 |
 |
| cAfé Beyazperde |
| Gelin, sinemayla ilgili olsa da, Beyazperde.com Forum Alanlarının konusu dışında kaldığı için yazacak yer bulamadığınız yazışmaları bu serbest alanda sürdürün! Serbest dediysek diğer kurallar değişmedi elbette: Nezaket sınırları içinde kalacağız, kişisel ve sinemayla ilgisiz mesajlar atmayacağız... vs... vs... |
|
| 15839 kez okunmuş / 832 cevap yazılmış > Son cevap 29.08.2008, 09:29 |
|
|
|
sadıka
| 06.02.2008, 12:57 |
|
bugün cnbc-e de çok güzel bir film var ve ben yine izleyemeyeceğim ama sizler yani izleme imkanı olan arkadaşlar izlesinler diyorum. Filmimiz "Duman"(Smoke) cnbc-e nin ustalara saygı kuşağında iyi seyirler. |
|
|
|
|
 |
|
bu mesaj kurallara uymuyor ise tıklayın.
|
|
|
|
semahos
| 07.02.2008, 14:09 |
|
2008 dev yapımların yılı olacak. www.uçankuş.com alıntıdır..
Indiana Jones and the Kingdom of the Crystal Skull: Sinema dünyasının maceraperest kahramanı Indiana Jones, 20 yıl aradan sonra beyazperdeye geri dönüyor. Steven Spielberg'ün yönettiği dördüncü 'Indiana Jones' filminin yapımcılığını 'Yıldız Savaşları-Star Wars' serisinin yönetmeni George Lucas'ın üstleniyor. 'Lucasfilm Ltd' tarafından hazırlanan film, 22 Mayıs 2008 tarihinde izleyiciyle buluşacak
Harry Potter ve Melez Prens-Harry Potter and the Half Blood Prince: J.K Rowling'in ünlü serisi Harry Potter'ın beşinci halkası, 21 Kasım 2008 tarihinde vizyona girecek
Uzay Yolu-Star Trek: Bir dönem izleyiciyi ekran karşısında adeta çivileyen 'Uzay Yolu-Star Trek' dizisinin sinema filmi de 25 Aralık 2008'de seyirciyle buluşacak.
The Mummy: Tomb of The Dragon Emperor: 'Mumya' serisinin yeni filmi, 1 Ağustos 2008 tarihinde izleyici karşısına çıkacak
Sex and The City-The Movie: Ekranlarda bir dönem fırtına gibi esen 'Sex and the City' adlı dizinin beyazperde uyarlaması da 30 Mayıs 2008'de gösterime girecek
The Incredible Hunk: Yeşil dev Hulk da yeni filmiyle 13 Haziran 2008 tarihinde hayranlarıyla buluşacak
Narnia Günlükleri: Prens Caspian-The Chronicles of Narnia: Prince Caspian': 'Narnia Günlükleri' serisinin yeni filmi, 16 Mayıs 2008 tarihinde gösterime girecek.
|
|
|
|
|
 |
|
bu mesaj kurallara uymuyor ise tıklayın.
|
|
|
|
semahos
| 07.02.2008, 14:10 |
|
2008 yılında gösterime girecek diğer ilgi çekici yapımlar ise şöyle sıralanıyor: Hellboy II: The Golden Army Wanted Iron Man Blindness Son of Rambow Jumper Get Smart Frost/Nixon Burn After Reading The Dark Knight Speed Racer Pineapple Express The Happening Valkyrie Wall-E Quantum Of Solace
|
|
|
|
|
 |
|
bu mesaj kurallara uymuyor ise tıklayın.
|
|
|
|
sadıka
| 09.02.2008, 11:05 |
|
| Sinema hmmmm benim hayal dünyamı inanılmaz genişleten hayata dair güzel umutlar beslem*me neden olan... Bazen çok fazla hüzünlendiren ekranın karşısında hıçkıra hıçkıra ağlatan...Bazen çok sinirlendiren bukadarda olmaz ki dedirten...Bazen ürperten çok korkutan iki elimle gözlerimi kapatıp parmaklarımın arasından izlettiren filmi...Bazen karnımın içine ağrılar girinceye kadar güldüren:))) Bazen keşiflere çıkaran başka alemlere...Fezanın en karanlık yerlerinden yer kürenin en dibine kadar...Bazen fantastik dünyalara gitmek,Ejderhalarla tanışmak konuşan hayvanlarla felsefik konuşmalar yapmak...İyi varsın SinemA |
|
|
|
|
 |
|
bu mesaj kurallara uymuyor ise tıklayın.
