Türkiye'nin en çok, dünyanın 8. en çok okunan Sinema sitesine Hoşgeldiniz.
Ana Sayfa Sinekritik Sinemasal Sinegişe Pek Yakında Haberler Arşiv Forum BeyazPerdem Fragman TV Tv-Dizi
Forum Ana Sayfa   |  Forum Cevaplarım   |  Forum Mesajlarım
Mesaj Kutum   |   Film Listelerim
Kitaptan Filme
Bu hafta vizyona giren Yüzüklerin Efendisi, fantastik edebiyatın kilometretaşı niteliğindeki aynı adlı kitaptan sinemaya uyarlandı. İlgili anketimizde de açıkça görüldüğü gibi, filmi izleyecek olanların önemli bölümü kitabı okumuş. Yönetmen Peter Jackson, Tolkien'in eserine duyduğu hayranlığı ve sadakati filmin her karesinde belli ediyor. Kitaplardan yapılan uyarlamalar hakkındaki düşünceleri, edebiyat ve sinema arasında ne tür benzerlikler ya da ayrılıklar olduğunu bu alanda tartışmaya açıyoruz...
3691 kez okunmuş / 172 cevap yazılmış > Son cevap 24.07.2008, 20:18   
Elisabeth Kostova  ÜYE Profili   WEBMesaj ile özelden konuş
Yeraltı Edebiyati ve Filmleri

arkadaslar dedim ki yeralti edeebiyati ve filmlerine ait bir basligimiz olsun..tavsiyelerde bulunalim..
mesela fight club..ayni yazarin ,Chuck P., bir cok kitabi var daha orneginGorunmez Canavarlar..
herkese oneririm tabii eger yeralti seviyorsaniz:)

