 |
 |
| Korku Filmleri |
| Zombiler! Kurtadamlar! Vampirler! Çığrından çıkmış, baltalı testereli manyaklar..! Korku sinemasının çekiciliği nereden geliyor acaba? Kanlı sahneler içimizdeki şiddeti deşarj etmemize mi yarıyor, yoksa tersine, gerçek hayattaki dehşetlere yenilerini mi ekliyor bu tür yapımlar? Argento mu, Romero mu, Craven mı sizin için korku sinemasının bir numaralı ismi? Baltalar elimizde, zebaniler peşimizde, gecenin karanlığı içinde tartışalım bu konuyu haydi... |
|
| 7055 kez okunmuş / 388 cevap yazılmış > Son cevap 20.05.2008, 17:29 |
|
|
|
i just wanna live
| 08.01.2007, 12:58 |
|
Biyolojik-gerilim türünün mucidi David Cronenberg Shivers (1975) Kendi azdığı ve çektiği bu ilk uzum metrajlı filminde genetik olarak üzerinde oynanmış bir virüs, insanın kanına girdiğinde onları birer seks manyağına dönüştürüyor! Rabid (1977): Motor kazası geçiren Rose, geçirdiği operasyonlar sonucu hayata döner ama insan kanına ihtiyaç duymaktadır. Scanners (1981): 237 tane tarayıcı, yüksek psişik güçleri sayesinde akıl okuyabiliyor, büyük acı vererek kısa sürede kurbanlarını öldürüyor. Doktor Paul Ruth onlara karşı daha güçlü bir tarayıcı bulmuştur. Videodrome (1983): Max Renn bir kablolu televizyon teknisyeni ve garip yayınlar yapan Videodrome adlı bir kanal keşfediyor. Aslında seyredenlerin beyinlerine gönderdiği Sinyallerle onları kontrol altına almaya çalışan bir kanal.
The Dead Zone (1983): İyi bir Stephen King uyarlaması.Beş yıl kaldığı komadan, fiziksel temas kurduğu insanların geleceklerini okuma yetisiyle uyanan Johnny Smith, bir süre sonra bunun bir hediye olmadığını anlar. The Fly (1986): George Langelaan adlı İngiliz yazarın Plaboy dergisinde yayımlanmış öyküsünden yönetmenin senaryolaştırdığı film, 1987’nin en iyi makyaj oscarını kazandı. Teleportasyon üzerine çalışmalar yapan eksantrik bilim adamı Seth Brundle, deney esnasında kabine giren bir sineğin yarattığı genetik mutasyona maruz kalır ve yavaş yavaş bir sineğe dönüşür. Dead Ringers (1986): Jeremy Irons’ın ikiz jinekologları canlandırdığı filmde, tek yumurta ikizleri Beverley ve Elliott’ın zaman zaman kimliklerini, hayatlarını, sevgililerini değiştirmelerini konu alıyor. Manhattan’da birbirlerini barbitüratla öldürüp intihar eden ikiz kardeşlerden ola çıkarak 1977’de yayımlanan romandan uyarlandı film. Naked Lunch (1991): Burroughs’un romanının uyarlaması. Filmde bu kez uyuşturucu konu alınıyor. Existenz (1999): Bilgisayar oyunları programcısı Allegra Geller existenz adlı eni oyununu bir test grubunda denemektedir. Yavaş yavaş kontrol dışı kalan program, gerçekliği ve sanallığı birbirine karıştırmaya başlar.
|
|
|
|
|
 |
|
bu mesaj kurallara uymuyor ise tıklayın.
