundan 40 sene önce Sivasın Hafik ilçesine bağlı alıçdağ köyünde yokluk içinde geçen yıllarda anneannem tarlaya giderken yolda taşın üstünde bir yılan görüyor. Yılanın yanına çöküyor, başörtüsünü çıkartıp yılanın üstüne atıyor ve başlıyor dua etmeye: Allahım bana devlet işi ver.. Çoluk çocuk perişan eskiler gerçekten çok sıkıntı çekmişler. Bizim devremiz şanslı şimdiki çocuklar dahada şanslı Allah şanslarını daim etsin. Neyse sonra Anneanneme Ankara'da bulunan görümcesi haber getiriyor. Ve 40 yaşından sonra Devlet işinde çalışmaya başlıyor. Sonra kızları ve oğulları büyüyor onlarda devlet işinde çalışıyor. Hatta torunu olan bende Allaha şükür devlet işindeyim. Şimdi saçma yılanın üstüne başörtü örtüp dua ettiği içinmi devlet işinde çalışmaya başlamış diyenler olabilir. Bu soru benimde aklıma gelmedi değil. Ancak Türbelerde dua edilince gerçekleşen dilekler. Türbede yatan (Allah gani gani rahmet eylesin) evliyalar tarafındanmı gerçekleştiriliyor. Rızk Allahtandır. Dua manevi ihtiyaç, türbede insanlarımızın aracı gördüğü yerler oluyor. Anneanneminde yılanın üstüne başörtü örtüp dua etmesini ve Allahın izni ile devlet işine girmemizide buraya yazmam gerekiyormuş demekki buda başka bir felsefi yönü.. Diğer bilgi ve efsanelerde şunlar. İnek sütü içen yılan, eşi öldürülen yılanın ne olursa olsun eninde sonunda intikam aldığı, ok yılanı, çocuk yiyen yılan v.b. gibi. Ne kadar gerçek bilemem ama bir göz atın isterseniz: http://www.kalpsiz.net/korkunc+video+izle.asp?video=163&baslik=Çocuk%20Yiyen%20Yılan
Şahmeran ve tarsus hakkındada ilerde bilgilerimi güncelleyip buraya bir kaç konu yazacağım. Tabii siz okuyucularında buraya konuyla ilgili birşeyler yazmanızı istiyorum. Unutmayın bilgi paylaştıkça artar.
bu mesaj kurallara uymuyor ise tıklayın. 
  polat36    ÜYE Profili  WEBMesaj ile özelden konuş 19.01.2007, 11:00
merhaba arkadaşlar gene ben polat36 227 okuma var şimdiye kadar ancak benim dışımda 1 kişi yanıd vermiş, yanıdı için lokman'a teşekkür ediyorum..
senaryom hakkında biraz daha bilgi vermek istiyorum. Olaya arkeoloji ve biyoloji gibi bilim dallarıda dahil oluyor.arkadaşlar. senaryonun 2013 yılında gelecekte geçen bölümünde arkeolojik kazılarla şahmeranın fosiline ulaşan arkeoloğlar biyoloğların yardımı ile Şahmeranı klonlayacaklar. Sonra vay insan oğlunun haline.. Şu son zamanlarda çok işlenir oldu. Kıyamet senaryoları. Eğer bu senaryo tutarsa Müslüman olarak biz türklerin hadislerden duyduğumuz şekildeki gerçek kıyametin anlatılarını sinema perdesine aktarabiliriz diye düşünüyorum. Gerçi ne kadar anlatsakta gerçeğini Allah bize ve çocuklarımıza o günün ızdırabını göstermesin. Allah esirgesin.. Dinler tarihini, yunan mitolojisini ve bilimkurguyu bir araya getirebiliriz diye düşünüyorum açıkçası.
