Türkiye'nin en çok, dünyanın 8. en çok okunan Sinema sitesine Hoşgeldiniz.
Ana Sayfa Sinekritik Sinemasal Sinegişe Pek Yakında Haberler Arşiv Forum BeyazPerdem Fragman TV Tv-Dizi
Forum Ana Sayfa   |  Forum Cevaplarım   |  Forum Mesajlarım
Mesaj Kutum   |   Film Listelerim
Vizyonda Görmek İstedikleriniz
Vizyonda Görmek İstedikleriniz, son yıllarda çekilmiş ama ülkemizde gösterime girme şansı bulamamış filmlere ayrılmış bir forum alanı. Festivaller ya da ev sineması sayesinde tanıştığınız, ya da tanışamayıp merak ettiğiniz yapımları burada tartışabilirsiniz. Dünyada üretilen tüm filmlerin gösterim şansı bulabilmesi imkansız. Bazen bir çok müthiş film arada kaynayıp unutuluyor. Haydi, sarılın klavyeye, bu filmleri gün ışığına çıkarın! Unutmayın, film şirketleri de Beyazperde.com’u çok yakından takip ediyor...
549 kez okunmuş / 5 cevap yazılmış > Son cevap 17.09.2007, 12:13   
polat36  ÜYE Profili   WEBMesaj ile özelden konuş
Düşüncemi Paylaşanlar 2: En büyük korku

Sevdiklerimizi Kaybetme korkusu, 27/03/2007 Salı saat: 18:30 Kazım karakuş hakkın rahmetine kavuştu. Sevdiklerimizden birisini daha kaybettik. Mekanı cennet toprağı bol olsun. Allah gani gani rahmet eylesin.
İyi okumalar arkadaşlar. Yeni düşüncelerimi paylaşanlar adlı senaryo için cevaplarınızı ve düşüncelerinizi beklerim. Rahmetli Kazım karakuş Gül karakuş'un amcası oluyor. Gül’ün Rahmetli dedesi Hüseyin Karakuş’a yazmış olduğu bir not var elimde onu bu tarih sayfalarına aktarmadan geçemeyeceğim.
Gül Karakuş 12/01/1997 Saat: 20:43
Gül Karakuş : ‘‘ – Canım dede’me
sevgili dedeciğim;
Seni o kadar seviyorum ki anlatamam. Allah’tan sonra taptığımsın. Bir gün gideceksin bu dünyadan, yıkacaksın beni bunu biliyor musun?
Daha sen ölmeden öleceğini düşündüğüm her an hıçkırıklar ve göz yaşlarına boğuluyorum. Şuna inan ki dede hayatta tek sevdiğim bağlı olduğum kişi sensin, bu duygularımı yazarken bile göz yaşlarım arka arkaya damlıyor gözlerimden. Biliyor musun senin yokluğun benim sonum demektir. Senden uzaktayım ama her gece, her gün, her saniye senin yanındayım.
Sen bana göre sevdiğim, taptığım, yarim, annem, babam, arkadaşımsın yani kısacası sen Herşeyimsin..