|
|
|
|
i just wanna live
| 08.01.2007, 15:24 |
|
B Filmleri ve Trash: 50'li ve 60'lı yıllar da trash film denince akla ilk gelen isim Ed Wood. Çoğunlukla sinema tarihinin en kötü yönetmeni olarak anılan Ed Wodd'un filmleri korku türüne dolaylı yoldan katkıda bulunmuştur. Özellikle "Plan 9 from Outer Space". Uzaylılar ve zombileri biraraya getirerek, bilimkurgu ve korku türlerinin birleştiren, polisiye ve komediye de kayan bir film. Akla gelen esas önemli isim ise Roger Corman.Sinema dünyasına kazandırdığı isimler ise Jack Nixccholson, Francis Ford Coppola, Jonathan Demme, Joe Dante, John Sayles, James Cameron, Ron Howard, Peter Bogdanovich, Martin Scorsese. Corman'ın korku sinemasına en büyük katkısı 1960 yılında çektiği "House of Usher" ile başlayan Edgar Allan Poe uyarlamaları. Filmlerindeki saplantılı karakterleri, sadizme yönelik göndermeleri ve ani şok efektleriyle Poe'nun romanlarındaki hastalıklı ruh halinin görsel karşılığını yakalamıştı. |
|
|
|
|
 |
|
bu mesaj kurallara uymuyor ise tıklayın.
|
|
|
|
i just wanna live
| 08.01.2007, 15:34 |
|
Haycvanların Yol Açtığı Korku: Bu filmlerden akla gelen ilk olarak tabiki Alfred Hitchco*k'un "Kuşları. 63 yapımı filmde bir koydaki insanlara saldıran kuşların yarattığı dehşet anlatılıyordu. Daphne Du Maurier'in bir öyküsü ve 61 yılındsa yaşanan gerçek bir olaydan esinlenen filimdi. Kuşların insanlara saldırdığı uzun ve ürkütücü sahneler hem övgü topladı hem de izleyicileri yeteri kadar huzursuz etmeyi başardı. Bir diğer film ise "Jaws". 75 yapımı film yönetmeni Steven Spielberg'i şöhrete kavuşturdu. Bir plaja musallat olan köpekbalığının yol açtığı dehşei anlatan film bir korku klasiği ıolarak anılıor. Stephen King'in anı isimli romanından uyarlanan "Cujo"da bu türün önmli örnekleri arasında. Lewis Teague'nin yönettiği 83 yapımı film, benzini biten bir arabada mahsur kalan ve kuduz bir St. Bernanrd köpeğinin saldırısına uğrayan bir anne ve oğlunun korkususnu konu alıor. Kökleri King Kong(1933)'e kadar gideceğimiz bu türdeki diğer filmler: balinalar (Orca/1977), kurbağalar (Frogs/1972), timsahlar (Alligator/1980), yarasalar (Bats/1999), karıncalar (Empire of the Ants/1977), maymunlar (Monkey Shines/1988), piranhalar (Piranha/1978), fareler (Food of the Gods 2/1989), solucanlar (Squirm/1976), arılar (The Swarm/1978), yılanlar (Venom/1982). Bu hayvanlar çoğunlukla mutasyona uğradıktan sonra insanlara saldırıyorlardı. |
|
|
|
|
 |
|
bu mesaj kurallara uymuyor ise tıklayın.
|
|
|
|
i just wanna live
| 09.01.2007, 16:04 |
|
Hammer Filmklleri: Universal'den sonra korku sineması tarihinde en büyük etkiye sahip olmuş stüdyo. Üretiminin büyük bölümü vampir. Universal korku sinemasında siyah-beyaz, Hammer ise renkli örneklerini sunmuştur. Hammer şiddete ve kana yer vermekte sakınca görmemiş ve insanların film izlerken korktuğu şeyi değiştirmiştir denebilir. Hammer kan ve vahşetle birlikte cinselliğe de daha çok yer vermiştir. George Romero'nun "Night of the Living Dead" ile birlikte daha sonra "Modern Krku sineması"nın ortaya çıkışıyyla Hammer'ın gotik filmleri etkisini yitirmeye başlamıştır. |
|
|
|
|
 |
|
bu mesaj kurallara uymuyor ise tıklayın.