Hani filmlerin bir afişet sözü vardır ya matrix'teki :''İnanılmaz olana inanın'' diye.. Onun gibi. Bu filmede şöyle bir söz yazabilirim: ''Doğa intikamını alıyor.'' bu konu hakkında yani senaryodaki arkeolojinin ve biyolojinin hakkında görüşlerinizi bekliyorum.. Arkeoloji ile ilgili bir başka bilgide şu: Tarsusta yaşayan Hz. Danyal'ın kabri ziyaretçilerin görüşüne açılmış. Hz. Danyal ve şahmeran hakkında asaıdaki linklere tıklayarak ayrıntılı bilgiye ulaşabilirsiniz. http://www.haber3.com/haber.php?haber_id=148962 : Hz. Danyal’ın tarsus’taki kabri ziyarete açılıyor...
http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=danyal+peygamber : forum (matrixteki nebukadnesar'ın isminin nereden geldiğine dikkat edin.)

şahmeran hakkında bilgi için:
http://turkoloji.cu.edu.tr/halk%20edebiyatı/18.php : şahmeran, Lokman hekim ve Adana efsaneleri. (Önemli :%'deden önceki halk ve /18.php'den önceki edebiyatı kelimeleri büyük harfle yazın. yoksa kırık link veriyor. üç büyük harf kuralı varya, ondan küçük yazdım. dikkatinize sunarım) http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=sahmaran : forum
http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=sahmaran&kw=&a=&v=&p=2 : forum 2
http://www.sabah.com.tr/2006/07/06/yaz27-50-102.html : sabah gazetesi yazarlarından Yavuz donat’ın ‘‘yılanların padişahı şahmeran’’ adlı yazısı yazı başlığının üstünde ‘‘bu yazıyı dinle’’ ikonu bulunmakta, tıkladığınızda yazıyı dinleyebiliyorsunuz. Dikkatli dinlediğinizde okuyanın ‘‘yazıları okuyan bir bilgisayar programı’’ olduğunu fark edersiniz. buda bilgisayar denilen icatın başka bir güzelliği..
http://www2.gantep.edu.tr/~sa24557/sahmeran.htm : http://www.sihirlitur.com/gezi/tarsus/yorum.html : mutlaka okuyun... tarsus’un ne güzel bir memleket olduğunu öğreneceksiniz.
bu mesaj kurallara uymuyor ise tıklayın. 
  polat36    ÜYE Profili  WEBMesaj ile özelden konuş 22.01.2007, 12:28
270 Kişi okuyor bir kişi yanıtlıyor. Hadi arkadaşlar cevap yazalım. Okuyup geçmeyin lütfen..
bu mesaj kurallara uymuyor ise tıklayın. 
  speldafax    ÜYE Profili  WEBMesaj ile özelden konuş 02.02.2007, 23:20
ewet biliyorum bende o filmi izledim cok kucukken we bu topici yeni gordüm cok super olur ben sahmeranla ilgili bi çok sey biliyorum senaryo ii ama biraz eksikleri war gibi
bu mesaj kurallara uymuyor ise tıklayın. 
  speldafax    ÜYE Profili  WEBMesaj ile özelden konuş 02.02.2007, 23:23
mitolojiyide yakından takip ederim bir suru kıtabim war cok ilgiliyim sahmeranda mukemmel bise zaten :) we arkadaslar biraz destek lütfen!!!!!!!!!!!!
bu mesaj kurallara uymuyor ise tıklayın. 
  speldafax    ÜYE Profili  WEBMesaj ile özelden konuş 03.02.2007, 11:42
bişe sormak istiyorum bunu sormayı unuttum dailk topic senaryo ise hiç yapma ki zaten yazmıssın asagida onu zulfi livaneli yaptı we türkan sorayıda oynattı yani hersey aynı we baska bişe dha war sen medusayı biliyomusun yılan saclı kadın oda güzel mukemmel otesii bişe
bu mesaj kurallara uymuyor ise tıklayın. 
  speldafax    ÜYE Profili  WEBMesaj ile özelden konuş 03.02.2007, 11:57
buraya bi yazı yollıcaktım ama 3 kelimeden fazla buyuk harf olayı gıcık etti sahmeranla ilgili bir yazıydı
http://www2.gantep.edu.tr/~sa24557/sahmeran.htm buna gir oku ok
bu mesaj kurallara uymuyor ise tıklayın. 
