Türkiye'nin en çok, dünyanın 8. en çok okunan Sinema sitesine Hoşgeldiniz.
Ana Sayfa Sinekritik Sinemasal Sinegişe Pek Yakında Haberler Arşiv Forum BeyazPerdem Fragman TV Tv-Dizi
Forum Ana Sayfa   |  Forum Cevaplarım   |  Forum Mesajlarım
Mesaj Kutum   |   Film Listelerim
Kitaptan Filme
Bu hafta vizyona giren Yüzüklerin Efendisi, fantastik edebiyatın kilometretaşı niteliğindeki aynı adlı kitaptan sinemaya uyarlandı. İlgili anketimizde de açıkça görüldüğü gibi, filmi izleyecek olanların önemli bölümü kitabı okumuş. Yönetmen Peter Jackson, Tolkien'in eserine duyduğu hayranlığı ve sadakati filmin her karesinde belli ediyor. Kitaplardan yapılan uyarlamalar hakkındaki düşünceleri, edebiyat ve sinema arasında ne tür benzerlikler ya da ayrılıklar olduğunu bu alanda tartışmaya açıyoruz...
287 kez okunmuş / 18 cevap yazılmış > Son cevap 27.05.2008, 12:33   
nefertari_820  ÜYE Profili   WEBMesaj ile özelden konuş
Sizde de olur mu!!!!

Sizde de olur mu... Kitabı elime aldığımda o kitabın herşeyi ben oluyorum. Kafamın içinde bir sahne kuruluyor hemen baş rolde ben tabiki... Tüm kitap boyunca o kitabın filmini çekiyorum. Belkide okumayı bu yuzden seviyorum. Okurken hiçbirşey görmem de duymam da filmime konsantre olmuşumdur çünkü...