|
|
|
|
i just wanna live
| 09.01.2007, 16:18 |
|
Hammer Korku Filmleri: The Curse of Frankenstein (1957) The Abominable Snowman (1957) The Horror of Dracula (1958) The Mummy (1959) The Curse of the Werewolf (1961) The Phantom of the Opera (1962) The Plague of the Zombies (1966) The Reptile (1966) The Vampire Lovers (1970) Twins of Evil (1971)
|
|
|
|
|
 |
|
bu mesaj kurallara uymuyor ise tıklayın.
|
|
|
|
i just wanna live
| 09.01.2007, 16:26 |
|
Modern Korku Sineması: Gotik ağırlıklı korku filmlerinin ardından 60’ların sonunda George Romero ile başlayan devam eden ve 90’lara doğru yavaş yavaş çekilmeye başlayan dönem. Romero’nun ardından Wes Craven’in vahşi bir tecavüz ve cinayeti konu alan filmi “The Last House on the Left” geldi. Daha sonra da Tobe Hooper’ın 74’te çektiği “The Texas Chainsaw Massacre’ı.Daha sonra Craven’in “The Hills Have Eees”ı, Cronenberg’in “Rabid”i ve “Shivers” gibi filmleri geldi. Ancak 80’lerde takipçisi olan teenslasher filmlerinin hakimiyetiyle ufak ufak kaybolmaya başladı.
|
|
|
|
|
 |
|
bu mesaj kurallara uymuyor ise tıklayın.
|
|
|
|
i just wanna live
| 09.01.2007, 16:29 |
|
Modern Korku Sineması Filmleri: Night of The Living Dead (1968) The Last House on the Left (1972) The Texas Chainsaw Massacre (1974) The Crazzies (1974) Shivers (1975) The Hills Have Eyes (1977) Rabid (1977) Evil Dead (1981) A Nightmare on Elm Street (1984) Candyman (1992)
|
|
|
|
|
 |
|
bu mesaj kurallara uymuyor ise tıklayın.
|
|
|
|
i just wanna live
| 09.01.2007, 16:34 |
|
Uzakdoğu: Korku sineması canlanmak için eski usule döndü. Amerika da M. Night Shyamalan’ın “The Sixth Sense”i, Asas’da Hideo Nakata’nın “Ring”(Ringu/Halka) filmleri. Ringu’nun ardından Nakata’nın çocuğuna doğru dürüst bakamayacağı hissiyle anlatılan bekar annenin filmi “Dark Water”. “The Eye”, “Pulse” ve “Ju-on” gibi filmler ABD tarafından hakları alınıp yeniden çekilerek gösterime sokulmaya başlandı.
|
|
|
|
|
 |
|
bu mesaj kurallara uymuyor ise tıklayın.
|
|
|
|
i just wanna live
| 09.01.2007, 16:38 |
|
Uzakdoğu Korku Sinemasının Filmleri: Kwaidan (1964) Kua (Cure/1997) Ringu (Halka/1998) Odishon (Prova/1999) Ju-On (Garez/2000) Kairo (Pulse/2001) Jian Gui (The Eye/2002) Phone (2002) Honogurai Mizu no Soho Kara (Karanlık Sular(2002)
|
|
|
|
|
 |
|
bu mesaj kurallara uymuyor ise tıklayın.
|
|
|
|
i just wanna live
| 10.01.2007, 13:43 |
|
Universal: Universal'in 1930'lardan 1950'lere kadar çektiği çok sayıda korku filmi korku sinemasında çok büyük etkiye sahip olmuşlardır. En ünlü oyuncuları Bela Lugosi (Konr Dracula) ve Boris Karloff (Frankenstein'in canavarı ve Mumya) olan korku filmlerinin korku sinemasında bir temel oluşturduğu düşünülür. |
|
|
|
|
 |
|
bu mesaj kurallara uymuyor ise tıklayın.