Sen ölürsen benide yanına al. Allah’tan tek istediğim şey mademki seni alacak bari son bir defa görmeme izin versin. Ben senin yanındayken elimi tutarken canını alsın ve de Allah’tan şunu da istiyorum ki sana acısız bir ölüm nasip etsin. Ne olur Allah’ım dedem acı çekerek ölmesin. Sana yemin ediyorum ki benim bu dünyayla tüm alakam kesilecek madem sen gidiyorsun. Bende seninle geleceğim. Biliyor musun dede elimde olsa şu an geri kalan ömrümün tamamını ayaklarının altına sererdim ama ne yapayım bunu gerçekleştiremem. Biliyorum seni o kadar sevmeme rağmen şu son günlerinde yanında değilim haklısın ama yemin ederim elimden bir şey gelmiyor ve zaman çok çabuk geçiyor. Eğer ben İstanbul’dayken hayata veda edersen kendimi hiç bir zaman affetmeyeceğim ve sana söz veriyorum sen yoksan bu hayatta hiçbir şeyin anlamı ve benimde yaşamamın anlamı yok. Ben sensiz yaşayamam. Ölürsen benide yanına al... Teyzemin kızı Gül’ün yazdıklarını bu sayfalara yenilerken akla karayı seçtim. Şu anda iş yerindeyim. Ve ağlarken sesimin çıkmaması ve göz yaşlarımın fark edilmemesi için baya uğraştığımı belirtmek istiyorum.. Bende çocukken dokuz on yaşında iken : ‘‘ Eğer Allahım canımı alacaksan teyzemin oğlu Savaşı son bir kez daha göreyim de öyle öleyim.’’ Derdim. Büyüklerimi kaybetmek istemezdim. Özellikle Annemi ve Babamı öyleki çocukken Allahım’a yalvarırdım. ‘‘ – Allah’ım ben hiç büyümeyimde annem, babam, sevdiklerim yaşlanmasınlar ve ölmesinler.’’ Gelin görün ki işler öyle istenildiği gibi yürümüyor bu fani dünyada;.. Allahım’a çok şükür, Allah uzun ömür versin bana ve sevdiklerine bağışlasın Annem ve babam sağlar. Şu anda torunlarını da seviyorlar. Oğlumun ismini Muhammed Gürhan koydum. Adı gibi yaşasın adına layık hayırlı bir kul, ümmet ve insan olur inşallah. Zamanın geçmesi kötü anılar kadar yaşanılması güzel hadisleride peşi sıra getiriyor. Gül’ün dedesi benim Babaannem dedelerim Allah gani gani rahmet eylesin, toprağı bol, mekanları cennet olsun. Vefat ettiler. Ancak zaman yeni insanlarla tanışmamada vesile oldu. Evlendim. Bir oğlum oldu. Yaşlanmaya doğru gidiyorum. Bu dünya Sultan Süleyman’a bile kalmamış.. Fani dünya acılarda bizim için mutluluklarda.. Allah sağlık, sıhhat versin. Ölümün bile hayırlısını nasip etsin. Bizim Allah’ımıza dua ve ibadet etmekten, kul hakkı yememekten başka bir kulluk görevimiz yok. İnanıyorum ki herkes sevdiklerini kaybetmeyi düşündüğü zaman Benim ve Teyzemin kızı Gül gibi yukarıdaki satırlara yazılan bunalımı yaşıyordur.

Sayfa 1 / 1 1 

  polat36    ÜYE Profili  WEBMesaj ile özelden konuş 28.03.2007, 09:13
Ben Sensiz ne yaparım?
(Neden)---Bu kadar uzak, olacak ne vardı?---Gittin oraya, benide al yanına,---Ben hep burda mı kalacak;---Hüzünle mi ağlayacak,---Ne zaman dertler bitecek;---Ne zaman öleceğim?---Bağları geçirin, yollara eşerim. ---Sevdiğim sana gelmek için, ---Bedenimden vazgeçerim. ---Ben sensiz ne yaparım? ---Gece gündüz ağlarım. ---Eğer sen cehennemliksen, ---Senin için ben yanarım. ---Ne vardı sanki, ---Neden aldı Allah seni? ---Gücüm kalmadı, ---Beni de alsa bari; ---Ben sensiz ne yaparım? ---Gece gündüz ağlarım. ---Eğer sen cehennemliksen, ---Senin için ben yanarım. ---Ben sensiz ne yaparım? ---Gece gündüz ağlarım. ---Eğer sen cehennemliksen, ---Senin için ben yanarım. ---
(Sen benim aldığım soluk, içtiğim su gibiydin. Ama şimdi yoksun, şunu bilmelisin ki ; artık bende yokum, yokum. Allah’ım isyanım sana değil, kendime; ama onu bana vermiyorsan, benide al, benide al, benide...) Doğuş
şarkısını youtube'tan klip olarak dinleyebilirsiniz.
bu mesaj kurallara uymuyor ise tıklayın. 
  polat36    ÜYE Profili  WEBMesaj ile özelden konuş 28.03.2007, 17:19
Sen gidince öksüz kaldım,--Başımı belaya saldım.--Olur olmaz kapı çaldım,--Aşk aradım le meşk aradım--Olur olmaz kapı çaldım,--Aşk aradım meşk aradım.--Ama Bulamadım, --Bulamadım,--Bulamadım yar.--Bulamadım, Bulamadım,--Bulamadım yar.--Bulamadım, Bulamadım,--Bulamadım yar.--Bulamadım, Bulamadım,--Bulamadım yar.--Bulamadım, Bulamadım,--Bulamadım yar.--Bulamadım, Bulamadım,--Bulamadım yar.