Sayfa 1 / 1 1 

  s.severus    ÜYE Profili  WEBMesaj ile özelden konuş 06.08.2007, 09:55
Kitaba konsantre olmak çok önemli tabi.Zaman ve mekan meselesi birazda.Kesinlikle başka birşey düşünmemek lazım bu birazda kitabın akıcılığına kalmış birşey kitap sık.cıysa seninde kafan başka seylere takılır o zaman.
Ben pek kahramanın yerine geçemem daha çok ortama adapte olurum anlatılan tasvirler beni daha çok etkiler.Bu bakımdan en fazla etkilendiği kitap kafkanın şatosudur.onun gibi bir kitap hayatım boyunca okumadım.Böyle bir atmosfer başka hiçbir kitapta görmedim ben.Yada yalnız beni hayal gücümden kaynaklanan birşey bilmiyorum tamamen bir rüyadaymışım gibi okudum kitabı kafka kitabı zaten bitirememiş daha sonra yayıncı tarafından muhtemel sonlar eklenmiş kitaba.
bu mesaj kurallara uymuyor ise tıklayın. 
  nefertari_820    ÜYE Profili  WEBMesaj ile özelden konuş 08.08.2007, 22:15
Açıkcası bir kitabı düşlemeden okumak mümkün değildir. Severusun dediği gibi tasvirlerin gücü edebiyatı zenginleştirip anlatıma akıcılık katmalı ve güzel bir tad bırakmalı okuyan yüreklere..
bu mesaj kurallara uymuyor ise tıklayın. 
  septimus.s    ÜYE Profili  WEBMesaj ile özelden konuş 09.08.2007, 09:32
maalesef bizim ülkemizde okuma alışkanlığı pek yok.Avrupada kişi başına düşen gazete sayısı 20 iken bizde 4 kişiye bir gazete düşüyormuş.Bütün sorunların temelinin eğitimde olduğunu düşünürüm ben.Bu ülkende terör varsa hırsızlık varsa kappaç varsa hepsinin sorunu eğitimdir.Önce kafaların değişmesi gerekir.Düşüncelerin değişmesi gerekir.Bunu insanlara anlatmanın yolu çok zordur ama zamanla olacaktır.
bu mesaj kurallara uymuyor ise tıklayın. 
  nefertari_820    ÜYE Profili  WEBMesaj ile özelden konuş 09.08.2007, 23:14
Bu ülkenin tek sorunu nufüstur s.severus... O kadar fazla ki hollanda nüfüsu 20 milyonken bizim 20 milyon öğrencimiz var... Devlet de bir yere kadar bu ülkede bu dengesiz nufuslaşma varken hiçbir şeyin ardı kesilmez
bu mesaj kurallara uymuyor ise tıklayın. 
  s.severus    ÜYE Profili  WEBMesaj ile özelden konuş 10.08.2007, 08:30
Yanlış düşünüyorsun arkadaşım.Devletin nüfusa bakacak gücü yok değil var ama kaynaklar doğru kullanılmıyor.Baştaki adam hep bana hep bana derse tabiki kalkınma olmaz.Onun için önce o adamın o kafayı atması lazım.Çin e bak 1 numaralı teknoloji onlarda.
bu mesaj kurallara uymuyor ise tıklayın. 
  nefertari_820    ÜYE Profili  WEBMesaj ile özelden konuş 10.08.2007, 23:54
Peki çindeki halkın karın tokluğuna çalıştığına ne demeli... Devlet bir yere kadar gidebilir. İnsan önce kendi sorumluluklarını yerine getirmeli. Başa gelenide bizler oturtmuyormuyuz zaten oraya... Bu kişisel bilinçsizlik devam ettiği sürece başa kim gelirse gelsin kalkınamayız!!!
bu mesaj kurallara uymuyor ise tıklayın. 
  arch enemy    ÜYE Profili  WEBMesaj ile özelden konuş 11.08.2007, 01:11
insanlar bilinçlendirilmeli bu da sadece eğitimle olur ama insanlar ackende alıp kitap okuyun denmez ama ben derim=)) ama bu ekmek yoksa pasta yiyin dermiş gibi bir şey önce ekonomik olarak kalkınmamız lazım ki bu da iyi ve kaliteli yönetici demek o da şu an bulunmuyor
bu mesaj kurallara uymuyor ise tıklayın. 
  arch enemy    ÜYE Profili  WEBMesaj ile özelden konuş 11.08.2007, 01:18
kitap hakkında yazmayı unuttum.Kitap okumayı özellikle gizli gizli okumayı çook severim derslerde özellikle kitap okumayı neredeyse herseye yeglerim bence bir kitap tutkuyla okunmalı boş zamanlarında kitap okuyanlardan değil de kitap için zaman yaratanlardanım
"büyük bir istekle kitap okuyan kişi ile yorgunluk gidermek için okuyan kişi arasında büyük fark vardır" işte bu söze kesinlikle katılıyorum ve kitapp okumayı cook seviyorum!!
bu mesaj kurallara uymuyor ise tıklayın. 
  s.severus    ÜYE Profili  WEBMesaj ile özelden konuş 11.08.2007, 09:02
bende öyle dedim zaten.
bu mesaj kurallara uymuyor ise tıklayın. 
  nefertari_820    ÜYE Profili  WEBMesaj ile özelden konuş 05.10.2007, 22:14
Sizlere yüreğinizi ısıtıcak sımsıcak gerçek öykülerle dolu bi seriden bahsetmek istiyorum. Tavuk Suyuna Çorba serisi... İçinde anlatılanlar yaşamdan bir parça bir kesit ve insanın en içine işliyor. Kitabı okurken sizde de birşeyler oluyor yaşıyorsunuz her anı... İçindeki her öykü sinemaya aktarılabilir ve müthiş senaryolar çıkacağınaa eminim. Niye böyle şeyler fark edilmez ki...
bu mesaj kurallara uymuyor ise tıklayın. 
  nefertari_820    ÜYE Profili  WEBMesaj ile özelden konuş 18.03.2008, 15:44
Adam Faver *Olasılıksız*

