 |
 |
| Uzakdoğu Sineması |
| Uzakdoğu sineması sadece Halka ve Göz gibi Japon korkularıyla değil, Kaplan ve Ejderha, Hero gibi Çin filmleri ve İhtiyar Delikanlı gibi Kore yapımlarıyla da ülkemizde ve dünyada, giderek artan bir ilgiyle takip ediliyor. Buyrun konuşalım... |
|
| 2344 kez okunmuş / 82 cevap yazılmış > Son cevap 09.06.2008, 20:23 |
|
|
|
merissa
| 22.03.2007, 14:56 |
|
Unmei Janai Hito (aka A Stranger of Mine-2005) Hong Kong Verdiğim Puan:8,5 İmdb Puanı: 8
Tarantinovari bir kara komedi. Ancak film kendi içinde o kadar mütevazi ki, bu filmi birçok kişinin duymamış olmamasına şaşmamak gerekir. Kendi adıma filmi izlerken müthiş zevk aldım. Konusuna gelince, bir yakuza patronunun sevgilisi kadın, adama ait bir çanta dolu parayı çalar ve eski sevgilisinin evine saklar. Filmin devamında kesişen sahneler eşliğinde paranın akibeti, güzel ve esprili bir dille anlatılıyor. Açıkçası, bu patron bildiğiniz yakuza patronlarına hiç benzemiyor. Spoiler vermemek adına çok fazla ayrıntıya girmiyorum, ama mutlaka izleyin, çok eğleneceksiniz.
|
|
|
|
|
 |
|
bu mesaj kurallara uymuyor ise tıklayın.
|
|
|
|
merissa
| 22.03.2007, 15:03 |
|
| Sağolasın ramses, her türlü katkını bekliyorum. Biliyorsun, başlık açmak pek adetim değil:)Ancak, son zamanlarda uzakdoğu sinemasının o kadar üstüne gelinmeye başladı ki, bu konuda birçok kişinin cehaletinden kaynaklanan eksikliği kapatabilmek adına böyle bir girişimde bulunmayı tercih ettim. Haftada 3-5 tane uzakdoğu filmi izliyorum ve elimden geldiğince bu filmlerle ilgili yorumlarımı bu başlık altında paylaşmayı düşünüyorum. Eminim, sizler de bu paylaşıma en güzel şekilde katkıda bulunacaksınız. |
|
|
|
|
 |
|
bu mesaj kurallara uymuyor ise tıklayın.
|
|
|
|
Avelon
| 22.03.2007, 15:22 |
|
Merissa, harika bir başlık olmuş gerçekten.. kutluyorum:)
Hemen başlıyorum yazmaya:
Dolls (2002) - Bebekler - Takeshi Kitano
Konu: Film üç hikayeden oluşuyor. Ana hikayede Matsumoto, aşık olduğu sevgilisinin yerine kariyeri için daha iyi olacağını düşündüğü patronunun kızı ile evlenmek üzeredir.
Bu kararı üzerine sevgilisi intihar teşebbüsünde bulunur ve akıl hastanesine yatırılır. Çok büyük bir suçluluk duygusu ile karşı karşıya kalan Matumoto herşeyi bırakıp sevgilisini hastanesinden çıkarır ve onu hayata döndürmeye çalışır.
Bu arada bir mafya babası eski sevgilisini aramakta ve bir pop yıldızı da kendisini takip eden fanatik hayranından kurtulmaya çalışmaktadır.
Yorum: Uzakdoğu Dram türünde genel olarak görülen ağırlık bu filmde de mevcut. Az ve öz diyalog, şahane doğa manzaraları, görüntü yönetmenliği, kostüm..vs. Konular da gerçekten insanın içini burkan cinsten. Özellikle daha açılış sahnesinde çocukların ipe basıp da “Aaa, prangalı dilenciler” dediği sahnede, kızın yüzündeki ifade gözümün önünden gidecek gibi değil. Ancak film yine de bana göre şaheser değil. Aradaki geçişler bana göre çok başarılı olmamış. Eğer konuyu hiç bilmeden izliyorsanız ilk etapta anlamakta zorlanıyorsunuz. Her ne kadar hikayeleri bağlama yöntemi hoş olsa da geçişler hızlı ve kesik bana göre. Ayrıca bazı planların gereğinden uzun tutulması ciddi bir konsantrasyon bozukluğu yaratıyor. Yine de son sahnesi oldukça çarpıcıydı. |
|
|
|
|
 |
|
bu mesaj kurallara uymuyor ise tıklayın.