|
|
|
|
i just wanna live
| 10.01.2007, 13:52 |
|
Universal Canavar Filmleri: Dracula (1931) Frankenstein (1931) The Mummy (1932) The Invisible Man (1933) Werewolf in London (1935) Bride of Frankenstein (1935) The Wolf Man (1941) Phantom of the Opera (1943) Abbott and Costello Meet Frankenstein (1948) The Creature from the Black Lagoon (1954)
|
|
|
|
|
 |
|
bu mesaj kurallara uymuyor ise tıklayın.
|
|
|
|
i just wanna live
| 12.01.2007, 22:46 |
|
Yamyam Filmleri: 70’li yılların sonu ve 80’lerin başlarında İtalyan yönetmenlerin çokça el attığı bir alan. Filmler çoğunlukla Filipinleri Endonezya gibi Uzak Doğu ülkelerinde çekiliyordu. Çoğunun konusu ise anı: Araştırma gezileri denilerek Amerikalı bir grup ve ormanda aşyan yamyam kabikleleri karlşı karşıya geliyorlardı. Yamam filmlerini meşhur eden öge içermiş odukları yoğun şiddet. Yamyam filmlerinin hepsinde hayvanların gerçekten öldürüldüğü sahneler yer almakta. Ayrıca erotik sahneler de yamyam filmlerinde çok karşımıza çıkan sahneler.
|
|
|
|
|
 |
|
bu mesaj kurallara uymuyor ise tıklayın.
|
|
|
|
i just wanna live
| 12.01.2007, 22:49 |
|
Yamyam Filmleri: Il Paese del sesso selvaggio (1973) Emanuelle e gli ultimi cannibali (1977) Ultimo mondo cannibale (1977) La Montagna del dio cannibale (1978) Mangiati vivi (1979) Antropophagus (1980) Il Cacciatore di uomini (1980) Cannibal Ferox (1981)
|
|
|
|
|
 |
|
bu mesaj kurallara uymuyor ise tıklayın.
|
|
|
|
i just wanna live
| 12.01.2007, 22:53 |
|
| Ama en ünlü yamyam filmi Ruggro Deodato’nun “Cannibal Holocaust”u. Üç erkek ve bir kızdan oluşan belgesel ekibi Amazonlardaki aymam kabilelerinin araştırmak için olculuğa çıkarlar. Kendilerinden haber alınamayınca kurtarma ekibi onları aramaa başlar ve onların cesetleri ile çektikleri görüntüleri bulurlar. |
|
|
|
|
 |
|
bu mesaj kurallara uymuyor ise tıklayın.
|
|
|
|
i just wanna live
| 12.01.2007, 23:07 |
|
Korku Filmleri İle İlgili Terimler: Giallo: İtalyanca da sarı anlamına geliyor. 2. dünya savaşı sonunda İtalya’da yayımlanan polisiye cep kitapları sarı kapaklı olduklarından bu ismi almış. Bu öyküler de sinemaya aktarılmaya başlayınca aynı isim verilmiş. Giallo’nun öncüleri arasında Mario Bava var. Ama en tanınmışı Dario Argento. 70’li yıllardaki slasher ve 80’lerdeki teen-slasher kların kaynağı. Gore:İngilizcede pıhtılaşmış kan anlamına geliyor. Aşırı şiddet içeren filmler için kullanılıyor. Gore öğeleri kullananan yönetmenlerden bazıları; George A. Romero, Dario Argento ve Peter Jackson. Splatter: İngilizcede şapırtı anlamına gelen splat kelimesinden türemiş. Filmlerde bol kan gözüktüğünde kullanılıyor. 70’li yıllardaki yamyam filmleri örneği. Slasher: Bu tür filmlerde kurbanlar kesici aletlerle öldürülüyorlar. İnsanların peş peşe öldürüldüğü bu filmleri giallo’lardan ayıran en önemli özellik. Kahramanları genç olanlar ise teen-slasher filmleri adını alıyor. Teen-slasher’lar da kendi içinde kamp filmleri diye tür içeriyor. Snuff: Gerçekten varolup olmadığı bilinmeyen şehir efsanesi. İnsanların gerçekten öldürüldüğü filmler için kullanılan bir terim. Snuff filmlerle gerçek hayatta karşılaşmıyoruz ama kimi korku filmleri veya dr*mlar kendilerine snuff filmleri konu alıor. 8 Milimetre (1999), Hardcore (1979), Tesis (1996). Çoğunlukla hayvanların gerçekten öldürüldüğü yamyam filmleri de bu kategori içerisine giriyor.