Birkaç gün önce okudum bu kitabı ve okurken bir sürü senaryo kurguladım yine. Kesinlikle beyazperdeye taşınabilecek bir kitap. Matematik ve fiziğe göndermelerle dolu bilim, felsefe, entrika ve maceradan ortaya çıkan bir başyapıt. Hikayenin sonunda, bir yandan şizofrenin gerçek nedenlerini düşünürken, bir yandan da tek bir hareketin bir insanın hayatını ne kadar değiştirebileceğine şaşırıyor olacaksınız.
bu mesaj kurallara uymuyor ise tıklayın. 
  sadıka    ÜYE Profili  WEBMesaj ile özelden konuş 20.03.2008, 09:16
Kitaplar benim yaşam kaynağım,onlar olmasa ne yapardım bilmiyorum??? Bende kitabı okurken kendimi kahramanın yerine koyarım o olurum,onun dünyasında seyahat etmek çok hoşuma gider,özellikle kitap okurken eğer kitapta komik bir yer varsa gülmekten çok zevk alırım heleki etrafımda insanlar varsa ve benim güldüğümü fark ederlerse ve bana"neden güldün?" diye sorarlarsa işte ozaman başlarım anlatmaya okuduğum yeri öyle bir anlatırımki sonu gelmez soranda sorduğuna bin pişman olur:))Sonsuz bir derya kitaplar...Ne anlatmaya kelimeler yeter ne de güç...
bu mesaj kurallara uymuyor ise tıklayın. 
  sadıka    ÜYE Profili  WEBMesaj ile özelden konuş 28.03.2008, 19:34
Kitap bende bir sevda. Belki deli gibi kitap okumuyorum belki yeteri kadar onlara değer veremiyorum ama onlarsızda yapamıyorum.Onlar alıyor benim bütün derdimi, sıkıntımı, üzüntümü, sevmeyi ilk onlarla öğrendim ölesiye insanların aşık olduklarını kitaplar öğretti bana ilk. Sonra derin nefreti... güldürdü kimi zaman kimi zamanda düşündürdü günlerce...Ah!! kitaplar olmasaydı nice olurdu halim hiç bilmiyorum??? Benim biricik dotlarım...
bu mesaj kurallara uymuyor ise tıklayın. 
  s.severus    ÜYE Profili  WEBMesaj ile özelden konuş 29.03.2008, 10:00
nefertari kitap okurken yangın falan çıkmasın dikkat et.
bu mesaj kurallara uymuyor ise tıklayın. 
  nefertari_820    ÜYE Profili  WEBMesaj ile özelden konuş 19.04.2008, 13:59
Bana mı dedin sadıkaya mı:D:D ama şu var bende kitap okurken dünya yıkılsa umursamam ki haberim olmaz zaten:)
bu mesaj kurallara uymuyor ise tıklayın. 
  s.severus    ÜYE Profili  WEBMesaj ile özelden konuş 21.04.2008, 09:46
evet o yüzden sana dedim canım.
bu mesaj kurallara uymuyor ise tıklayın. 
  sadıka    ÜYE Profili  WEBMesaj ile özelden konuş 27.05.2008, 12:18
Kitap: Martı Jonathan Livingston
Yazar : Richard Bach

Bir kitap okudum hayatım değişti yada bir film izledim hayatım değişti deriz.İşte bende bir kitap okudum ve kendi düşünce dünyam adına müthiş bir değişime neden oldu.Bu bir öykü kitabıydı, 90 sayfalık bir kitap ama sanki 90 sayfaya doksan yılım sığdı ve kendim adına bende çok güzel değişimlere vesile oldu.Şimdi sizlere kitabı okurken tuttuğum notları yazacağım ama bu notlar kitaptan bölümler değil, kitabı okurkenki düşüncelerim. Kitabın başlarını okurken ki karamsarlığımın hayatla ilgili belirsizliğimin kitabın sonun da nasılda umuda ve ne yapmak istediğime dair somut bir karara dönüştüğünü göreceksiniz.

