 |
 |
| Günümüz Türk Sineması |
| Son yıllarda çekilen gibi filmler milyonlarca kişi tarafından izlendi. Türk Sineması kabuk değiştiriyor. Sizce geçmişin Yeşilçam'ı ile bugünün Türk Sineması arasında nasıl bir fark var? Değişim olumlu yönde mi? Gelecekte nasıl Türk filmleri seyretmek istiyorsunuz? Oyuncular, yönetmenler, senaryolar ve aklınıza gelebilecek diğer herşeyle ilgili görüşlerinizi bekliyoruz. Konumuz Türk Sineması ! |
|
| 109 kez okunmuş / 6 cevap yazılmış > Son cevap 10.05.2008, 22:39 |
|
|
|
gataa
| 09.05.2008, 18:04 |
|
| yakındığın duruma en iyi örnek son dönem filmlerinden bir olan "sınav" olacaktır.gişe rekortmeni gora filminin yönetmeni çekmiş bu filmide.filde toplasan 5 saniye süren bir plan bile yok.her saniyesi montaj ve kurguyla süslenmiş(berbat edilmiş).zaten konu olarakda kabızlıklar içeren film,bunun yanında dan dunlu şak şuklu sahneleriyle iyice çekilmez hale geliyor.18 yaşından büyük olan herkesin uzak durması gereken bir film.müthiş bir kafa ütüleyici.. |
|
|
|
|
 |
|
bu mesaj kurallara uymuyor ise tıklayın.
|
|
|
|
delilevent
| 09.05.2008, 21:04 |
|
| Sınav filminin ismi geçmişken bir iki şeyde ben söylemek istiyorum. Birçok insanın yere göğe sığdıramadığı sıralamalarında ilk 10 içerisinde gösterdikleri bu film Guy Ritchie filmlerinin üçüncü sınıf bir kopyasıdır. Snatch filmini izleyenler ne demek istediğimi az çok anlarlar diye düşünüyorum. |
|
|
|
|
 |
|
bu mesaj kurallara uymuyor ise tıklayın.
|
|
|
|
sinemaportalı7
| 09.05.2008, 22:06 |
|
| delilevent ve gataa ya çok saygılarımla fikirlerine aynen katıldığımı belirteyim sınav gerçekten başarısız bir filmdi türk sinemasının eksiklerinden bahsetmişken türk sinemasındaki abartılı müzik kullanımıda çok sinir bozucu elbette burada her filmin minimalist sinema gibi müzik kullanımı değil bahsettiğim ama müzk gerektiğinde yada belirli bir sahnenin bir karenin drmatisini yada etkisini atrtırmak amaçlı değilde var olan görselliği daha iyi yansıtmak olmalı yani biz türklerin yaptığı gibi her karaeye gıy gıy gıy müzik koymak olmamalı tabi yine zeki demirkubuz nuri bilge ceylan semih kaplanoğlu gibi isimler bu yazdıklarıma dahil değiller |
|
|
|
|
 |
|
bu mesaj kurallara uymuyor ise tıklayın.
|
|
|
|
gataa
| 10.05.2008, 00:40 |
|
| yerli yersiz konan müziklere,şarkılara da sinan çetinin yıllarca beklettiği başyapıtı "romantik" i örnek verebiliriz.tuttuğun yeri elinde kalan bu filmde,şu en azından güzel olmuş denebilecek bir sahne, bir senaryo oyunu,bir kamera açısı vb hiçbirişey yok.bunun üstüne de sahnelerle değilde şarkılarla izleyiciye aktarılmaya çalışılan duygu seli ,komediden bi adım öteye gidemiyor.tek kelimeyle berbat bir film,yönetemene yakışan cinsten.. |
|
|
|
|
 |
|
bu mesaj kurallara uymuyor ise tıklayın.
|
|
|
|
s.severus
| 10.05.2008, 09:34 |
|
| Son yıllar içerisinde artan amerikan sinemasında sıkca kullanılan bu hızlı ve karışık kurguyla beraber geriye dönüşlerin yapıldığı anlamsız diyalogların uzun tutulduğu filmlerin ülkemizdede ordan etkilenip arttığı doğrudur.Kimleri ne kadar etkiler bilemem ama bunu birazda gişeye yönelik (sinema izleyicisinin çoğunu 20 yaş altı gençlerin oluşturduğu)benim tahminim ülkelerdeki bir durum olduğunu tahmin ediyorum.Yani cem yılmazın bir reklamda dediği gibi tamamen duygusal:)) |
|
|
|
|
 |
|
bu mesaj kurallara uymuyor ise tıklayın.
|
|
|
|
cemol
| 10.05.2008, 22:39 |
|
| Söylenenlere genel olarak katılmakla beraber,müzik kullanımı ve plan sayısı ayrı bir konuya giriyor aslında.Arkadaşın da dediği gibi senaryonun temel ilkesi olan anlatma göster prensibini popüler filmlerde görmek zaten mümkün değil.Bununla beraber nitekim Türk Sinemasının başlıca sorunu da budur bana kalırsa.Biçimsel açıdan okunabilecek filmlerimiz maalesef yok gibi.Senaristlerimiz sinemacıdan çok edebiyatçı pozisyonundalar.Filmleri içeriğin biçimi belirlediği ve biçimin içeriği belirlediği filmler olarak ayırmak doğru olacaktır.Fakat biçimin olmadığı yerde içerikten söz etmek de sinemada ne derece mümkün,bunu biraz düşünmemiz lazım! |
|
|
|
|
 |
|
bu mesaj kurallara uymuyor ise tıklayın.
|
|
|
|
 |
 |
 |
|
 |
|