Sayfa 2 / 6 1  2  3  4  5  …
<önceki   sonraki> 
  systemofadown81    ÜYE Profili  WEBMesaj ile özelden konuş 30.03.2007, 10:20
Kinyas ve Kayra'dan...
...Sonra birgün farkedilir hiçbir canlının anlaşılabilecek kadar basit olmadıgı.İçine kapanık bir çocugun sınıf arkadaşlarını pompalI tüfekle katlettigini okursun gazetede. Orta yaşlardaki başarılı bir mühendisin bir çocuk gibi evinde, ailesinden kaçtıgına tanık olursun. Yargılar isabetsiz hale gelir. Çözdügünü ya da uyanışından yatagına dönüşüne kadar bir gün boyunca neler yaptıgını tahmin ettigini sandıgın insanları aslında ne kadar az tanıdıgını farkedersin. Ve yıllarca sadece kendini çift hatta daha fazla sayıda hayat sahibi gördügünden şaşırırsın bir benzerini başkasının da yapabilmesine. Hatta senden yüz kitap daha cahillerin aklından geçenleri okuyamadıgın için utanırsın kendinden. Oysa onlara benzememek için hiçbir iş yapmamış, hiçbir inanca ve amaca sahip olmamışsındır. Sadece gözlem ve eleştiri vardır hayatında. Ama onsekiz yaşına kadar son derece normal, başarılı, popüler bir çocukluk geçirerek gelmiş bir gencin kendisini asmasına tanık olunca, bir yudum bile yükselememiş oldugunu anlarsın.
bu mesaj kurallara uymuyor ise tıklayın. 
  systemofadown81    ÜYE Profili  WEBMesaj ile özelden konuş 30.03.2007, 10:29
''Seni anlıyorum'' demek büyük bir yal@ndır. Kocaman bir yal@n. Kimse kimseyi anlayamaz ve tanıyamaz dünyada...Var olan en saglam zırh insan vücududur. İçindekileri en iyi saklayan kasa odur. Koridorlarında birikenlerin kokusunu bile yaymaz dışarıya. Deliliginin kokusunu, anormalliginin kokusunu duyamazsın yanında gazete okuyan adamın, otobüs duragında. Sadece gördüklerin vardır. Beş duyunun algıladıgı kadar anlarsın ailen, sevgilini, çocugunu. Dolayısıyla herhangi birşeyi, birini anladıgına, ama gerçekten anladıgına emin olmak, sarıldıgında arkasında ellerini kavuşturabilecek kadar o şeyi ya da kimseyi anlamak olaganstü bir durumdur. Ve çok zaman isteyen sözkonusu olaganüstü ilişk. .çin olaganüstü bir insan olmak gerekir...
bu mesaj kurallara uymuyor ise tıklayın. 
  systemofadown81    ÜYE Profili  WEBMesaj ile özelden konuş 30.03.2007, 12:49
...Tanrı'dan vazgeçtim. Ölmekten vazgeçtim. Çünkü ölürsem ve eger yukarıda beni ödül ve ceza sisteminin bekçileri bekliyorsa çok büyük kavgalar etmem gerekecekti. Ölmek istemiyorum, çünkü Tanrı'yı da öldürürüm diye korkuyorum. Ve böyle bir vefata benim dışımda kimse dayanamaz... Platon'un Magara İstiaresi'ne karşılık, ben de Kuyu İstiaresi'ni yazdım: Dogdukları andan itibaren düşen insanların, yanlarından hızla geçen fırsatlara ve başka insanlara tutunup tırmanmalarını ve bunu sadece dogdukları andaki yüksekliklerine erişebilmek için yaptıklarını anlattım. Ancak ellerini agızlarına sokup, parmaklarını ısırıp hiçbir şeye tutunmamaya kararlı olanları da anlattım. Ve sordum, Tanrı'nın yukarıda mı yoksa aşagıda mı oldugunu. Eskiden poker oynardım. Şimdi de, Tanrı'nın aşagıda, kuyunun dibinde olduguna oynuyorum. Hayatım masada, birkaç kırmızı oyun fişiyle...
bu mesaj kurallara uymuyor ise tıklayın. 
  Elisabeth Kostova    ÜYE Profili  WEBMesaj ile özelden konuş 30.03.2007, 14:39
Zorla aldiricaksin kitabi sevgili system of a down!!
bu mesaj kurallara uymuyor ise tıklayın. 
  systemofadown81    ÜYE Profili  WEBMesaj ile özelden konuş 30.03.2007, 14:52
güzel cümleler ama di mi?
bu mesaj kurallara uymuyor ise tıklayın. 
  VeykingLayf    ÜYE Profili  WEBMesaj ile özelden konuş 30.03.2007, 17:09
system benide tahrik ettin.:))))
bu mesaj kurallara uymuyor ise tıklayın. 
  VeykingLayf    ÜYE Profili  WEBMesaj ile özelden konuş 30.03.2007, 17:12
dün takip ettim yazdıklarınızı an be an.bu türe yabancı olduğum için ses çıkarmadım.systemin vesilesi ile kinyas ve kayra ile başlamış olucam.tşk
bu mesaj kurallara uymuyor ise tıklayın. 
  systemofadown81    ÜYE Profili  WEBMesaj ile özelden konuş 30.03.2007, 17:48
valla sevindim veykinglayf. ama iyi düşün başlamadan önce. agır tahribata yol açabilir bünyede :)
bu mesaj kurallara uymuyor ise tıklayın. 
  Elisabeth Kostova    ÜYE Profili  WEBMesaj ile özelden konuş 01.04.2007, 22:45
Soz okuyacagim bahsettigin kitabi systemofadown'cugum..ama eger konu "bunyede agir tahribat" ise Gorunmez Canavarlar'ın üstüne cok tanimam!:)))
bu mesaj kurallara uymuyor ise tıklayın. 
  systemofadown81    ÜYE Profili  WEBMesaj ile özelden konuş 02.04.2007, 08:57
Cumartesi günü Görünmez Canavarlar'ı aldım, okumaya başladım. Daha başlardayım ama.

Chuck Palahniuk'un farklı bir tarzı var. Bi kere kurgu ustası oldugu kesin. Hikayenin sonundan giriyor, başından çıkıyor, ortasından tekrar dalıp dalıp çıkyor falan. Neyse sonuçta bunu çok ama çok ustalıkla beceryor.

Ancak kitaplarındaki dili biraz degişik buluyorum. Aynen Fight Club'ta oldugu gibi okunması biraz zor bir üslup var bence. Kısmen çeviri okuyor olmamızdan da kaynaklanabilir. Mizahi bir dil kullanıyor, bununla ilgili bir problemim de yok, komik de buluyorum zaman zaman ama dedigim gibi dili pek akıcı bulmuyorum.