|
|
|
|
babyank
| 10.02.2008, 23:41 |
|
Tom Hanks ve Julia Roberts ın başrollerini paylaştığı 'Charlie Wilson'ın Savaşı' gösterimde ve oscar adayı,ben filmi henüz izlemedim ama izleyenler olursa yorumlarını buraya yazarlarsa sevinirim.
Bu arada 'Julia Roberts' ı özlemiştim iyi oldu. |
|
|
|
|
 |
|
bu mesaj kurallara uymuyor ise tıklayın.
|
|
|
|
;;öglena;;
| 11.02.2008, 02:21 |
|
'la faute a fidel' 'Fidel'in yüzünden' vizyondaki -izlediğim- en sağlam film. ispanya'dan fransa'ya, ordan şili'ye uzanan bir hikayesi var filmin. 7 yaşındaki bir kız çocuğunun gözünden bakarsınız genel olarak olaylara. ailesi kominist olan kızın rejimi tanımasını konu alır kısaca ki oyunculuğuna hayran kaldım.(bahsetmeden edemiyeceğim bir de anası var bu küçüğün, bildiğin taş...babasından hiç bahsetmiyim...tamam kısa kesiyorum bu konuyu:)) Müzikleri inanılmaz güzeldi bu bağlamda müziklere dikkat diyebiliriz. bir de filmin görüntü yönetmenini takdir ettim özellikle miting sahnesi insanın kanını donduracak cinstendi.'Sıkıldım yahu yok mu şöyle güzel bir film?' diyorsanız gidin ve izleyin derim ancak benim gördüğüm kadarıyla çok az sinemada gösterimde. istanbul ve de kadıköy civarındaysanız broadway sinemasi kapılarını açacaktır. şimdiden iyi seyirler efem (bir başlık mı açsam yahu ben bu film hakkında baya baya sevmişim, şimdi farkettim, olumsuz eleştirilerimi de oraya saklamış olurum hem :)) |
|
|
|
|
 |
|
bu mesaj kurallara uymuyor ise tıklayın.
|
|
|
|
semahos
| 11.02.2008, 13:18 |
|
www.uçankuş.com.....
Londra Royal Opera Salonu'nda ünlü İngiliz komedyen Jonathan Ross’un sunduğu Bafta’larda en büyük başarıyı, 4 ödülle Fransız ‘La Vie En Rose’ filmi sağladı. 14 dalda aday gösterilen ‘Atonement’ filmi ise 2 ödül alarak hayal kırıklığı yarattı. Sürpriz birinci ‘La Vie En Rose', Paris'in gettosunda büyüyen Edith Piaf'ın New York'ta ünlü sanatçı olma hayallerini anlatıyor. Filmin yazar ve yönetmeni ise genç yetenek Olivier Dahan. En iyi erkek oyuncu ödülünü, ’There Will Be Blood’ filmindeki başarılı performansıyla Daniel Day-Lewis alırken, en iyi kadın oyuncu ödülüne ’La Vie En Rose’ filmiyle Marion Cotillard hak kazandı. Oscar’ın habercisi sayılan Bafta ödüllerinin sinema dünyasında belirleyici önemi bulunuyor. Oscar ödülleri, 24 Şubat’ta Hollywood’da sahiplerini bulacak
|
|
|
|
|
 |
|
bu mesaj kurallara uymuyor ise tıklayın.