|
|
|
|
wong kar wai
| 22.03.2007, 15:34 |
|
BU nefis topicin faydalı olması dileklerimle... Benim hemen her gün seyrettiğim bir film: Aşk Zamanı(in the mood for love)-Wong Kar Wai Aşkın bu kadar içten,dokunaklı ve derinlemesine anlatıldığı başka bir film yok. Bu film hakkında sayfalar yazabilirim.Uzatmama adına her sinemaseverin görmesi gerek bu filmi diyerek(her izleyende farklı çağrışımlar uyandıracağına eminim) noktalıyorum. |
|
|
|
|
 |
|
bu mesaj kurallara uymuyor ise tıklayın.
|
|
|
|
Elisabeth Kostova
| 22.03.2007, 15:35 |
|
Izin verirseniz ben de A Moment to Remember konusunda azicik konusayim:
-- * -- A Moment To Remember -- * -- Yil: 2004 Ulke: Guney Kore Yonetmen: John H. Lee Puan: BeyazPerde'de filmi bulamamakla beraber, bulsaydim 10/9 verirdim.
Konu ve Yorum: Film genc bir kizin istasyonda bekleme sahnesi ile baslar; bir markette bir adam ile karsilasir ve filmin konusu hakkindaki ilk ciddi sinyali aliriz. Film yasanan bir ask, baglilik, korkular, intikam, fedakarlik ve bunlari tabiri caiz ise "baltalayan" ve genc kizimizin 27 yasinda yakalandigi bir hastalik etrafinda gelisir: Alzheimer!
Film benim icin cok anlamli idi; kola sahnesi, kizin ailesinin kizin hastaligi hakkinda ilk fikir sahibi olduklari an ve kizimizin cizimleri akla kazinacak nitelikte idi..Bence...Cok basarili bir yapim!
Konu hakkinda izlemeyenleri fazla bilgilendirmemek amaci ile cok ayrinti vermedim, kusura bakmayin!
|
|
|
|
|
 |
|
bu mesaj kurallara uymuyor ise tıklayın.
|
|
|
|
merissa
| 22.03.2007, 15:36 |
|
Aveloncum hoşgeldin, değerli yorumların ve katkıların için de ayrıca teşekkür ederim.
Bebekler, şiirsel ve görsel bir ustalıkla ortaya konmaya çalışılmış olsa da, bahsettiğin noktalardan dolayı beni çok cezbetmedi. Mesela Kitano'nun Zatoichi'si bu filmden daha oturaklıydı. Takeshi's ise, yakın zamanda izlemeyi düşündüğüm bir film. İzler izlemez buraya aktarırım yorumlarımı. |
|
|
|
|
 |
|
bu mesaj kurallara uymuyor ise tıklayın.
|
|
|
|
merissa
| 22.03.2007, 15:42 |
|
Sevgili elizabeth kostova ve wong kar wai, gerçekten çok teşekkürler. Özellikle A Moment To Remember, filmin konusunun aksine asla unutmak istemediğim:) bir filmdi. Beni deli gibi ağlatan filmerlden biriydi. Bu başlık altında adının geçmesine ayrıca sevindim:)
Her ne kadar tarzını beğenmesem de, wong kar wai'nin de uzakdoğu sinemasına yaptığı katkılarının tartışılmaz olması gerçeğinden hareketle, bahsinin geçmesi gereken bir yönetmen olduğunu düşünüyorum. Hepinize çok çok teşekkürler tekrar. |
|
|
|
|
 |
|
bu mesaj kurallara uymuyor ise tıklayın.
|
|
|
|
Avelon
| 22.03.2007, 15:45 |
|
her ne kadar bugün izlemediysem de bu hafta izlediğim için devam ediyorum..
Chunking Express - Chung hing sam lam (1994) - Wong Kar Wai
Konu: Kısaca aşk acısı çeken 3 kişinin, ayrı ayrı hikayeleri
Yorum: Filmi hiçbir bilgi okumadan izlediğim için ilk başta biraz afalladım. Öncelikle Wong Kar Wai, Tony Leung ve Takeshi Kaneshiro'dan habersizdim. Film boyunca ben bu ad*mları nereden tanıyorum diye düşünüp durduktan sonra filmin sonunda isimlerini görünce bir çığlık atarak kendime söylendim.. Kısa saçlı halllerine alışmamışım demek ki.. Filme gelince; öncelikle el kamerasıyla çekildiğinden biraz mide bulantısı ve baş dönmesi yaratıyor. Konular inanılmaz sıcak ve komik olmasına rağmen yine garip geçişler nedeniyle sürekli nerede olduğunuzu sorguluyorsunuz. Çok hoş replikler var tebessüm ettiren ve düşündüren ancak yine birçok yorumdaki gibi bir şaheser olduğunu düşünmüyorum. Oldukça amatör bir deneme ama bu anlamda yine de başarılı.. |
|
|
|
|
 |
|
bu mesaj kurallara uymuyor ise tıklayın.
|
|
|
|
Elisabeth Kostova
| 22.03.2007, 15:47 |
|
Merissacim sozlerinin uzerine iki kelam daha etmek istiyorum:
Film suresince mutemadiyen, masanin ustunden bardak dusse aglamak bir kenara, saniyorum 3 gun boyunca gozlerim sulu sulu gezdim!