|
|
|
|
|
 |
|
bu mesaj kurallara uymuyor ise tıklayın.
|
|
|
|
peter-parker
| 23.01.2007, 22:58 |
|
| The Last Man On Earth adlı filmin yeniden çevrimi (Hammer Film'in elinde çıkmaymış bu film fakat daha sonra vazgeçmişler dağıtımı Abd ortaklı bir İtalyan firma almış) Önümüzdeki aylarda sinemalarda olacak. Başrolünde Will Smith oynuyor. Adı ''I /m Legend''. Vincent Price'ın oynadığı asıl çevrimi anayım dedim bu vesileyle. |
|
|
|
|
 |
|
bu mesaj kurallara uymuyor ise tıklayın.
|
|
|
|
i just wanna live
| 23.01.2007, 23:07 |
|
Şeytan Filmleri: 68'li ıllarda çekilen "Rosemary'nin Bebeği" ile başlayan bir furya. Roman Polanski'nin yönettiği film genç bir çiftin apartman dairesine taşınması ile başlıyor. Rosemary ve Guy Woodhouse komşuları Minnie ile zaman geçirmeye başlayınca garip olalar oluor. Bu sıralarda ha*ile kaln Rosemary çamaşırhanede bir kadının ona bişiler anlatmasıyla garip rüy*lar görmeye başlıyor. Kocasının gittikçe ondan uzaklaştığının düşünen kadın çocuğunun da şeytanın çocuğu olduğunu düşünmeye başlıyor. |
|
|
|
|
 |
|
bu mesaj kurallara uymuyor ise tıklayın.
|
|
|
|
i just wanna live
| 23.01.2007, 23:30 |
|
| "The Omen/Kehanet" (1976) bir diğer şeytan filmi. Ölü doğan çocuklarının yerine karısından gizlice başika bir bebeği evlat edinen büyükelçinin dramı. Şeytanın oğlu Damien ise unutulmaz şeytan karakterlerinden biri. Zaten geçtiğimiz yaz uyarlama filmini izleme şansı bulduk. |
|
|
|
|
 |
|
bu mesaj kurallara uymuyor ise tıklayın.
|
|
|
|
i just wanna live
| 23.01.2007, 23:49 |
|
Yaş sınırlaması getirilip yasaklanan bazı önemli "Video Nasty" adıyla anılan filmler: Day of the Woman (1978) The Driller Killer (1979) Last House on the Left (1972) Cannibal Holocaust (1979) Lager SSadis Kastrat Kommandantur (1976) Tenebre (1982) |
|
|
|
|
 |
|
bu mesaj kurallara uymuyor ise tıklayın.
|
|
|
|
peter-parker
| 23.01.2007, 23:56 |
|
Oldum olası Last House On The Left filminin ismine bayılıyorum. The People Under The Stairs filminin afişindeki cümleyle alakalı bir durum. ''In every neighborhood there is one house that adults whisper about and children cross the street to avoid. ''
Her mahallede ailelerin çocuklarına uzak durmalarını fısıldadıkları bir ev vardır.
Çocukluğa dair bir ürperti taşıyor. |
|
|
|
|
 |
|
bu mesaj kurallara uymuyor ise tıklayın.
|
|
| | | |