Bunun yanında kitaplarında biraz Brett Easton Ellis (American Psycho'nun yazarı) tarzı ve dili seziyorum. American Psycho'da da insanların popüler ve marka odaklı giyim tarzı çoklukla marka adı da verilerek eleştiriliyordu. Aynı durum Palahniuk'ta da var. Ve Ellis'in kitaplarındaki argo ve mizahi havanın benzerini Palahniuk'ta da hissettigimi söyleyebilirim.

Arkadaşlar Palahniukçular yanlış anlamasın beni. Henüz kitabın başlarındayım ve bir iki izlenimimi aktarmak istedim sadece. Kitabı bitirince ayrıca yorumumu yazarım.
bu mesaj kurallara uymuyor ise tıklayın. 
  Elisabeth Kostova    ÜYE Profili  WEBMesaj ile özelden konuş 02.04.2007, 17:37
C.P.'nin dili adina sunu soyleyebilirim; Bence adamin dili neredeyse T.Robbins'i andiriyor ama soyle bir fark var biri cok "eglenceli" yazarken bir digerinin cumlelerinden "karamsarlık" dokuluyor! C.P. kendi tarzi icinde cok basarili, ayrica iananin bana kitaplarda ceviri problemi cidden yok! ben once aslini daha sonra Turkcesini okumus bir insan olarak sunu soyluyorum ki emin olun cevirmen su ana kadar yazilarini okudugum en basarililardan biri! dikkat etmissinizdir, cumleler asla uzun degil, 1 satiri genelde asmaz, ama bu durum da kendi icinde bir kaosa surukluyor, farkli farkli metinler okuyormus gibi hissetmemize neden oluyor! Adamin da basarisi bu; zekice kurguladigi ve zaten karmakarisik olan bir hikayeyi daha da karmasiklastirarak veriyor ama dedigim gibi bunun nedeni uzun cumleler ya da agdali bir dil degil; nedeni tam olarak kisa cumleler kullanması!
bu mesaj kurallara uymuyor ise tıklayın. 
  systemofadown81    ÜYE Profili  WEBMesaj ile özelden konuş 05.04.2007, 13:41
Hakan Günday, P.ç'ten...

Ögleden sonra üç, günü yirmi dört saate bölmüş olanların torunlarının iş hayatlarında en verimli oldukları zaman dilimidir. Başkalarının banka hesaplarında tutsak duran paraların kendi ceplerinde özgürlük bulacagını düşünenlerin, sattıkları ürünün vazgeçilmezligine karşılarındakini inandırmak için kelime haznelerinin sınırlarını zorladıkları bir saattir. Ama eger bir terasta yaşıyor ve herhangi bir çıkar karşılıgında çalışmanın ne demek oldugunu bilmiyor ya da hatırlamıyorsanız ögleden sonra üç, sizin için sadece ögleden sonra üçtür. Pahalı saatler takan insanların zamanları degerlidir. Ama bir terasta yaşıyor ve saati sokaktaki yabancılardan ögreniyorsanız, zaman size sonsuzmuş gibi gelir. Ve ekonomi, bilim haline gelmeden önce de var olan bir kurala göre bolluk, degersizlik getirir.
bu mesaj kurallara uymuyor ise tıklayın. 
  systemofadown81    ÜYE Profili  WEBMesaj ile özelden konuş 05.04.2007, 13:49
P.ç 'in ilk paragrafı...

İnsanlık, kendini öldüren ilk insan tarafından ihanete ugramıştır. Ancak sadece zamanın lehine işleyen zamanla, zekasının katili ve kurbanı olan insan, intihar etmeyi utanç verici bulmuştur. Ölümsüzlügün, hayatta kalmaktan geçtigini ögrendigi için varlıgında yamanamaz delikler açarak kendine tecavüz etmeyi ögrenmiştir. Böylece insanlıgın unutamayacagı ve tanık olabilecegi en korkunç gösteri başlamıştır. Kendisini h.m.le bırakan insan kendisini dogurmuş ve bir tecavüz bebegi olarak atasının bıraktıgı yerden ihaneti devralmıştır.
bu mesaj kurallara uymuyor ise tıklayın. 
  hephaestus    ÜYE Profili  WEBMesaj ile özelden konuş 07.04.2007, 01:10
Valla yarın ilk işim bu kitabı almak olucak.
bu mesaj kurallara uymuyor ise tıklayın. 
  Rhun    ÜYE Profili  WEBMesaj ile özelden konuş 07.04.2007, 01:23
hakan günday :)
bu mesaj kurallara uymuyor ise tıklayın. 
  systemofadown81    ÜYE Profili  WEBMesaj ile özelden konuş 09.04.2007, 10:41
evet chuk palahniuk'un görünmez canavarlar'ı bitti dün.