Bu bir martının öyküsü,diğer martılar gibi olmak istemeyen hayata sadece yeme,içme ve belirli bir yükseklikte uçup sonrada öylesine göçüp gitmeye gelmediğini mutlaka öğrenilmesi gereken ve yaşanması gereken çok farklı lezzetler olduğunu keşfetmeye çalışan ve sonunda da istediğini yapmış olmanın vermiş olduğu o müthiş keyfi yaşayan bir martı.Bu martıyla beraber bende çok şey öğrendim ve öğrendiğim ve yaşadığım duygu yoğunluğunu sizlerle paylaşıyorum.
Notlarım: ( Kitaptan notlar değil kendi duygularım kitabı okurkenki yaşadığım. )
Tek başıma hayatta hep yaşam savaşı verdim.Sanki bu hayatta kendimi zorla acı çektirmek için uğraş veriyorum.Ben Martı Jonathan kadar özgür olmayı seviyorum ama yaptığım bir yanlış yada hatalı hareketim beni utandırıyor,onun gibi cesur değilim.Martı kendisi olabilmek için çok cesurca davranmıştı.
Hayatta tekbir amacım yok benim.Sabit ve sıradan bir hayat istemiyorum.Yani tıpkı Martı gibi olabildiğine özgür…
Bende tıpkı Martı gibi öğrenmek istiyorum ama neyi öğrenmek istediğimi tam olarak bilmiyorum.
Benim hayatta kalma nedenim sadece bu hayatı öylesine yaşayıp sonrada yok olup gitmek değil.Yaşadığım hayat anlamsız değil aslında,Martının düşündüğü gibi.Ama hayatımdaki anlamın ne olduğunu henüz keşfedemedim,öğrenecek ne çok şey var!!!
Hayatta o kadar çok başarısızlıklarım oldu ki zaman geldi tıpkı Martının başarısız olduğunda istediği gibi “çakılsam bir yerlere, her şey bir anda sona eriverse” dediğim zamanlarım çok oldu.Başarısız olmak bu hayattan hiçbir şeyi başaramadan gitmek istemiyorum.
Hiç bir çıkış yolum yok ben çok aciz bir insanım yapabileceklerim çok sınırlı diye düşünüyorum bazen.
Sınırları belli zavallı bir Martı,Hayır hayır sınırlarım belli olmamalı,sınırsız olmalıyım.Özgür ve inadına hayatta…
İçimdeki ses benim hiçbir şey yapamayacağımı beceriksiz olduğumu,iradesiz olduğumu söylüyor,beni derin bir karamsarlığa itiyor.Benim ihtiyacım olan tek şey tıpkı Martınınki gibi kısa kanatlarımın olması.Aslında kanatları kısa değildi sadece kısaltmanın yolunu bulmuştu daha hızlı uçup keskin dönüşler yapabilmek için.Benimde bu hayatta istediğim gibi yaşayıp keskin dönüşler yapabilmek için kanatlarımı kısaltmanın bir yolunu bulmalıyım ama bunu bazen tek başıma yapamıyorum,yardıma ihtiyacım var!!!
Farklı olmayı öğrenmiş birinin sıradan olmak adına verdiği sözler…Martı sıra dışı idi ama çevresi ondan sıradan bir Martı olmasını istiyordu.Sıradışı bir kişilik ve sıradan bir hayat bu mümkünmüydü??? Farklı biri olmayı öğrenmiş birinin böyle sözler vermeye ihtiyacı yoktur.Martı için hızlı uçmak “güç” demekti.Büyük bir zevkti ve kusursuz bir güzellikti.Tıpkı benim için özgürlüğün olduğu gibi.
“Yaşamak için ne çok neden var.”Cehaletimizi kırabiliriz,becerilerimizi,yeteneklerimizi ve zekamızı kullanarak kendimizi bulabiliriz.En önemlisi özgür olabiliriz! Uçmayı öğrenebiliriz yeterki bunları nasıl yapacağımızı keşfedelim.
Önümde uzanan hayatta mutlumuyum veya umutlumuyum emin değilim?? Evet şuanda yaşadığım hayattan çok daha iyi bir hayat yaşayabilirim.