  polat36    ÜYE Profili  WEBMesaj ile özelden konuş 05.02.2007, 09:46
Merhaba speldafax, yorum yaptığın için teşekkür ederim. Mitoloji ile ilgilenen her beyazperde okuyucusunun bakmadan geçemeyeceği bir forum konusu açtığımı zannediyorum.Bilmiyorum sen ne dersin. Tarsus cehennemi adlı senaryonun ilk çekilen şahmeran filmi ile yanlızca karakterin adı dışında bir ortak noktası yok, ilk giriş aşamasında lokman hekim var , ortalarında arkeolojik kazılarla çıkartılan şahmeran fosilinin biyolojik bulgularla dna’sıydı clon’uydu derken kopyalama aşaması giriyor ve sonlarına doğru futuristlik giriyor işin içine bilgisayar teknolojisi ile canlandırılabilecek yılan saldırılarının fikri var beynimde. İnsanoğlunun en büyük korkularından birisi aslında yılanların arasında geçirilen zaman. Düşünsene böyle bir konuyu görselliğe aktarmayı başarmak ve perdeye yansıtmak insanların tüylerini diken diken eder. Ve de Alfred Hitchkock'un kuşlar filminden daha çok korkutacağından eminim. Yılan saçlı kadın medusadan bahsetmişsin. Aslında görsellik açısından bu senaryoda şahmeranın saçlarına yılan şekli verilebilir sence nasıl olur speldafax? Benim yanlızca sizlerden istediğim konu hakkında benim eksiklerimi tamamlamanız, bilgilerinizi paylaşmanız vede korkuyu yaşayacak olan karakterlerin diyalog aşamasını henüz çözmüş değilim. Son yıllarda çevrilen Türk filmlerinin konusuna baktığınızda gerçekten korku filmlerimizde büyük bir gelişme olduğunu görebilirsiniz. Dabbe, Araf bilinmeyene duyulan korkuyu Beyzanın kadınlarıda psikolojik gerilimi aktarıyor. trt ekranlarında yeni bir dizi oynuyor dede korkut hikayelerini kitaplardan ekranlara taşıyorlar. Yani son zamanlarda yapılan güzel işler gibi Tarsus cehennemi'de eğer gerçekten emek harcanarak yapılırsa mükemmel bir korku klasiği olabilir diye düşünüyorum. amerikan filmlerin sonunda film için çalışan insanlara bakacak olursanız yönetmenin başrol oyuncularının dışında yüzlerce insanın geri planda emek harcadığını görürsünüz. Neden bizde olmasın. Büyük adımlar atmak gerekiyor, hadi sizde bu konu hakkında bir adım atın. Düşüncelerinizi bekliyorum arkadaşlar.
bu mesaj kurallara uymuyor ise tıklayın. 
  YANDIM ALİ    ÜYE Profili  WEBMesaj ile özelden konuş 09.02.2007, 02:44
güzel güzel çekilebilir.ewet..olabilir.beğendim.
bu mesaj kurallara uymuyor ise tıklayın. 
  polat36    ÜYE Profili  WEBMesaj ile özelden konuş 13.02.2007, 15:07
Yılan boynuzu:
Selam, arkadaşlar! senaryoyu okudunuz peki nasıl buldunuz. Yavaş yavaş gelişme aşamasına doğru gidiyorum. Şimdi siz beyazperde.com okuyucularıyla 1892 kazan doğumlu yazar ve türkoloğ Ali rahim'in Yılan boynuzu adlı romanından ufak bir kısmı paylaşmak istiyorum. Tamamını okumak isterseniz bu forum altında mesaj yazabilirsiniz. Yılan boynuzu : Abdurahman’ın dünyada tek isteği boynuzlu yılana rastlamaktı. Boynuzlu yılan! Nasıl boynuzlu yılan? Niçin lazım diyorsunuz? Bilmiyor musunuz boynuzlu yılanın ne olduğunu? Hamdi nenenin boynuzlu yılan hakkında neler söylediğini hiç duymadınız mı? Onu