Bir noktayi hatirlatmak istiyorum:
-Bunu icersen sevgili olacagiz! -Ya icmezsem? -Bir daha hic tanismamis gibi hayatlarimiza devam ederiz! |
|
|
|
|
 |
|
bu mesaj kurallara uymuyor ise tıklayın.
|
|
|
|
Avelon
| 22.03.2007, 15:47 |
|
| sevgili merissa, Dolls konusunda benimle aynı fikirde olmana çok sevindim. Zira okuduğum her yorum filmi inanılmaz övdüğünde ben ister istemez kendimden şüpheye düşüyorum. Sonuçta hiç kimsenin 2 dakika boyunca yürüyen bir çifti daralmadan izleyebileceğini düşünmüyorum. Tabii ki bunu harika manzaralar içinde yapıyorlar ama bu sıkıntınızı gidermeye yetmiyor. Ayrıca bazı sahnelerde söylediğim gibi o kadar ani geçişler var ki ne olduğunu anlamaya çalışırken filmden kopuyorsunuz.. Ben birçok yerde kendimi hayallere dalmış şekilde yakaladım.. |
|
|
|
|
 |
|
bu mesaj kurallara uymuyor ise tıklayın.
|
|
|
|
merissa
| 22.03.2007, 15:54 |
|
Elisabeth allahaşkına sus, yoksa salya sümük ağlamaya başlayabilirim:))Bahsettiğin sahne gerçekten de çok güzeldi. Özellikle La Paloma eşliğinde, masanın altında ellerinin birleştiğini görmek çok güzeldi. Ancak beni en çok ağlatan sahnesi, kızın ailesi "biz bakarız, ver kızımızı bize, yakında tuvaletini bile tutamayacak" dediğinde adamın "hayır" demesi ve akabinde kızın tuvaletini tutamaması ve çocuğun çırpınması. allahım, gene doldu gözlerim bak:((
Aveloncum, inanmazsın aynı şeyi ben de düşündüm. Herkesin taptığı bir filmi beğenmediğimi görünce, sinema zevkimi bile sorguladım bir süre:))Dediğin gibi, çok yavaş ilerleyen sahneler mevcut. O nedenle piyasada "This Charming Girl" adında bir kore filmi var, uzak durun ondan. Kızın yemek yediği sahne tam 5 dk. sürüyor:)) |
|
|
|
|
 |
|
bu mesaj kurallara uymuyor ise tıklayın.
|
|
|
|
Avelon
| 22.03.2007, 15:56 |
|
uyardığın için sağol merissa, sanırım bir daha film izlemezdim:))
A Moment to Remember ve Spring, Summer... filmlerini indireli neredeyse 1 sene olacak, hala izleyemedim! O yüzden yazdıklarınızı okumuyorum. Bu hafta mutlaka izleyip döneceğim başlığa:) |
|
|
|
|
 |
|
bu mesaj kurallara uymuyor ise tıklayın.
|
|
|
|
Elisabeth Kostova
| 22.03.2007, 15:57 |
|
Anlatmak isteyip kendi kendime "deniz sus!!baslarsin simdi aglamaya" dedigim sahne buydu! Gozlerim doldu, baslarim simdi:) Allah iyiligini versin merissacim:))))))))
Neyse o zaman ben bir de su sahneyi hatirlatacagim:
-Bir kadinin sevdigi erkekler evlenmek istemesinde yanlis olan ne var ki?? -Evlenebiliriz, mutlu olabiliriz ama beraber olemeyiz! |
|
|
|
|
 |
|
bu mesaj kurallara uymuyor ise tıklayın.
|
|
|
|
overgrey
| 22.03.2007, 15:58 |
|
Herkese merhaba..Benim de elimde bolca Uzakdoğu filmi birikti bir türlü izlemeye fırsat bulamadığım..İyi bir düşünce olmuş bu topik sevgili merissa.. Ben de izledikçe burada paylaşacığım sizlerle filmleri..
Avelon hemen de yapıştırmışın "Chungking Express" i keşke "LarVonTrier" e bıraksaydın, o da yeni izlemiş de bir anda hayatının filmlerinden biri oluvermiş.. Ben de sayende izledim Avelonum, tekrar teşekkürler..