|
|
|
|
semahos
| 11.02.2008, 13:19 |
|
Bafta ödüllerini kazanan diğer isimler şöyle:
En iyi yabancı dilde film: The Lives Of Others. En iyi animasyon: Ratatouille. En iyi orjinal senaryo: Juno. En iyi adapte edilmiş senaryo: The Diving Bell and the Butterfly. En iyi yönetmen: No Country For Old Men. En iyi 'yeni' film özel ödülü: Control. En iyi yerli film: This Is England. En iyi film: Atonement. En iyi erkek oyuncu: Daniel Day-Lewis. En iyi kadın oyuncu: Marion Cotillard. En iyi yardımcı erkek oyuncu: Javier Bardem. En iyi yardımcı kadın oyuncu: Tilda Swinton. En iyi müzik: La Vie En Rose. En iyi sinematogrofi: No Country For Old Men. En iyi düzenleme: The Bourne Ultimatom. En iyi prodüksiyon tasarımı: Atonement. En iyi kostüm tasarımı: La Vie En Rose. En iyi ses: The Bourne Ultimatom. En iyi görsel efektler: The Golden Compass. En iyi saç ve makyaj: La Vie En Rose. En iyi kısa animasyon: The Pearce Sisters. En iyi kısa film: Dog Altogether. Umut vaad eden 'Yükselen Yıldız' ödülü: Shia Labeof
|
|
|
|
|
 |
|
bu mesaj kurallara uymuyor ise tıklayın.
|
|
|
|
sadıka
| 11.02.2008, 16:32 |
|
Charlie Wilson'ın Savaşı: Önemli bir film özellikle politik sinema adına savaşa kara komedi gözüyle bakmak her sinemacının cesaret edebileceği bişey değildir.Filmi izlemedim ama izlemeyi düşünmüyor değilim bakalım izlersem daha ayrıntılı bişeyler yazarım.
bu arada teşekkürler semahoş hem verdiğin bilgiler için hemde güzel iltifatın için. |
|
|
|
|
 |
|
bu mesaj kurallara uymuyor ise tıklayın.
|
|
|
|
babyank
| 11.02.2008, 19:59 |
|
Sevgili Öglena 'Fidel'in Yüzünden' filmini lütfen burda yaz,iyi eleştirilerini de kötü eleştirilerini de bekliyorum her film için üstelik,yazdıkların içinde teşekkür ederim.
Sadıka bende izlemedim 'Wilson'ın Savaşı'nı ama ilk fırsatta izleyeceğim,seninle konuşuruz film hakkında izledikten sonra.
Semacığım çok teşekkür ederim yazdıkların için verdiğin bilgiler için,Bafta ödüllerinden bazılarına çok sevindim özellikle 'Kelebek ve Dalgıç','Ratatoulle','Bourne Ultimatom' filmlerinin ödüllendirilmesine çok sevindim,en sevindiğim ise 'Umut vadeden Yükselen Yıldız' ödülünün 'Shia'ya verilmesi oldu çünkü gerçekten bu ödülü hakediyor.
Sizleri seviyorum arkadaşlar :D |
|
|
|
|
 |
|
bu mesaj kurallara uymuyor ise tıklayın.
|
|
|
|
semahos
| 11.02.2008, 23:22 |
|
Grammy Müzik Ödülleri dün gece düzenlenen törenle sahiplerini buldu…
Geceye damgasını vuran olay ise İngiliz şarkıcı Amy Winehouse’nin 6 dalda aday olduğu ödül gecesinde 5 tane ödül alıp tüm ödülleri süpürmesi oldu.
e2'nin Mad Men dizisi. Fonda duyduğumuz müziği Amy Winehouse - You Know I'm No Good
|
|
|
|
|
 |
|
bu mesaj kurallara uymuyor ise tıklayın.