Eğer istersem öğrendiklerimin üstün yeni yeni şeyler ekleyip daha iyisini yapabilirim.Tercihlerimin ve kararlarımın sonuncunda gidecek olduğum yer cennet mi ??? Peki orada bu dünyadakinden iki kat daha başarılı olmak,bunu başarabilecek miyim.???
Bir gün benim gibi düşünen insanlarla bir araya gelip yapmam gerekenin en iyisini yapıp daha çok çalışabilirim.
Milyonda bir rastlanan ender kuşlardan birisi olmak bu mümkün mü??Tabiki de mümkün.Her insandan zaten bu dünyada sadece bir tane yok mu ?? Benimde bir benzerim yok,bende bu dünyadaki diğer insanlar gibi sadece bir taneyim ikinci bir sadıka yok.Farklıyım ve farklı olmayı seviyorum.Ben sadece yemek,içmek ve öylesine bir hayat yaşamak için gelmedim.Bu farklılıkları ve farklı düşünüp,farklı yaşayan insanları çok zor kabul eden dünyaya,insan topluluklarının içine,ben bir sürüye dahil olamam.Ben özgürüm,istediğim gibi kanat çırpar, istediğim yüksekliğe çıkıncaya kadar uçar, gerekirse çok dik inişler yaparım ama asla vazgeçmeden sınırlarımı daha da zorlayarak ve daha hızlı,daha hızlı uçarak bu muhteşem zevki sonuna kadar yaşarım.Bunu yapmak sadece ama sadece benim elimde,istersem her şeyi yapabilirim.
Nereden geldiğimi bilmek ve gidecek olduğum yeri merak etmek.İşte galiba bunları unutmakla başlıyor başarısızlık.Hayatı günübirlik yaşamak,geçiştirilmiş bir hayat.Ben hayatımı geçiştirmek istemiyorum!!!Hiç bir şey öğrenilmemişse sonraki yaşam öncekilerin aynısı olacaktır.Aynı sınırlar ve kazanmak için yüklenilen aynı sıkıntılar.Bu dünyada kendimle ilgili verdiğim mücadeleyi gidecek olduğum diğer dünyada da vermek istemiyorum.”Cennet öğrenmektir,mükemmelliktir.”Rakamlar sınırları belirler;iyinin mükemmelin sınırı yoktur.Cennette zaman ve mekan sınırlaması yoktur,mükemmeli küçümsemezsen zamanı ve mekanı aşıp istediğin yere gidebilirsin,istediğin her şeyi kendine sınırlamalar koymadan ve kendi kendini yavaşlatmadan yapabilirsin.Öğrenmeyi istiyorsan öğrenmeye hemen başlamalısın,öğrenmeyi erteleme.
İnanmak mı ? anlamak mı? İnana bilmek için inandığım şeyi anlamam gerekiyor öncelikle.Gerçekten yapmak istediğim şeyi yapabilmem için önce onu anlamam gerekiyor.Anlamadığım bir şeyi nasıl yapabilirim??Anladığım şeye nasıl inanırım? Cevabını bulmam gereken çok soru var ve ben sınırları olmayan bir Martıyım.Sınırsız soru sınırsız cevap…Eğer ne yaptığını iyi biliyorsan her zaman başarırsın,başarmak için ne yaptığını bilmen gerekir.”En yüksekten uçan martı,En uzağı görebilendir.”Eğer birisi karadan bir mil ötesini nasıl görebileceğini başka birisine gösteriyorsa bu martı sadıka diyeceğim tıpkı martı Jonathan’ın diğer martılara gök yüzünde sınırsız bir hızla uçmayı öğrettiği gibi.Öğrenmeliyim ve öğrendiğim her şeyi paylaşmalıyım.Öğretmeliyim,öğrendiğim ve öğrettiğim sürece varım,diğer türlüsü mümkün değil.Benim gibi olmayan ve benim gibi düşünmeyen diğer insanlara karşı acımasız olmamalıyım.Benim gördüklerimi görmelerini sağlamak için onları bağışlamalı ve anlatmalıyım onlara…Hayatta bir şeyleri başarmak için sert ve keskin çizgilerim olmamalı.Kararlı fakat yumuşak olmalıyım.İncinmeden incitmeden uçmalıyım.”Bir topluluğun parçası değilsen o topluluğun kurallarına uymak zorunda değilsin.” “Bir şeyi bildiğini söylüyorsan onu bildiğini kanıtlamayı da bilmelisin.”Kim demiş geceleri uçamazsın diye? Bal gibide uçarsın.Yeter ki o karanlığın içerisinde parlayan bir lamba olmayı başarabilesin.Kendin olmakta kendi gerçek kişiliğine sahip çıkmakta özgürsün.Hiç bir şey seni yolundan alıkoyamaz,bu yüce Martı yani benim “Yasam.” Kitabın bir yerinde Martı uçmaktan korkan diğer martının sorduğu şu soruya çok güzel bir cevap verir.Şöyle sorar:
-Sen şimdi benim uçabileceğimi mi söylüyorsun?
-Ben senin özgür olduğunu söylüyorum… En doğru yasa bizi özgürlüğe gtürecek onladır.Gerçekten kim olduğunu anlamak ve bunu bilerek yaşamak…Kim olduğumu biliyormuyum ?? Bildiğim şeyi yaşıyormuyum??Önce işe kendimi keşfetmekle başlamalıyım.”Alışılmışın ilerisinde olmak.”Bir kuşu özgür olduğuna ikna etmek niye dünyanın en zor işi?Aynı şey bir insan içinde geçerli.Neden özgür olduklarını istedikleri zaman istedikleri her şeyi yapabileceklerini,doğruyu,mükemmeli bulabilmek için sert olmayan yumuşak fakat kararlı adımlar atmaları gerektiğini anlatmak öncelikle kendime ve sonrada bütün insanlara anlatmak bu kadar zor.?? Sınır yok,öğrenme yarışı asla bitmez bitmemeli.Bir insan diğer bir insandan daha mükemmel değil.Herkesin öğrenmeye ve öğretmeye ihtiyacı var.Yeterki sen kendini tanı ve sınırlandırma.Ne kadar özgürsen o kadar çok öğrenirsin.

bu mesaj kurallara uymuyor ise tıklayın. 
  sadıka    ÜYE Profili  WEBMesaj ile özelden konuş 27.05.2008, 12:33
Küçük bir öykü kitabı çok büyük dersler verdi bana sizde okuyun ve bu hayatta gerçekten ne yapmak istediğinizi keşfedin...
bu mesaj kurallara uymuyor ise tıklayın. 
Sayfa 1 / 1 1 

1.arrasandoo
2.blackhawk53
3.carleone_16
tüm üyeler    
Sinema severler
grubundan
haberin var mı?

Sen de katıl!
Copyright © MYNET A.Ş. Telif Hakları MYNET A.Ş.' ye Aittir.
İletişim   .Reklam   .Yardım