Gittiğin günden bu yana, --Hep seni soran sorana,-- Gittiğin günden bu yana, --Hep seni soran sorana,--Bu şehir geldi cana, --Başım alıp dört bir yana.-- ,--Bu şehir geldi cana, --Başım alıp dört bir yana.--Ama Kaçamadım, Kaçamadım--Kaçamadım yar.--Kaçamadım, Kaçamadım--Kaçamadım yar.--Kaçamadım, Kaçamadım--Kaçamadım yar.--Kaçamadım, Kaçamadım--Kaçamadım yar. --Kaçamadım, Kaçamadım--Kaçamadım yar.--Kaçamadım, Kaçamadım--Kaçamadım yar.--Sen gidince öksüz kaldım,--Başımı belaya saldım.--Olur olmaz kapı çaldım,--Aşk aradım le meşk aradım--Olur olmaz kapı çaldım,--Aşk aradım meşk aradım.--Ama Bulamadım, Bulamadım,--Bulamadım yar.--Bulamadım, Bulamadım,--Bulamadım yar.--Bulamadım, Bulamadım,--Bulamadım yar.
bu mesaj kurallara uymuyor ise tıklayın. 
  polat36    ÜYE Profili  WEBMesaj ile özelden konuş 21.05.2007, 14:37
Hadi arkadaşlar konuyu okudunuz, buna benzeyen veya daha farklı olan kendi düşüncelerinizi başkaları tarafından düşünülmeden burada paylaşalım. İster ilginç olsun ister komik herkesin hayatta fark yaratacak derecede fenomen bir düşüncesi muhakkak vardır. Sabırsızlıkla bekliyor olacağım.
bu mesaj kurallara uymuyor ise tıklayın. 
  polat36    ÜYE Profili  WEBMesaj ile özelden konuş 09.07.2007, 09:22
Sizce kim geçmişle gelecek arasındaki bağlantıyı tam olarak sağlayabilir?
bu mesaj kurallara uymuyor ise tıklayın. 
  polat36    ÜYE Profili  WEBMesaj ile özelden konuş 17.09.2007, 12:13
Forumlar >> Vizyonda Görmek İstedikleriniz >>A-R-A-P : Hayal gücü; Allahın, insan oğluna ruhun varlığına inanmak için apaçık bahşettiği nimetlerinden yalnızca birisidir. Ve aynı anda birçok kişiye temas eden bir rüzgar gibidir. Yani bir kişinin düşündüğünü aynı anda 10 kişi düşünebilir. İlham yalnızca şairlere ait değildir. İlhamın görüntülü hali ressamlık oluyor. Ve gelişen teknoloji ile artık beyninizde yıllar önce hayal ettiğiniz nesneleri, görüntüleri ve hikayeleri artık aynı, benzeri veya farklı bir şekilde beyazperdeye yansımış şekilde görüyorsunuz. Belkide televizyon veya bilgisayar cinlerin oyunudur. Yani cinler maddesel olarak bir şekilde insan oğluna gözükmeye karar vermişler ve bilgisayar monitöründeki pixellere dönüşmüşlerdir.(Hasan Karacadağ'ın dabbe filminde anlatmak istediği asıl olayda budur). İnsan yalnız kaldığında aslında daha kalabalıktır. İçinde fırtınalar kopar. Özellikle hayal gücünü dışarı yansıtamayan insanların, televizyon hayal gücünün maddesel olarak görselliğe dönüşmesini sağlamıştır. Eskiden televizyon yoktu, bilgisayar yoktu. peki insanlar nasıl haberleşiyorlardı ve masal yaratıklarını ve dini hikayelerini nasıl geleceğe aktarmayı başardılar. Bence eski insanlar bizden daha zekiydi. Yani evrim teorisine karşı gelecek bir teoride olsa, biz şimdiki nesil atalarımızın yanında ufku kör kuyuda kalmış insanlarız. Yani Hz. Adem cennette