Artık şuna eminim ki bu "Tony Leung Chiu Wai'nin kötü bir filmi yoktur arkadaşlar.. |
|
|
|
|
 |
|
bu mesaj kurallara uymuyor ise tıklayın.
|
|
|
|
merissa
| 22.03.2007, 16:02 |
|
| Yok böyle olmayacak, benim bu filmi tekrar izlemem gerek:)Sanırım 5. falan olacak. Bıkmadan, aynı sahnelerinde ağlıyorum sürekli:)Avelon, vakit kaybetmeden mutlaka izle, hak vereceksin bize. |
|
|
|
|
 |
|
bu mesaj kurallara uymuyor ise tıklayın.
|
|
|
|
wong kar wai
| 22.03.2007, 16:04 |
|
Bunu da yazmadan duramayacağım. 2046-Wong Kar Wai-Hong Kong/Çin Aşk Zamanı'nın devamı niteliğinde... Chow,Chan'i unutmaya çalışmaktadır!Ama ne mümkün!Bu kez aşktan başka öğeler de var filmde. 2046,her seyrettiğimde yeni birşey gördüğüm olağanüstü bir deneyim. Farkındayım,anlatamıyorum derdimi.Bu filmler beni inanılmaz heyecanlandırıyor çünkü. Sadece filmde kullanılan renklerden bahsetmek bile saatlar sürebilir.Benim zaafım bu ne yapayım?10/10 |
|
|
|
|
 |
|
bu mesaj kurallara uymuyor ise tıklayın.
|
|
|
|
merissa
| 22.03.2007, 16:07 |
|
Birisi Tony Leung mu dedi:)))overgrey, hoşgeldin tekrar. Şu The Departed'ın orjinali "Internal Affirs"i izlemeyi istiyorum ben de. Tony Leung döktürmüş orada diyorlar.
Bu arada içimden, şimdi 2046 yorumu da gelir wong kar wai'den dedim. Yanıltmadın beni:)Eline sağlık wong kar wai. |
|
|
|
|
 |
|
bu mesaj kurallara uymuyor ise tıklayın.
|
|
|
|
Avelon
| 22.03.2007, 16:11 |
|
overgrey, ben Chunking Express'in bende olduğunu unutmuşum, geçenlerde Lars yollamış bana bilmeden, o zaman izledim zaten, aynı anda izlememiz ondan:)
Ama sen de bu filme olağanüstü demeyeceksin değil mi??:) |
|
|
|
|
 |
|
bu mesaj kurallara uymuyor ise tıklayın.
|
|
|
|
overgrey
| 22.03.2007, 16:20 |
|
| Diyeceğim tabii ki :P .. Merissa cım "Tony Leung" un topiğinde "The Departed" filmi çıkmadan önce ben söylemiştim size bu filmini de izleyin çok iyi diye, ama pek kulak asan olmadı sanırım bana.. Olsun unutmadan söyliyeyim İnfernal Affairs 3 filmlik bir seriden oluşuyor, ancak "Tony Leung" sadece ilkinde oynuyor.. 3. filme de koymuşlar ama o filmde oynamıyor gibi bir şey..Infernal Affair 3 de bolbol geriye dönüşler olduğu için Tony Leung u görüyoruz o filmde de... |
|
|
|
|
 |
|
bu mesaj kurallara uymuyor ise tıklayın.
|
|
|
|
Avelon
| 22.03.2007, 16:37 |
|
imkan yok merissa'cım, izlesen de hayran kalamıyorsun:)
Tamam komik bir film. Tamam, çok hoş, düşündürücü, tebessüm ettiren, insanın içini burkan diyaloglar var. Tamam oyunculuk çok güzel ama yetmiyor arkadaşlar. Bana göre şaheser filmin kusursuz olması gerekir ve çok zordur. Herkes (sözüm meclisten samimiyetle dışarı) ne kadar kolay dağıtıyor bu payeyi! Bu filmin çok fazla kusuru var, bunu kabul edin yeter. Vallahi susarım:) |
|
|
|
|
 |
|
bu mesaj kurallara uymuyor ise tıklayın.
|
|
|
|
merissa
| 23.03.2007, 10:58 |
|
Neoneun nae unmyeong (aka You Are My Sunshine)-2005 G. Kore Verdiğim Puan:5,5 imdb Puanı: 7
Aids'in toplumdaki izdüşümünü bir aşk hikayesine dayandırarak anlatan ve gerçek bir öyküden esinlenerek yapılmış g. kore filmi. Genelevde çalışan bir kadın ve hayatında ilk kez bu kadına aşık olan bir çiftçinin sıradışı aşk hikayesi. Kadının aids olduğunu bile bile peşini bırakmayacak kadar çok seven bu adamın, Kore basınında da yer almış olan öyküsünden yola çıkılarak çekilmiş. Film, özellikle oyunculuklarıyla ayakta kalmayı başarıyor. Ancak, bizim klasik Türk filmleri gibi bir ilerleyişi var. Bu nedenle, bir sonraki sahneyi tahmin edebiliyorsunuz. Merak uyandıracak bir tarafı yok yani. Toplumsal mesaj veren filmler de sizi cezbetmiyorsa, izleyip zaman kaybetmeyin bence. |
|
| | | | |