görünce, başka yılanlardan ayırt etmek mümkün. Çünkü o yılanların padişahı, yılanlar arasında onun benzeri yok. O tek. Onun için ona rastlamak da zor. Onun derisi başka yılanlarınki gibi kara veya boz değil, süt gibi ap ak. Ak yılan olur mu, demek istiyorsunuz? Oluyormuş? Hamdi nene diyor: "Gözlerimle gördüm, - diyor. Hamdi nene boş söz konuşacak insan değil! İşte öyle apak, diyor, boyu pek uzun değil, diyor, kafasının tam ortasında uçları eğrilmiş iki boynuzu var, diyor. Hamdi nine diyor: "O yılan padişahının tacı İşte, diyor. İşte onun bütün hikmeti boynuzlarında. O boynuzların özellikleri pek çok! Süzüb, içersen yetmiş türlü hastalığa deva. Yanında gezdirsen, başkasına gözükmezsin, hiç kimse sana zarar veremez, herkes seni sever, daha neler, neler... Yılan boynuzunun en büyük özelliği orada, kendisini bulan insana baht getirmesidir. ...Abdurahman nasıl olursa olsun boynuzlu yılanın kendisine rastlamak istiyordu... , ...İşte bir şey pencerenin camına vurdu. İşte bir hışırdama da tavanda. Bacadan bir şey düştü. Sonra tekrar, tekrar... Abdurahman bu sesleri çok iyi tanıyordu. Yılanlar onu öldürmek için toplanmış da kapı, pencere kapalı olunca kimisi evin altından, tavan deliklerinden, kimisi çatıdan bacadan eve girip doluyordu... , ...... Aydınlık bir yaz gecesiydi. Abdurahman'ın genişçe açılan gözleri ev içindeki eşyası açıkça görüyordu. Hışırdama yakından geldi. Soba başında ilk yılanın kafası gözüktü. Kafasına bakıldığında yılanın büyük olduğu anlaşılıyordu. O ağzını açtı ve sert şekilde vızıldamaya başladı, arkasından başka yılanların kafaları gözüktü. Sayısız, irili ufaklı yılanlar Abdurahman'a doğru ilerlemeye başladı. Onun tüm vücudu titriyordu. Buram buram tere batmıştı. Yılanların kendileri gözükmüyor, yalnız ıslıklan işitilse de, karanlıkta gözlerinin parlaması gözüküyordu. Abdurahman ceketine sarılmış köşede yatıyordu. Kafasını da, elini de hareket ettiremiyordu. Yılanların parlak gözleri onu zehirlemiş gibiydi. İşte yılanlar üzerine gelmeye başladılar. Abdurahman ceket altında onların kımıldadıklarını seziyordu. Ceket yenlerinden yılanlar içeriye girmeye başladı. İşte birisinin derisi boynuna değdi. Bütün vücudu titremeye yetişmedi, yılan çok sert şekilde ısırdı. Abdurahman acı ses ile: "Anne, bitiriyorlar! Diye bağırdı. Aniden el ayak harekete geldi. Can acısı ile yılanlarla dövüşmeye, onları tutup tutup atmaya başladı. Bir dakika geçmedi, her yerini yılanlar sardılar. Onlardan kurtulmak için çabalıyor, yılanlar daha sıkı sarılıyordu. Her yer yılanla dolmuştu. Onlardan kurtulmak imkansızdı. İşte bir tanesi boynuna sarılıp boğmaya başladı, nefesi tükendi, boğuldu. Gözüne yeşilli-kızıllı ışıklar gözüktü. Tüm gücünü toplayıp, yılanı atayım dediği an...,
Evet arkadaşlar hikayeden kesit verdim. nasıl buldunuz?. Bu roman 1914 yılında yazılmış, buna benzer bir hikaye ancak yakın bir zamanda Tarsus cehennemi adlı senaryo ile beyazperdeye aktarılsa sizce nasıl olur.. Hadi arkadaşlar hayalgücünüzü bekliyorum...
bu mesaj kurallara uymuyor ise tıklayın. 