yazar tüketim toplumuna, yozlaşan aile yapısına sivri eleştirilerde bulunmuş. güzellik olgusuna yaklaşımı çok hoşuma gitti. günümüzde dış görünüşün önemi büyük ve insanlar birbirlerine önyargıyla yaklaşıyorlar. güzelligin insana güç kattıgı bi gerçek. ve insanlar güzelleşmek için o kadar çaba ve para hacıyorlar ki! yine etkileyici bir son var kitapta. zaten okurken sürekli sonu ne olacak diye meraktasınız. ama ben daha bomba bi son bekliyordum acıkcası.
eleştirebilecegim nokta ise kitabın dili. o kadar karmaşık bi kurgu ve ilginç bi dil var ki okurken beni zorladıgını söyleyebilirim. zaman zaman koptum kitaptan hatta. sürekli bi kaos ve takibi zor bi kurgu var. yer yer beni sıktıgını söyleyebilirim. bunun dışında iyiydi. okunabilecek bir yeraltı edebiyatı örnegi.
bu mesaj kurallara uymuyor ise tıklayın. 
  scourge    ÜYE Profili  WEBMesaj ile özelden konuş 10.04.2007, 00:45
gorunmez canavarlar hakkındaki yorumun sana aittir saygı duyarım o yuzden kitabı cok begenen biri olarak soyleyebilecegim birsey olamaz.ama sunu belirtmek istedim.kitabın kurgusunun takip edilmesi zor oldugunu ve seni zorladıgını soylemissin.bence bu cok dogru bir tespit.cunku ben filmlerdede kitaplardada kendimi zorlamam gereken dikkatımi tamamen vermem gereken konuları seviyorum.bu kitabı bukadar cok sevmemin bir sebebide bu zaten.
yaptıgın tespit benim acımdan okadar dogru geldiki,beklentilerini karsılamadıgını soylemene ragmen kitabı sana karsı savunmak istemedim:)
bu mesaj kurallara uymuyor ise tıklayın. 
  systemofadown81    ÜYE Profili  WEBMesaj ile özelden konuş 10.04.2007, 08:48
ya bu böyledir zaten. bir kitabı ya da filmi ya da sanat eserini diyelim, bazıları sevmez, tarzını begenmez, bir digeri de sırf o tarz yüzünden aşık olur o esere. kostova'yla da konuşmuştuk bunu. mesela ben hakan günday romanlarını seviyorum. çünkü edebiyat yönü de var, okudugunuzda durup düşüneceginiz cümleler ve paragraflar var. ben bunu çok seviyorum @ma kostova da bunu sevmiyor, tam tersi kısa cümleler, karışık kurgu,edebiyat yapmadan (chuk palahniuk'ta oldugu) yazılan yeraltı edebiyatı tarzı onun hoşuna gidiyor. bu da çok dogaldır.
bu mesaj kurallara uymuyor ise tıklayın. 
  Elisabeth Kostova    ÜYE Profili  WEBMesaj ile özelden konuş 11.04.2007, 00:16
Kulaklarım cınladı:)

Systemofadown'un da dedigi gibi kısa cumleler, "edebiyat" yapmadan hazırlanan kurgular benim için cok keyif verici. Yazarların "edebiyat" yapma halinde karsılarındaki okuyucuya "sen" diye hitap edip, karsşsşndaki kisinin kim oldugunu bilmeden yorum hakkı bulması bana cok itici geliyor. Hakan Gunday icin bunu soyleyemeyecegim cunku okumadım. Ama dedigim gibi, ben yazarın dusuncelerini, kurgu ve bilmeceler icerisinde bulmayı seviyorum! Onume hazır bir sekilde "al ben bunu dusunuyorum, sen de bir dur dusun" manasında metinler konulmasından hoslanmıyorum! ki bence Yeraltı Edebiyatı tutkunu olmamın en onemli nedenlerinden bir tanesidir bu!