|
|
|
|
semahos
| 11.02.2008, 23:26 |
|
-Yılın Albümü: "River: The Joni Letters" - Herbie Han…. (sonu sakıncılı kelime yazamadım) -Yılın Plağı: "Rehab" - Black to Black albümü - Amy Winehouse -Yılın Şarkısı: "Rehab" - Amy Winehouse -Yılın En İyi Kadın Pop Şarkıcısı: Amy Winehouse -Yılın En İyi Erkek Pop Şarkıcısı: Justin Timberlake -Yılın En İyi Yeni Sanatçısı: Amy Winehouse -Yılın En İyi Pop Albümü: "Back to Black" - Amy Winehouse -Yılın En İyi Rock Albümü: "Icky Thump" - White Stripes -Yılın En İyi Rock Şarkısı: "Radio Nowhere" - Bruce Springsteen -Yılın En İyi Elektronik/Dans Albümü: "We Are The Night" - Chemical Brothers -Yılın En İyi Kadın R&B Şarkıcısı: Alicia Keys -Yılın En İyi Erkek R&B Şarkıcısı: Prince -Yılın En İyi R&B Albümü: "Funk This" - Chaka Khan -Yılın En İyi Rap Albümü ve Rap Şarkıcısı: "Graduation" - Kanye West -Yılın En İyi Caz Albümü: "River: The Joni Letters" - Herbie Han…. -Yılın En İyi Hard-Rock Albümü: "The Pretender" - Foo Fighters
|
|
|
|
|
 |
|
bu mesaj kurallara uymuyor ise tıklayın.
|
|
|
|
sadıka
| 12.02.2008, 08:52 |
|
| Grammy'den Amy Winehouse rüzgarı esti özellikle yılın şarkısı ödülünü alan şarkı "Rehap"Sözler itibariyle bir hayli ilginç. Amy Winehouse bir uyuşturucu ve alkol bağımlısı şarkının sözleride bu bağımlılığını anlatıyor. |
|
|
|
|
 |
|
bu mesaj kurallara uymuyor ise tıklayın.
|
|
|
|
hunterecr
| 12.02.2008, 10:59 |
|
Sinema birçok kişi için abartılmaması gereken, vakit geçirmeye yarayan, bazen sıkılan bir yerdir. En azından benim çevremdekiler öğle düşünür. Milletçe de böyle düşündüğümüzü düşünüyorum.:) Sonuçta böyle olmasaydı, sinemaya olan bakış açısı değişik olsaydı 4 milyon gibi küçük bir rakam rekor olmazdı. Ben buna inanıyorum. Sinemaya vakit geçirecek alan olarak bakılmasaydı, (7.sanat olmasına rağmen sanat olarak görülmüyor nedense) ve sinema sanat olarak görülseydi 70 milyonluk bir ülkede 4 milyon gibi bir rekor olmazdı. Daha fazla olurdu: 10 milyon gibi...
Ben... Sinemayla geç tanıştım ama çabucak arkadaş oldum. Arkadaştan da öte sinema benim vazgeçilmezim, sırdaşım, dostum, hayatımın vazgeçilmezi oldu. Belki kiminiz abartacağımı düşünürsünüz ama gerçekten de öyle. Sinemaya vakit geçirmek için gitmiyorum. Sinemayı sanat olarak gördüğüm, en fazla emek sarfedilen bir sektör olarak düşündüğüm ve en önemlisi de bilgilenmek amacıyla seviyor ve gidiyorum. Gerçekten de sinema bambaşka bir yer. O koskocaman beyazperde de film izlemek bambaşka bir şey. Hayatımda yapmaktan zevk aldığım aktivitelerin ilki sinema. Sanırım ölene dek de bırakmayacağım. Umarım en kısa zamanda ülkemiz de sinemayı sanat olarak görür ve 4 milyon gibi küçük bir rekekoru 10 milyona yükseltiriz. Geçenler de Scarface'yi izledim. Bir Al Pacino hayranı olarak izlemem gerekiyordu ve izledim. Bu filme niye efsane dendiğini, neden her çıkan önemli filmin önüne "2.Scarface" dendiğini filmi izleyince anladım. Ve izlemek için bu kadar geç kaldığım için defalarca kızdım kendime. Gerçekten de olağanüstü bir film. Al Pacino, senaryo, yönetmenlik, kurgu ve müziklerin hepsi de mükemmeldi. Defalarca izlesem sıkılmayacağım tipten bir filmdi. Al Pacino Tony Montana karakterini öyle bir canlandırdı ki hayran kalmamak elde değildi doğrusu. |
|
|
|
|
 |
|
bu mesaj kurallara uymuyor ise tıklayın.
|
|
| | | |