  KsermanAli    ÜYE Profili  WEBMesaj ile özelden konuş 15.02.2007, 15:00
arkadaşım senaryon çalınabilir dikkatli ol.belli ki saf birisin.Öyle ulu orta yere hikaylerini yazmamalısın.
bu mesaj kurallara uymuyor ise tıklayın. 
  polat36    ÜYE Profili  WEBMesaj ile özelden konuş 15.02.2007, 17:14
Selam KsermanAli, gerçekten söylediğin gibi saf ve temiz kalpli bir insanım. Senaryom çalınabilir haklısın ama bana göre düşünce gücü yalnızca bir kişiye ait değil. Yani düşünce tıpkı bir rüzgar gibi insanların beyninde esen ve radyo dalgalarını andıran sinyallerden oluşmakta, bununda sebebi bana göre Allah’ın apaçık insan oğluna bahşettiği ruhun bilimsel olarak açıklaması olan ve bir et yığınından oluşan beynin görme, işitme, koku alma, hissetme v.b. gibi maddesel olgular dışındaki dalgaları hayal gücü veya düşünce gücü olarak algılamasından kaynaklanıyor. Bana göre bir insan düşünüyor ve başka bir insan o düşünceleri gerçekleştiriyor veya hayatı olarak yaşıyor. Şiir yazan insanları örnek alalım. Bir ilhamdan bahsedilmekte ama İlhamın kaynağı bilimsel olarak açıklanamamaktadır. Evrim teorisini kabul eden bilim ad@mları tarafındanda böyle ruhani bir olayın açıklamasıda mümkün değildir. Kısacası senaryomu çalabilirler ama benim gibi düşünerekten yapamayacaklardır. Yani çalınırsa bende ‘‘ya kardeşim aç beyazperde.com’u oku senaryoyu ondan sonra ahkam kes’’ derim. Haa birşey tutturamazsam, o zaman bende hemen ‘‘Düşüncelerimi Paylaşanlar’’ adlı senaryom üzerinde çalışırım. Ancak benim asıl istediğim ne kadar fazla bir hayal gücüm olsada ‘‘Atatürk’’ filmini yönetmek.... saygılarımla...
bu mesaj kurallara uymuyor ise tıklayın. 
  speldafax    ÜYE Profili  WEBMesaj ile özelden konuş 18.02.2007, 13:16
dün aksam kanal 1 de werilmiş sahmeran ya
bu mesaj kurallara uymuyor ise tıklayın. 
  symrna1981    ÜYE Profili  WEBMesaj ile özelden konuş 22.02.2007, 10:47
böyle efsaneleşmiş hikayeleri kurgulayıp seneryolaştırmak harika bir fikir.kim bilir daha ne efsaneler vardır?? :)
bu mesaj kurallara uymuyor ise tıklayın. 
  polat36    ÜYE Profili  WEBMesaj ile özelden konuş 26.02.2007, 14:33
Lokman hekim ile şahmeran efsanesini birleştirerek, kurgusal olarak 2013 yılında yılanların şehre saldırması ile ilgili tarsus cehennemi adlı senaryomu toparlamaya ve ingilizceye çevirmeyi tasarlıyorum. Nasıl fikir?. Bir fikrim daha var oda düşüncemi paylaşanlar adlı senaryo bu konuda 1996 yılında ortaya çıkan hikayelerimden oluşuyor seveceğinize inanıyorum. Belki de bir yazar doğuyor ne dersiniz..
bu mesaj kurallara uymuyor ise tıklayın. 
  polat36    ÜYE Profili  WEBMesaj ile özelden konuş 02.03.2007, 09:34
http://www.aksam.com.tr/arsiv/aksam/2005/01/05/cilek/cilek1.html : Şahmeran ve Tarsus hakkında başka bir bilgi
bu mesaj kurallara uymuyor ise tıklayın. 