yaşarken tüm nimetlerden yararlanıyordu. Biz yirmibirinci yüzyıldayız dünya tarihinin isa'dan sonra hesap edilen zamanına göre. Dünya cennet ile cehennemin karışımı ise dünyada böyle bir teknoloji varsa ve dahada ilerleyebiliyorsak. Cennetteki nimetleri hayal bile edemiyorum. Bir örnek vermem gerekirse çocukluğumuzda kara şimşek kitt'in daha bir gelişmişi olan havada, uzay boşluğunda uçan, denizin üstünde ve içinde yüzen, Karada giden bir otomobil'in hayalini kurardık. Önümüzdeki yıllarda bu hayali gerçeğe yansıtılabilecek bir taşıt projesi var. Uçan araba yapıldı zaten hatta nasa hava platformunun bile yapım aşamasında, laser bir hayal iken günümüzde lazer ile ameliyatlar yapılıyor. Görüntülü konuşma şu anda turkcell 3G teknolojisi ile gerçekleştirilmiş bulunmakta. daha neler neler ışınlanma, atomu ışınlamayı başardılar. Uzaydan uydular aracılığı ile geçmiş günlerin kaydı tutulmakta. Yani deja vu filmindeki gibi bir gün, bir hafta, bir yıl öncesinde bulunduğunuz yerin uydudaki kayıtlı olan konumunu izleyebiliyorlar. 'Googleearth' ile siz internetten sadece oturduğunuz apartmanı bulurken gelişmiş teknolojileri ile karıncanın yuvasını görüntüleyebiliyorlar. Gelin siz cennetin teknolojisini hayal edin.
Her şeyin Kur'an-ı Kerimde yazdığını söyleyen Dedem babama :''insan oğlunun en son olarak cenneti keşfe çıkacaklarını, ancak cennet bulunamadan dünyanın sonunun geleceğini söylemiş.'' İlkokulda dini kitaplarda cennetin yeryüzünün yedi kat yukarısında, cehennemin yeryüzünün yedi kat altında olduğu anlatılmıştır. Fen kitaplarında dünyanın yedi kat yukarısı ve yedi katman iç kısmı bulunmaktadır. Dünyanın yedi kat yukarısında atmosfer aşılır ve uzaya çıkılır. Yedi kat içerisinde de ateş küre magma tabakası bulunmaktadır. Dinimiz her şekilde fenni, maddesel olguları yüzyıllar önce açıklamıştır. Gerçekliğini çözmek bilim adamlarının zaman içerisinde ortaya çıkardığı işidir. Örneğin kaptan custo'nun iki denizin birbirine karışmadığı cebeli tarık boğazındaki akıntıyı yüzyıllar önce Kur’an- ı kerim yazmıştır ve söylentilere göre kaptan custo firavun'un secde etmiş halini cebelitarık boğazının derinliklerinde tıpkı kuranı kerimde anlatılan şekilde bulmuştur. Şimdilik kısaca bu kadar yorumlarınızı ve cinler ile ilgili hikayelerinizi bekliyorum. İyi okumalar umarım beyazperdeye aktarılacak bir hikaye ortaya çıkartabiliriz. Atatürk'ün dediği gibi ''Türk milleti zekidir.''... To be countinue..
bu mesaj kurallara uymuyor ise tıklayın. 
Sayfa 1 / 1 1 

1.man of the we...
2.dougie_92
3.FataLOneDay
4.lost_to_apath...
5.gecelerin_asi...
6.barbieyilmaz
7.murat_nic39
8.guldenoc
9.makrofaj
10.nagihan_tug
11.yalnizgeceler...
tüm üyeler    
Sinema severler
grubundan
haberin var mı?

Sen de katıl!
Copyright © MYNET A.Ş. Telif Hakları MYNET A.Ş.' ye Aittir.
İletişim   .Reklam   .Yardım