Systemofadown'cugum,
senin kitap hakkındaki yorumlarına gelince..
Kitabi bir anlamda begenmene cok sevindim ama yazarın tarzına uzak olman nedeniyle yaptıgın elestirileri de cok iyi anliyorum..

Bir de T.Robbins dene diyecegim:)
bu mesaj kurallara uymuyor ise tıklayın. 
  systemofadown81    ÜYE Profili  WEBMesaj ile özelden konuş 11.04.2007, 08:36
valla Kostovacım pazar günü Parfümün Dansı'nı aldım elime ama geri bıraktım ben de senin gibi. Elif Şafak'ın Şehrin Aynaları kitabını aldım sonra. Ama deneyecegim söz.
bu mesaj kurallara uymuyor ise tıklayın. 
  herdondain    ÜYE Profili  WEBMesaj ile özelden konuş 11.04.2007, 14:40
daha önce yazıldı mı bilmiyorum ama yeraltı edebiyatının üstatlarından boris vian var..yürek söken, kırmızı ot, mezarlarınıza tüküreceğim.. vs..kendisi kitaplarını birkaç ayda yazan boris vian mezarlarınıza tüküreceğim kitabınının film uyarlamasının galasında kalp krizinden 39 yaşında ölmüştür..bütün kitapları dahil olmak üzere özellikle yürek sökeni tavsiye ederim
bu mesaj kurallara uymuyor ise tıklayın. 
  Elisabeth Kostova    ÜYE Profili  WEBMesaj ile özelden konuş 11.04.2007, 23:02
Anliyorum systemofadowncugum!

En Kısa zamanda denemen ve diger kitaplar icin de "stoklarda bitmis, deniz kitapları bana odunc versene" demen dilegiyle:)
bu mesaj kurallara uymuyor ise tıklayın. 
  aylili    ÜYE Profili  WEBMesaj ile özelden konuş 12.04.2007, 19:15
ben unutuldum:(

Hakan Günday, Chuck Palahniuk ve Tom Robbins üçgeninden kurtulamayacağız galiba. Her ne kadar çok sevsem de ben sıkıldım aynı kişiler üzerinde ve üzerinden dönen bu muhabbetten.

"Kibritler olduğu sürece fitiller de olacaktır. Fitiller olduğu sürece hiçbir duvar emniyette değildir. Her duvar tehdit altındayken her an her şey olabilir". Denizcim sen bu epigrafı nerden aldığımı bilirsin:) Hadi gel şu duvarı yıkalım! Kütüphanelerimizdeki kibritlerle...
bu mesaj kurallara uymuyor ise tıklayın. 
  systemofadown81    ÜYE Profili  WEBMesaj ile özelden konuş 13.04.2007, 08:39
arkadaşlar topic'e sık sık ugrayıp fikirlerinizi paylaşırsanız çok farklı yazarlardan da konuşabiliriz, sıkılmanıza gerek kalmaz. Ama kimse ortalarda yok. Tabi yalnız Deniz ve Aylili yıkacaksa duvarı, okumaktan da zevk duyarım, problem yok.
bu mesaj kurallara uymuyor ise tıklayın. 
  aylili    ÜYE Profili  WEBMesaj ile özelden konuş 13.04.2007, 09:29
elbette ki bi de sen system, adın çok uzun diye üşendim söylemeye:)
bahsettiğim yazar üçlüsünün yanındaki okur üçlüsüyüz biz de. CP benim, TR kostovanın ve HG de systemin:)
bu mesaj kurallara uymuyor ise tıklayın. 
  herdondain    ÜYE Profili  WEBMesaj ile özelden konuş 13.04.2007, 21:03
dedim ya boris vian..bukowski'den daha alaycı ve neyseki düz yazı..okuyun göreceksiniz..
bu mesaj kurallara uymuyor ise tıklayın. 
  aylili    ÜYE Profili  WEBMesaj ile özelden konuş 13.04.2007, 23:07
tamam kızma herdondain, Boris Vian da kayıtlara alındı en kısa zamanda okunmak üzere:)
peki mezarlarınıza tüküreceğim'in filmini bulma imkanımız var mıdır? Filmin adı da bu mu, orjinal adı ne mesela?
bu mesaj kurallara uymuyor ise tıklayın. 
  herdondain    ÜYE Profili  WEBMesaj ile özelden konuş 13.04.2007, 23:20
<