  polat36    ÜYE Profili  WEBMesaj ile özelden konuş 08.03.2007, 12:11
Abdullah yıllar önce discovery ve animal planet kanallarında Steve irwin'in yılanlara yaklaşım tarzını dehşet gözlerle izlemiş, ''Bu adam bir gün yılanlar veya timsahlar tarafından öldürülecek diye düşündüğü zamanlar olmuştu. Ama ölümün nereden geleceği belli olmuyordu, Steve irwin bir vantuzun zehirli iğnesinin kalbine isabet etmesi sonucunda hayatını kaybetmişti. Tekrar düşündü fakat bu kadar yılanın arasında ne yapacağını bilemiyordu. Yılanların hepsi zehirli ve sanki öç alma duygusuyla haraket ediyormuş gibi önlerine çıkan tüm canlı varlıklara saldırıyorlardı. Arkadaşları ve yılan saldırılarından kurtardığı bir kaç kişiyle iş birliği yaparak kendilerini güvenli bir yere taşıma çabaları, sanki yer yarılmıştı ve içinden sürüler halinda yılanlar çıkıyormuşçasına ızdıraba dönüşüyordu. Etraflarında yılanlardan kaçmaya çalışan, çığlık çığlığa bağıran kadınlar ve çocukları gördüler, herkes bir yerlere kaçışıyordu, abdullah ve yanındakiler Atatürk lisesine doğru koştular Okulun kapısının önünde insanları güvenli bir şekilde içeri alan öğretmenler ve görevliler bulunmaktaydı.. Bu arada Ali öğretmenin koşarak yılanlar arasında kalan bir çocuğa doğru gittiğini gören abdullah eline almış olduğu levye ile aynı yöne doğru koşmaya başladı... to be countinued...
bu mesaj kurallara uymuyor ise tıklayın. 
  daphneapollo    ÜYE Profili  WEBMesaj ile özelden konuş 09.03.2007, 17:54
lokman hekimin reçetelerinin düştüğü nehir asi nehri ve hatay halk edebiyatında önemli bir yere sahip lokman hekim hikayeleri.şehir efsanelerinin unutulduğu bugünlerde 2013 de şahman miti yorumu ilginç olacaktır.
bu mesaj kurallara uymuyor ise tıklayın. 
  stalker_shadow    ÜYE Profili  WEBMesaj ile özelden konuş 09.03.2007, 18:46
şahmeranı klonlayacaklar dedin de onu kesmiyorlarmıydı kazanlara atıyorlardı yani ben anlamadım bir açıklık getirirsen sevinirim
bu mesaj kurallara uymuyor ise tıklayın. 
  polat36    ÜYE Profili  WEBMesaj ile özelden konuş 12.03.2007, 10:56
Selam daphneapollo Lokman Hekim’in adına aslında tek başına bir senaryo yazılmalı, çünkü hayatı gerçekten inanılmaz bir hikaye oluşturuyor. Lokman hekimin beytülmakdis’de doğduğunu babasının adının baure olduğunu, Arap bir köle olarak tasvir edildiğini ve Kur’an-ı Kerim’in Lokman suresinde oğluna verdiği nasihatlerden biliyoruz.Tarsus cehennemi adlı senaryomda Lokman hekimin şahmeran ile karşılaştığı rivayetini anlatmamın başlıca sebebi asıl konu olan yılanların şehirdeki insanlara saldırma hikayesine bağlamak içindir..
bu mesaj kurallara uymuyor ise tıklayın. 
  polat36    ÜYE Profili  WEBMesaj ile özelden konuş 12.03.2007, 11:05
Evet stalker_shadow gerçekten çok güzel bir ayrıntı yakal@mışsın, benim okuyuculardan istediğim böyle sorularla veya düşünceleriyle senaryoma destek, yardımcı olmaları; Lokman hekimin bitkilerden her derde deva bulduğunu hepimiz biliyoruz. Stalker_shadow kurgusal olarak; bitkilerden, doğal kaynaklardan her derde deva, ölüme bile çare bulmayı başaran Allah’ın gayb aleminden ilmi ledün sahibi, 7 kartal ömrü yaş@mış, Kur’anı-ı Kerimde oğluna verdiği nasihatlerle ismi geçen bir kişi olsan ve şahmeranın etinin hükümdara deva olacağını, kafasının ilim vereceğini bilen birisi olsan sen şahmeranın kemiklerini, saçını, başını geri kalan kısmını mumyalayıp çocuklarına emanet etmez miydin?. Şahmerandan geri kalanlarda Lokman hekim tarafından mumyalanıp çocuklarına emanet edilmiş olsun bir yere gömülmüş ve Hz. Danyal’ın Mezarını bulan arkeologlar tarafından tamamen tesadüfler eseri bulunacak olsun.. Bilim tesadüfler